• BIST 103.024
  • Altın 379,738
  • Dolar 6,8109
  • Euro 7,4186
  • Gümüşhane : 4 °C
  • Trabzon : 13 °C

HASTANELERİMİZİ KENDİMİZ KURALIM

30.03.2020 11:55
EYÜPHAN ÖZYURT / YAZAR

EYÜPHAN ÖZYURT / YAZAR

     Ülkemiz ve dünyamızın zor zamanlardan geçtiği bu dönemde nasıl savaşta ordusunu yalnız bırakmayan ve hepimiz gönüllü asker olan biz Türk Milleti yine aynı ferasetle hareket etmelidir. Günümüz orduları doktorlarımız hemşirelerimiz ve sağlık çalışanlarımızdır. Şimdi de hepimiz bir doktor bir hemşire bir sağlık çalışanı olarak onların işini kolaylaştırıp onlara destek olmalıyız.

                Bunu yapmanın çok çeşitli yolları vardır. Moral vermek, alkışlamak, ihtiyaçlarını karşılamak ulaşım giderlerini sıfırlamak gibi… Ancak ben daha başka bir fikir sunmak isterim.

Hastalığın yayılma hızı inanılmaz. Asıl korkulan ise hastalığın ortalama %2lik ölüm oranı değil de hastanelerin kapasite oranlarının aşılarak çaresizlik durumunun yaşanması. İtalya örneğinde olduğu gibi sahipsiz ve tedavi alamadan hastane koridorlarında yetersizlikten ölenlerin durumu aşikar.

                Düşünsenize; annemiz, babamız, dedemiz yaşlılarımız veya yakınlarımız bu karantina ortamında çaresiz bir şekilde hastanelerde bekliyor. Hangimizin gönlü el verir böyle vakalara? Kim sevdiklerinin çaresizce ve bakıma muhtaç can vermesine göz yumar? Bizler İtalyan, Fransız, İngiliz olmadık hiçbir zaman. Bizler, yakınlarımızı en zor zamanlarında ölüm döşeklerinde bile yalnız bırakmadık. Ne cephede can verirken ne hasta yatağında can verirken arkamızı dönmedik Türk Milleti olarak.

                İşte bu ferasetten yola çıkarak; iyi düşünüp iyi organize olan cephelerde savaşmaya her an hazır olan bir millet olarak konunun vahametini görüp işi ele alma zamanı gelmiştir. Kendi hastanemizi kendimiz kurmalıyız. Önümüzdeki günlerde artan vaka sayılarıyla beraber spor salonları yurtlar gibi alanlar, karantina hastaneleri haline gelebilir. Devletimiz her türlü önlemi almaktadır. Fakat bizlerde kendi hazırlığımızı yapmalıyız. Kendi ekiplerimizi kurmalı kendi organizasyonumuzu kendimiz yapar hale gelmeliyiz.

Her apartman kontrollü bir hastane olabilir. Apartman yöneticisi veya seçilmiş ev sahibi kendi hastanemizin müdürü olabilir. Evlerimiz kendimiz için hazırlanmış yoğun bakım ünitelerine veya hastane odalarına çevrilebilir. Yaşlılarımızın veya yakınlarımızın soğuk gecelerde karantina hastanelerinde o yoğunlukta yalnız kalmasını istemiyorsak kendi karantina koşullarımızı sağlamalıyız. Her apartman temsilcimizin durumu an ve an kontrol etmekte ve gezici doktorlarımıza ve yetkililere rapor verecek sorumlulukta olması gerekecektir.  Apartman içi düzen sağlanarak fon oluşturup ihtiyaçlar topluca karşılanabilir. İaşe ihtiyaçları da bu şekilde ortak karşılanabilir. Market alışverişleri için apartman sorumlusunun izni ile hareket edilebilir. Apartman girişlerinde temizlik üniteleri hazır edilerek apartmanlara giriş çıkış yapanlar dezenfekte edilip apartman içi kontrol ve düzen sağlanabilir.

                Apartmanlarda yaşamayanlar içinde kendi aralarında “onbaşı” mantığıyla mahallelerde birimler kurulup kontroller sağlanabilir. Her sorumlu on evden sorumlu olabilir. Her evdeki hasta veya kritik durumlar sürekli sisteme rapor edilerek vakaların daha sağlıklı kontrol altında tutulması sağlanabilir. Çünkü artan vaka sayısıyla, hastanelerimiz ve çalışanlarımız, yetersiz kalma ihtimaliyle karşı karşıya gelebileceklerdir.

             Bu savaşta günümüz ordularına, doktorlarımız hemşirelerimiz ve sağlık çalışanlarımıza yardım etmemiz ve cepheye destek vermemiz gerekmektedir. Devletimizin kuracağı online sistemlere erişim tüm mahalle ve apartman yöneticilerince ulaşılacak seviyede ve veri girecek derecede olmalıdır. Sisteme giren sağlık çalışanları kendi çalışma alanlarını planlayabilecek ve en kritik vakalara en önce ulaşabilecektir. Böyle bir yapılanma için geç kalınmış değildir.

            Bize bir şey olmaz mantığıyla değil de bir düzenli ordu mantığıyla bu işi yenebiliriz. Tahmin ediyorum ki büyükşehirlerde karantinadan veya hastaneye gitmekten korkan onlarca yüzlerce vakamız vardır. Bu vakalar istemeyerekten de olsa çevresine zarar vermekte ve vaka sayısını artırmaktadır. Bu işi başaran Güney Kore örneği en iyi cephe-savaş örneği veren ülke olmuştur. Bugün süper güç denilen devletler Güney Kore’den bilgi ve tecrübe paylaşımı talep etmektedirler.

              Vaka artış hızının en hızlı olduğu ülkeler arasındayız. Çünkü devletimizin uyarılarına yeterince kulak asmıyoruz.  Tedbiri alıp Takdiri Allah’a bırakmak yerine tedbiri de takdiri de Allah’a bırakmak bizim gibi köklü geçmişe sahip bir millete yakışmıyor.

              Kendi hastanelerimizi kendimiz hazırlayalım ve sağlık çalışanlarımıza cephede destek olalım. Hiçbirini yapamıyorsak Evde Kalarak GÜNÜMÜZ ORDULARI OLAN DOKTORLARIMIZA HEMŞİRELERİMİZE VE SAĞLIK ÇALIŞANLARIMIZA DESTEK OLALIM.

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim