• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Gümüşhane : 7 °C
  • Trabzon : 14 °C

Marka kent Gümüşhane’nin otopark sorunu…

11.03.2015 13:47
HASAN GÜLLÜPUNAR / YAZAR

HASAN GÜLLÜPUNAR / YAZAR

Tarihsel olarak Türkiye’nin kent ve köy nüfus oranlarını incelediğimizde sürekli kentlere doğru bir akışın olduğunu görüyoruz. Bu süreç içerisinde özellikle 1980’li yıllar ve son birkaç yıl, kente göçün en üst seviyede yaşandığını söyleyebiliriz. Dolayısıyla köyleşen kentler hayatımızın bir gerçeği oldu.

Kuşkusuz bu süreç, Türkiye’de en fazla köyün bulunduğu iller arasında yer alan Gümüşhane’de ciddi sorunları beraberinde getirmiştir. Coğrafi dezavantajları da buna eklediğimizde şehirleşme açısından en sorunlu iller arasında Gümüşhane’yi sayabiliriz.

Fiziki olarak yerleşik hale gelen mevcut şartlar, toplumsal kültürün kentsel bir yaşam şeklini almasını zorlaştırmaktadır. Bunun en önemli göstergelerinden biri de, şehrin trafik kültürüdür. Fiziki dönüşümler sağlanmadan alınan geçici önlemler, sorunlara çözüm üretmiyor. Şehir merkezine geldiğinizde her yer adeta bir adaba çöplüğüne dönmüş durumda. Ana caddelerde yürünecek yer yok. Şehir merkezinde ikamet eden bir vatandaş aracını park edeceği yer bulamamakta. Fiziki şartların yarattığı bu gerginlik insanların ilişkilerine yansımakta ve şehir merkezinde vakit geçirmek, insanlar için adeta bir ızdırab haline gelmektedir.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı özellikle büyükşehirlerdeki otopark sorununu çözmek için yeni bir yönetmeliği hayata geçirmeye hazırlanıyor. İmar kanununda yapılacak değişiklikle bağlantılı olarak her konuta bir otopark zorunluluğu geliyor. Konutların ilgili arsa paylarında bu sorun çözülemeyecek durumda ise “otopark sertifikası” uygulaması yapılacak. Yani evin bulunduğu cadde üzerinde ilgili konutlara otopark yerleri ayrılacak ve bu alanlar evin alınıp satılmasıyla birlikte devredilebilecek. Yetkiler ise bütünüyle belediyede toplanıyor. Böylece otopark tasarımından, yapımına ve işletmesine kadar bütün yetkiler belediyelerde birleşiyor. Daha önceden otopark işletmeciliğine dönük yetkisi bulunmayan belediyeler bu yönetmelikle birlikte bu işin bütün sorumlusu olacaklar.  Ayrıca buralardan elde edeceği geliri de otopark alanında kullanacak.

Açıkçası bu durum ne kadar gerçekleşir bilemiyorum. Ancak gerçekleştiğinde özellikle şehirlerin rant alanına dönüşen otopark konusunda ciddi bir adım atılmış olacak. Çünkü şu an Türkiye’nin hangi şehrine bakarsak bakalım genel olarak yerel alandaki başka rant alanlarında olduğu gibi kurumsallaşma kültüründen uzak, gerekli nitelikleri taşımayan firmalar bu işe talip olmaktadır. Böylece şehir merkezleri gücün hakim olduğu işletmelere teslim edilmekte. Ayrıca, aracını parkeden bir vatandaşa karşı ortaya çıkabilecek kaza vb. riskler konusunda herhangi bir sorumluluk taşıma kültürü bu işletmelerimiz tarafından benimsenmedi.

Gümüşhane açısından baktığımızda da bir önceki belediye başkanı zamanında başlayan ve halen devam eden uygulama, pek de farklı bir sonuç getirmedi. Bakanlığın ilgili imar kanununda yapılacak bir değişiklikle beraber hayata geçireceği böyle bir yönetmeliğe karşı Gümüşhane’nin çözüm yolları neler olacak? Belediye bu durum için ne düşünüyor? Yönetmelik çıksa da çıkmasa da hayati bir konu haline gelen otopark sorunu için nasıl bir çözüm üretilecek? Eski Atatürk Stadyumuna yapılacak olan gençlik merkezinin altında inşa edilecek iki katlı otopark, sorunun çözümü için yeterli olacak mı?

Belediye başkanımız Sayın Ercan Çimen’in seçim vaatleri arasında otopark sorunuyla ilgili önemli çözümler sunulmuştu. Ancak şu ana kadar somut bir gelişme yaşanmadı. Elbette Gümüşhane gibi gelir kaynakları oldukça yetersiz olan bir belediye için bu konudaki eleştirilerin mantıklı bir çerçevede yapılması gerektiğinin farkında olmamız gerekiyor. Ancak  otopark konusunda ortaya konacak bir politika, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın bu soruna daha yoğun olarak eğilmeye hazırlandığı şu günlerde önemli çıkış noktalarını bize sunabilir.

Son yıllarda Türkiye’nin birçok ilinde marka kent sloganlarıyla üst perdeden açıklamalar yapılıyor ve yapılmaya devam ediyor. Bu, lafta çok güzel bir söylem. Ancak hayata geçirmeliyiz.  Marka kentler yaratmak için geçmişe duyduğumuz özlemle bütünüyle tarihi ve kültürel değerlere odaklanarak bu kavramın içini boşaltmamalıyız. Elbette bir şehrin tarihi ve kültürel değerleri o kentin çok önemli bir kimlik unsurudur. Fakat yaşanılan zamanın ruhunu değiştirmediğimiz müddetçe geçmişimizle ne kadar övünürsek övünelim, bugün için elimizde olan Gümüşhane ile ilgili bir marka oluşturamayız. Gümüşhane’yi marka kent yapacağız diye çok özel şeyleri düşünmek için beyinlerimizi yormamıza gerek yok. Önce basit şeylerden başlayalım. Yani önümüzdeki somut sorunlardan… Unutmayalım fiziki şartları hazırlamadan yeni bir kent kültürü oluşturamayacağımız gibi marka kent de olamayız. 

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim