• BIST 1.546
  • Altın 411,955
  • Dolar 7,5716
  • Euro 8,9890
  • Gümüşhane : 1 °C
  • Trabzon : 5 °C

Anlaşılamamak çok zor azizim….

21.09.2016 16:33
SERHAT DOĞAN / YAZAR

SERHAT DOĞAN / YAZAR

    Anlamak zor değil aslında. Sadece daralmış dimağlara biraz bilgi ile biraz da yorum ekleyip bunu harmanladıktan sonra olaylara bakmak gerçeği  görmede oldukça faydalı olacaktır. Türkiye de pek çok insanda bu ikisinden bir tanesi eksik.  Bilginin eksik olduğu insanlarda yorum yok yorumun kuvvetli olduğu insanlarda bilgi yok. Her halükarda bu durumlar temerküz ettiğinde bu oluşumdan da ortaya  Rasim Ozan Kütahyalı gibi kendini her devirde pazarlayan her kılığa girebilen her şart altında kendisine bir yol çizen aydın müspetteler’i çıkıyor ortaya. Kendilerini toplumun üzerinde görüp insanların aklıyla alay edercesine adeta her konuda konuşuyorlar. Müçtehitlik makamına erişmiş içtihat bildiriyorlar. Spordan siyasete magazinden ekonomiye televizyonda akla gelebilecek her türlü programı yapıyorlar. Rasim ozan sadece işin en uç boyutu olduğu için örnek verdim.  Hani radikal akımları hızla yükseldiği Türkiye’de belki de en hızlı yükselen  akım cahillik, şaklabanlık soytarılık akımıdır hiç şüphesiz. Rahmetli Cemil Meriç’in bir sözü geliyor hep aklıma bu tipleri gördüğüm zaman. Rahmetli söylerdi “Aydınların aydınlatamadığı toplumu şaklabanlar aydınlatır “ diye. 

      Eee tabi sende soracaksın efendi tamam ev sahibi camı açık bırakmış hızsız evi soymuş. Hırsız suçluda ev sahibinin hiç mi suçu yok.  Aslında burada aydında da suç yok şaklabanda da suç yok. Ne aydın konuşuyor bildiğini ne de şaklaban güldürebiliyor insanları. Her ikisi de sadece işlerini yapıyorlar aslında…

  Burada ele alınması gereken mesele aydınlar neden susuyor da şaklabanlar bu kadar çok tercih ediliyor. Aydınların içi bilgi yüklü o ağır entelektüel dilini mi anlamakta zorlanıyoruz yoksa şaklabanların kolay basit sıradan anlatımları mı bizlere anlaşılır geliyor. Üniversitelere dahi hoca olabilmek için parti binalarında referans arayan entelektüellerin olduğu ülkede aydınların varlığı tartışılır şüphesiz.  Lisan bilmeden çalıntı tezler ile Prof.  olanların  yetmezmiş gibi üstüne bir de bunu başarı sayanların her gün televizyonda bir konu uzmanıymış gibi konuşup ama o konudan habersiz doçentlerin olduğu ülkede de aydın olmak zor. Konuştuğu söz ile yapıcı değil sadece tartışılmak istenen, bulunduğu ortamda egosu tatmin olsun diye  iki Latince kelime ile bilgiçlik taslayanların olduğu ülkede aydın olmak zor.  Sırtını cemaat, Tarikat, şeyh, hoca vb. daha pek çok  kişi ya da kurumlara yaslayarak himmet ya da keramet ile aydınlık yolu açılanların yaşadığı ülkede aydın olmak daha zor. İlmi çalışmadan bekleyenlerin kadroyu vekilden, işi başkandan ekmeği hükümetten  bunların hiç biri olmayınca sebebi muhalefetten bekleyen insanların olduğu ülkede aydın olmak her şeyden zor.   Komutana küfretmeyeni Hanları yüceltmeyeni Tayyib’i övmeyeni hele ki vekili sevmeyeni yetmezmiş gibi farklı söyleyeni  şöyle yan yan süzdükleri  bir ülkede aydın olmak zor. Lafın konuşturulmadığı, doğrunun anlaşılmadığı, fes takanın hoca sanıldığı Allah diyenin alim sanıldığı ülkede bu iş zor.  Herkesin şefaat  dağıttığı, kurbanın kesenler arasında dağıtıldığı, farzın nafile kılındığı yerde aydın olmak zor.   Eee ne olacak burada tabi ki birileri ne derse onları tekrar eden papağan gibi her söylenene evet diyen  ama söz almadan konuşmayan sus denilince susan öt denilince öten  her yerde bülbül olup zora gelince devekuşuna dönen adı aydın soyadı şaklaban olan insanlar türeyecek bu ülkede. Bir iki kişiyi kahraman edip  üç beş kişiye madalya verip iki üç te beddua edip hoca diyecek kendine bu ülkede.  Aydın olmak kolay bu ülkede sadece aslında. Bazen sadece susarsın çok biliyor ondan konuşmuyor derler. Oysa bilmenin aydın olmak için yeterli olduğunu bilmeden. Şaklaban olmak zor bu ülkede. Düşünsenize aydın bir konuda konuşuyor. Şaklaban her konuda . Tek olanı ezberlemek kolaydır. Zor olan bir çok alanda uğraşmaktır. Her halükarda Allah devletimize zarar zeval vermesin. En azından aydını da şaklabanı da devlete çalışıyor. Hepsine sahip çıkıyor devlet. Kimini çok sevdiği için bağrına basıp içeride seviyor kimini sevmediği için serseri edip ortalıkta dolandırıyor ama hiçbir zaman sahipsiz bırakmıyor.  Ne olacak ki. Hiç baba evladını yalnız bırakır mı ……

 

         

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim