• BIST 1.542
  • Altın 411,808
  • Dolar 7,5315
  • Euro 8,9768
  • Gümüşhane : 3 °C
  • Trabzon : 5 °C

Fikirsiz Bir Zikre Dalmışlar

24.10.2016 10:38
SERHAT DOĞAN / YAZAR

SERHAT DOĞAN / YAZAR

Aslında günümüz gençliğinin en büyük meselesi olan fikriyat eksikliğini son zamanlarda daha da derinlemesine tespit etme fırsatı buldum. Kısa sürelide olsa çıktığım bir seyahat sırasında çok değerli insanlar ile tanışıp hasbihal etme imkânına sahip oldum. İsim vermekten de çekinmeyeceğim. Gittiğim yerler de birçok genç arkadaşla oturdum. Pek çoğuyla uzun süreli muhabbetlerimizde oldu. Bazen çok konuştum bazen ise az konuştum. Bura da gençlik değerlendirmesi de yapacak değilim. Ama söylemek isterim ki ülke yöneten bir partinin gençliğinin beyninin ne şekilde tembelleştirildiğine de üzülerek şahitlik ettim. Fikir ne ise zikir odur der eskiler. Ameller niyetlere göredir der kutsal dinimiz de. Amel edebilmek için ise bilmek gerekir. Elde imkân olmayan birisinin yok demesini anlarım. Ancak ülke yöneten bir partinin gençlerinin böylesi tembelliğini anlayamam. Bilim ve teknolojiyi sadece övünerek anlatan ancak hiçbir faaliyet yürütmeyen sosyal bilimlerde ise sadece ecdat edebiyatı yapıp sürekli geçmiş ile övünen bu insanları anlamak zor geldi bana. Bütün imkânlar ayaklarının altına serilmesine rağmen kopyadan öteye geçemeyen tezler ile kadro alıp uyduruktan dil bilerek hoca olanların yetiştirdiği nesilden de fazla bir şey beklenemez elbette. İçi boş siyasi tartışmalara çekilen gençliğin içinde bulunduğu bu ifade fukaralığı hiç şüphesiz onların suçu değildir. Balık tutmayı öğrenmek ile balık alma hikâyesini herkes bilir. Balık tutmayı öğrenen abilerden balık almayı öğrendi bu gençlik.  Türkiye’nin siyasal olarak belki de en çalkantılı dönemlerinde eğitim görüp balık tutmayı öğrenen bugün ki yöneticilerin her şeyi kolay olarak vermesinden kaynaklandı bu durum. Düşünün ilkokul çağından itibaren bilgisayar ile büyüyen akıllı tahtlarda eğitim gören bir neslin tembelleşmesi normal değil midir? Hiç şüphesiz asrın en iyi imkânları ile donatılış okullarda eğitim almak önemli bir detaydır. Ancak eğitimi veren teçhizat yerine asrın görebileceği en iyi hocaları yetiştirme gayreti daha mantıklı bir karar olmazıydı? İsviçre Kore Japonya ve daha pek çok ülkede hala sınıflarda klasik usullerde eğitim verilirken böylesi bir uygulamanın zaten rahatlığa alışmış bu milletin evlatlarına böylesi rahatlık fazla geliyor.

   İşin daha vahim bir boyutu ise ilkokul sıralarından itibaren milli ve manevi değerlerin verilmesi gereken gençlerin bilinçlerine farkında olmadan ekilen yabancı hayranlığıdır. Ömer Seyfettin hikâyeleri yerine Polyana okuyan çocukların hayallerindeki kahramanlarda şüphesiz Malkoçoğlu, Tarkan,  Yakup Cemil olmayacaktır. Süpermen, Amazon Kadın, Fantastik dörtlü gibi hayali karakterler daha cazip geleceklerdir onlara. Kütüphaneye düşman bir nesil yetişiyor. İnternet ortamında her aradığını bulan kitaba dokunmadan tahsil hayatı bitirenler var bu ülkede. Sözlerimi yanlış anlayıp eğitim düşmanı da diyebilirsiniz bana. Ama derdim eğitime düşman olmak değil. Siteme isyandır. Tembel bir nesil yetiştirenlere karşı sitemdir sadece sözlerim.

   Sadece 23 Nisanda çocukların 19 Mayısta ise gençlerin temsili olarak ülke yönettikleri bunun dışında söz hakkı verilmeyen sadece temsili günlerde hatırlanan gençlerin tembelleşmesi normaldir. Seçim zamanı potansiyel oy olarak görülen koli koli erzak kira ve su yardımı yapılan ama onun dışında akla bile gelmeyen, ülke gündemi hakkında görüşü alınmayan ters konuştuğunda her şeyi elinden alınan sistemli bir tembelleşmenin ürünü haline gelmiş gençler. Dedim ya anlaşılmaz değil gençliğin bu durumu.  Ya sisteme dâhil olacaksın ya da hiç konuşmayacaksın. Müdahil olduğun vakit zaten her şeyini alıyorlar senden. Senle de yetinmiyor babadan başlıyorlar müdahaleye. Ne zamana kadar mı? İçlerine dâhil olana kadar. Siyaset kurbanı diyorum ben bu gençlere. İlkokul sıralarında başlayan hayallerin siyaset ustaları tarafından karartıldığı bir ülkede normaldir gençliğin böylesi umursamaz olması.

     Hissedebiliyorum ne konuşuyor bu kendi kendine biz neler yapıyoruz görmüyor mu bu bunları diye. Gençlik kampları yapıyoruz, toplu etkinlikler yapıyoruz siyasi kamplar yapıyoruz, eğitim seminerleri veriyoruz burslar yurtlar falan bunları görmüyor musun diyenler var. Ama bende bu muhteremlere sesleniyorum kendine göre oluşturduğun dünyada senden olmayan kaç genci dâhil ettin bu programlara. Senden olmayan kaç öğrenciyi gönderdin yurtdışında eğitim almaya. Bireysel olarak devletin verdiği bursun dışında kaç başarılı öğrenciyi kampa dâhil ettin ya da burs verdin. Bu ülkenin eskisini görenler. Vaktinde gençlerin bölünmesini görenler. Akıllanmadınız mı ki hala gençleri sonu “cı cü”  ile biten ideolojik saplantılara göre yargılıyorsunuz.  Hala birleşmiş bir ülkenin ayrı kafaları olarak devam etmekteyiz. Akıbetimiz güzel olur inşallah…..        

 

                                   

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim