• BIST 1.471
  • Altın 414,451
  • Dolar 7,4160
  • Euro 8,9680
  • Gümüşhane : -6 °C
  • Trabzon : 5 °C

DEVLET HER ZAMAN KAPI AÇAR

21.03.2018 14:37
SERHAT DOĞAN / YAZAR

SERHAT DOĞAN / YAZAR

Bu hafta biraz değişik olmakla birlikte Gümüşhane Valiliğinin İçişleri bakanlığının talimatı ile uygulamaya geçirdiği açık kapı uygulamasını anlatmaya çalışacağım. Olaya biraz tarihi birazda sosyolojik olarak yaklaşmaya çalışarak böylesi bir uygulamanın neden gerekli olduğunu açıklayacağım.

                Uygulamanın adı “Açık Kapı” uygulaması. Verilen mesaj gayet net. Devletin kapısı her vatandaşa açıktır. Gelin derdiniz ile dertlenelim. Sizlerle ilgilenelim. Vatandaş çözümsüz kalmasın. Belli ki sizin dermanınıza yerel yönetimlerin odaların birliklerin ve daha pek çok yerli oluşumun bir katkısı yok birde biz devlet olarak el atalım. En azından aynı yerler ile birde devlet kanalı ile irtibat kuralım diyorlar. İsmi çok güzel aslında. Kapı kelimesi günümüz Türkçesinde herkesin aklına gelen manası ile kullanılabilir lakin isterseniz ufakta olsa biraz daha geriye dönüp bakalım.

                Kapı tabiri Osmanlı devletinde Devleti temsil olarak kullanılıyordu. Vatandaş saraya gideceği zaman “ Kapıya gideriz” tabirini kullanırlardı. Kapı kelimesi ile ifade edilen aslında devletin kendisidir. Devlet görevinden alınanlar için kapıdan atıldı,  devlet görevinde makam alanlar için ise kapıdan ötesi cennet tabirleri kullanılırdı.

                Devleti ifade eden bu tabir asıl kimliğini ise ordu içerisinde bulmuştur. Osmanlı Ordusunda Eyalet ve donanma askerleri ile birlikte Kapıkulu Ocakları devletin en temel askeri gücünü oluşturuyordu. Kapıkulu olanlar devşirme sistemi ile yetiştirilir ve padişah hizmetine verilirdi. Bunların kimi yeniçeri ocağına girerek farklı dallara ayrılır kimi ise Enderun’a girerek devlet bürokrasisine girerlerdi. Kapı yani devlet kullarına pek bir özen gösterir yetişmesi için elinden geleni yapardı. Bu kullar asker ise ulufe alırlardı. Bürokrat ise sadrazamlığa kadar yolu vardı. Kapı böyle imkânlar sağlıyordu kullarına.

                Gelelim diğer meselelere. Aslında açık kapı uygulaması yeni bir uygulama değil. Tarihi çok eskilere kadar gidiyor. Roma döneminde devlet Roma vatandaşlarının şikâyetleri için senato önünde bu şekilde bir yer yaptırmıştı. Antik yunanda “polis” dediğimiz şehirlerde de bunun örneklerini görmek mümkündür. Türk devletlerinde bu şekilde uygulamaların varlığına çok rastlayamıyoruz. Çünkü bu uygulamayı hayata geçirebilecek kadar uzun yaşayabilme becerisine sahip bir devletimiz hiç olmadı. Osmanlıda bunun örneklerini ise Tanzimat fermanı ve sonrasında görmekteyiz. Tanzimat fermanı sonrasında Babıali başta olmak üzere taşradaki yönetim mekanizmaları şikâyet ve dilek merkezleri kurmuşlardır. Derdi olan devlete gelsin diye.

                Bu durumun temel sebebi nedir biliyor musunuz? Günümüzde iradi mekanizmanın en üst makamı olan valilik bu şekildeki bir uygulamaya yöneliyor ve buradan alınan şikâyetler doğrultusunda gerekli kurumlarla iletişim sağlanarak çözüm aranıyorsa kurumlar işlevselliğini yitirmeye başlamış demektir.  Daha önceki uygarlıklarda da bu durum bu şekilde ortaya çıkmıştır. Kişi işi ile ilgili gerekli kuruluşlarda temaslarda bulunurdur. Ya ilgi göremezdi ya işi halledilemezdi. En son çare valiliğe gelir bürokrasinin en üstü ile bir çare aramaya çalışırdı.  Olayı bir de şöyle değerlendirelim. Bir köyün yolu ile ilgili bir sıkıntı var. Köyün muhtarı ilk olarak gerekli yerler ile temasa geçiyor lakin muhtar ile kimse ilgilenmiyor. Bu durumda muhtar şikâyetini gelir en üst makama yapar. Siz açık kapıdan bakın ben bu kapıdan bakıyorum olaya. Ha faydasız bir hizmet midir? Aksine çok faydalı bir hizmettir. Gümüşhane gibi yerde her işi devletin yaptığını düşünürsek Kapının tam manası ile doğru yerinde olduğunu söyleyebilirim.

                Bu yazımı Namık Kemal’in Hürriyet kasidesinden bir iki beyit ile bitirmek istiyorum.

 

Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selâmetten
Çekildik izzet ü ikbâl ile bâb-ı hükûmetten

Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten
Mürüvvet-mend olan mazlûma el çekmez i’ânetten

 

 

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim