• BIST 1.575
  • Altın 441,633
  • Dolar 7,4425
  • Euro 9,0305
  • Gümüşhane : -4 °C
  • Trabzon : 5 °C

HAFTANIN KONUĞU:GÜMÜŞHANE TSO MECLİS ÜYESİ VE İŞADAMI ELBEYİ GERGİN

03.11.2020 11:27
HAFTANIN KONUĞU:GÜMÜŞHANE TSO MECLİS ÜYESİ VE İŞADAMI ELBEYİ GERGİN
Gümüşhane Olay Gazetesi’nde “Haftanın Konuğu” Gümüşhane Tso Meclis Üyesi Ve İşadamı Elbeyi Gergin oldu.

Röportaj Tarihi: 29 Ekim 2020 Perşembe

Röportaj Yeri   : Gümüşhane Olay Gazetesi Ofisi

Röportaj            : Hasan Pir, Rüveyda Usta, Bekir Bulut

OLAY: Hoş geldiniz Sayın Gergin. Bugün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 97.yılı ve bir gün önce de 28 Ekim Çarşamba günü Mevlid Kandiliydi. Bugünkü röportajımız böyle dini ve milli günlere denk gelmiş oldu. Gazetemiz Olay’a tekrar hoşgeldiniz.

Elbeyi GERGİN: Hoş bulduk. Olay Gazetesi nezih bir mekanda bizleri ağırladığı için size ve ekibinize teşekkür ediyorum. Bugün Cumhuriyet Bayramı. Cumhuriyeti çok seven ve sevmeye devam eden biriyim. Öğretmenlik yıllarımda da 4 sefer kendim kutlama fırsatını bulmuştum. Cumhuriyeti bize armağan eden tüm büyüklerimize teşekkür ediyorum, ruhları şad olsun, mekânları cennet olsun. Dün akşam da Mevlid Kandiliydi. Tüm İslam âleminin Mevlid Kandili’ni tebrik ediyorum.

OLAY: Elbeyi Gergin kimdir? Bize kendinizi tanıtır mısınız?

Elbeyi GERGİN: 1959 yılında Gümüşhane Merkez Dölek Köyü’nde doğdum. 1 ve 2.sınıfları Dölek Köyü’nde okudum. Daha sonraki yıllarda Gümüşhane Gazi Paşa İlkokulu’nda eğitimime devam ettim. 5.sınıfı da Gazi Paşa İlkokulu’nun arkasında baraka vardı, orada tamamladım. O zamanlar ortaokul yoktu. Gümüşhane Lisesi’nin yarısı liseydi yarısı ortaokuldu. Ortaokulun 1 ve 2.sınıfını burada tamamladım. Atatürk Ortaokulu yapılınca 3.sınıfı da orada bitirdim. Daha sonra tekrar Gümüşhane Lisesi’nde lise eğitimime başladım. Gümüşhane Lisesi’ni bitirdikten sonra aynı yıl Gümüşhane Mareşal Çakmak Eğitim Enstitüsü’ne girdim. Eğitim Enstitüsü’nde 2.sınıfın yarısından sonra okulumuz kapandı. O zamanki sağ sol olaylarından dolayı okulumuz kapanınca bizi başka bir yere aldılar. Okulumuz 2 yılda bitecekken 3 buçuk yılda bitirdik.

O yıllarda öğretmen atamalarında sınav yoktu, okul bitince atanmak mümkündü. Benim de ilk atamam Ordu Gölköy oldu. 1979 yılında Gölköy’e gittim. Orada sağ sol çatışmaları fazlaydı ve beni göreve başlatmadılar. Göreve başlayamayınca Ordu’ya döndüm ve görev yerimi değiştirin dedim. Değiştirmediler ve göreve başlamadan Gümüşhane’ye döndüm. Bu arada hükümet değişikliği oldu. 1980 ihtilalinden önce azınlık hükümeti kuruldu ve Süleyman Demirel Başbakan oldu. Turgut Yücel de o zaman Gümüşhane milletvekiliydi Allah rahmet eylesin. Turgut Yücel’i aradık ve evraklarımı yolladık. Sonrasında benim tayinim Gümüşhane Valiliği’ne yapıldı.

1980’de kendi köyüm Dölek’te öğretmen olarak göreve başladım.  Atandıktan 6 ay sonra ihtilal oldu. İhtilal sonrasında bizi askere aldılar. Askerden sonra bizi Gümüşhane’de öğretmen fazlalığı var denilerek tekrar tayine tabi tuttular ve beni Bayburt Yakupabdal köyüne atadılar. Ben de bu köye giderek göreve başladım. Yakupabdal köyünde 3 sene öğretmenlik yaptım.  Hayatımın en güzel yıllarıydı. Öğretmen olduğum yıllarda evlenmiştim. Eşimle birlikte Yakupabdal köyünde 3 yıl kaldık. Folklor ilgim vardı ve o köyde folklor ekibi kurdum. O folklor ekibi yıllar geçti halen devam eder.

3 yıl öğretmenlikten sonra o zaman öğretmenlikte rotasyon vardı benim rotasyonum Yozgat Akdağ Madeni Kesik Köprü Köyü’ne çıktı. Oraya taşındık. 1983 yılında Anavatan Partisi kurulduğu zaman amcam ve Mahmut Oltan Sungurlu istifa et gel dediler. Ben de istifa ederek Gümüşhane’ye döndüm. Gümüşhane’ye döndükten sonra 1984’te ticarete başladım ve 36 yıldır vergi mükellefiyim. Evliyim 2 oğlum 1 kızım var ve 6 torunum var. Allah herkese nasip etsin. Hayatın en keyifli tarafı da torunlardır. 

OLAY: Mahmut Oltan Sungurlu ile diyaloğunuzun ardından Anavatan Partisi’nde Gümüşhane İl Başkanı olmanız kaç yıl sonra oldu?

Elbeyi GERGİN: 1983’te Anavatan Partisi kuruldu.  Ben, 1988’de ANAP’ta Gümüşhane il başkan yardımcısı oldum ve 1995’te ise Gümüşhane il başkanı oldum ve 8 yıl il başkanlığı yaptım.     

OLAY: Gümüşhane’de ismi en çok bilinen kişilerden birisiniz. Elbeyi Gergin adının tanınırlığını neye borçlusunuz?

Elbeyi GERGİN: Tanınmanın altındaki nedenler çok…  Birkaç tanesini paylaşmakta yarar görüyorum. 1966’da Dölek köyünden Gümüşhane merkez ilçeye geldim ve hayatımın hepsi Gümüşhane’de geçti. Gümüşhane’nin tüm cadde ve sokaklarını bilirim. Esnaf olarak Gümüşhane’deyim. Gümüşhane’nin çay bahçesinde, lokantasında, çay ocağındayım, hastanedeyim, düğündeyim, cenazedeyim yani insanlarla iç içeyim. İnsanları insan olarak çok severim. Memleketle alakalı olan tüm işlerde bulunmaya çalışırım. Burada çok önemli bir şey daha var. Benim bir duruşum var. Bir çizgim vardır ve o çizgimden kolay kolay sapmam. Çizgimi sevenler olur, sevmeyenler olur ama duruşumdan taviz vermediğim için beni de severler. Bana göre adaletli bir yanım var. Zarar etsem de adaletten ayrılmam. Yalan söylemem. Sanıyorum insanlar bu yüzden bizi seviyorlar.

OLAY: Akil insanlık özelliğiniz de öne çıkıyor. Rastladığımız insanlar sizin fikirlerinize önem veriyor. Bu durum da sizin çizginizle alakalı bir durum mu? Açar mısınız?

Elbeyi GERGİN: Ben memleketin her meselesinde olmayı arzu eden birisiyim. Çünkü bu memlekette doğup büyüdüm. Belirli bir konuma geldim, çocuklarımı büyüttüm ve belirli bir sermaye kazandım. Her siyasi görüşten insanlar zaman içerisinde bize bazı konuları danışıyorlar. Ben hiç eğip bükmeden konuşurum. Açık sözlüyümdür ve ikinci planım yoktur. Düşündüğüm her şeyi net olarak karşıdaki insana anlatırım. Siyasetten de geldiğim için ve Allah rahmet eylesin Turgut Özal ile de çalışma fırsatımız oldu. Turgut Özal okulunu okuyan insanların hepsi hoşgörüden yanadırlar. Hoşgörüden yana oldukları kadar da vatanperverdirler, inançlıdırlar. İnsanları sevmesini bilirler. Fikirleri aşırı uç olarak değerlendirmeden sürekli olumlu yaklaştığımız için insanlar da bize güvenip fikir sorabiliyorlar. Ben bu konuda memleketimin insanlarına ve gençlere teşekkür ediyorum.

OLAY: Aslen öğretmen kökenlisiniz ama öğretmenliği kısa bir süre yaptınız. Ondan sonra da 30 yılı aşkın bir süredir ticaretin içerisindesiniz. Öğretmenlik dönemleriniz aklınıza geldiğinde “Keşke öğretmenlik görevime devam etseydim” diye düşündüğünüz zamanlar oldu mu?

 Elbeyi GERGİN: Öğretmenlik çok güzel bir meslek. Öğretmenlik yıllarımı çok özlüyorum. Eşim öğretmenlikten ayrılmamı hiç istemedi. Biz de aile baskısı biraz ağır basınca istifa ettik. Öğretmenlik yıllarımı özlüyorum, bazen arkadaşlarımızla oturduğumuz zaman kendime kızıyorum. Öğretmen arkadaşlarımız sohbetlerimizde benim öğrencim bakan oldu, doktor oldu, profesör oldu… deyince keşke ben de öğretmen olsaydım da ben de öğrencilerimle gurur duysaydım diyorum. Toplumun en saygın gruplarından olan biri öğretmenlerdir. Öğretmen kökenli olduğum için de gurur duyuyorum. Çocuklarım öğretmen olsunlar istedim, kızım öğretmen oldu ama yapmadı. Öğretmenliğe devam etseydim diye düşündüğüm çok oldu.

OLAY: Gümüşhane’de 30 yılı aşkın bir süredir ticaretin içindesiniz. Gümüşhane’de esnaflık zor mu?

Elbeyi GERGİN: Esnaf olarak yaramıza bastınız. Gümüşhane’de esnaflık zor da pandemi sürecinde esnaflık daha zor... Gümüşhane, esnaflık için çok rahat bir yer değil. Gümüşhane’deki esnaf profili aşağı yukarı aynı. Bir lokantaya gelen insanların yüzde 90’ı aynı yüzler. Başka illerden Gümüşhane’ye gezmek için geleni çok az bulursunuz. Bu durum,  Gümüşhane’de ticaret erbabının çok büyük sıkıntısıdır. Karşılaştığınız insanların hepsi aynı. Zincir marketler şehre geldikten sonra pastanın büyük çoğunluğunu onlar aldı. Bu da esnafı çok etkiledi. Gümüşhane’de eğer üniversitemiz olmasa gençlere yönelik açılan sosyal mekânların hepsinin durumu çok zordu. İnşallah pandemi sürecini en kısa sürede atlatırız ve üniversitemiz açılır. Gümüşhane’de esnaflık zordur, Allah kolaylık versin tüm arkadaşlarımıza.

OLAY: Anavatan Partisi’nin 8 yıl Gümüşhane İl Başkanlığını yaptınız. Bundan dolayı da Gümüşhane insanını en iyi tanıyanlardan birisiniz. Gümüşhane insanını tahlil eder misiniz?

Elbeyi GERGİN: 1995-2004 yılları arasında il başkanlığı yaptım. 1988’den 1995 yılına kadar da Anavatan Partisi’nde İl Yönetiminde aktif görev aldım. 1984’te sayın bakanımız Oltan Sungurlu ile siyasete başladım. Gümüşhane’nin tüm siyasi partilerini, ilçelerini, köylerini çok iyi tanırım. Gümüşhane insanı ile başka bir ilin insanının siyasetten beklentileri çok farklıdır. Gümüşhane insanının devletten çok fazla beklentisi olmaz. Gümüşhane insanının siyasetten beklentisi şudur: Oğlum işe girmek ister ona katkı yapmak lazım. Oğlum, kızım terfi edecek, tayin olacak gibi işlerdir. Devlete yükü olamayan, zarar vermeyen işlerdir bunlar. Ama büyük yerlerde öyle değildir. Bu istekler siyasette taşraya da merkezi hükümete de zarar vermeyen şeylerdir. Zaten devlete girme şartlarını tutmayanı devlet işe almıyor. İnsanımızın siyasetçiden beklentisi çok fazla şey değildir. Köydeki insanın beklentisi, yol ve sudur. Köy ile ilgili kamu işlerini bekler. Devlet köylere bugün bu hizmeti daha iyi yapıyor.

Siyasetçi vatandaşımızın derdi ile ilgilenecek. Vatandaşımız, siyasetçinin ilgisini gördüğünde isteği karşılanmasa da ondan mutluluk duyar. Siyasetçiden ilgi ve alaka görmediği zaman çok üzülür ve bizim insanımız da ilgi alaka görmezse çok üzülür. Bir de bizim insanımızın devletten çok fazla beklentisi olmadığı için oy verdiği siyasetçiyi tanımak ve tanışmak ister. Bu büyük illerde böyle değildir ama Gümüşhane’de böyledir. Siyasetçiye gelen talebi siyasetçi yapacak diye bir kural yok ama ilgi çok önemlidir. Bizim insanımız okumuş, kültürlüdür. O yüzden ilgilenmek çok önemlidir. Siyasetçilerimiz de bana göre işe böyle yaklaşırlarsa çok daha rahat ederler diye düşünüyorum. Bizim bir avantajımız vardır. Biz Turgut Özal okulunda okuduk. Hoşgörünün mimarı Turgut Özal, din ve vicdan hürriyetine çok önem veren, gençliğe çok önem veren bir siyasi profildi. Yine bölgemizde siyasette Sayın Mahmut Oltan Sungurlu hem çok önemli bir değerdir hem de örnektir. Mahmut Oltan Sungurlu siyasette bu dediğim düsturları prensip edinmiş ve insanlarla ilgilenmekten çok mutlu oluyordu. Onunla siyaset yapmak da çok keyiflidir.

OLAY: Çocukluk yıllarınızın Gümüşhane’si ile bugünün Gümüşhane’sinde neler değişti?

Elbeyi GERGİN: Özellikle öğrencilik yıllarımızda ülkemiz de fakirdi, Gümüşhane de fakirdi ama insanlarımız çok daha samimiydi. O zamanlar altyapımız yoktu. 1984 yılında birçok köyümüz telefonu ve elektriği gördü. Türkiye’de artık elektriği ve telefonu kimse konuşmuyor. Şimdi gençler son model telefonlarla dünyayı oradan izliyorlar. Gümüşhanemiz çok gelişti. İmar olarak biraz Gümüşhane’yi bozduk. Ülke olarak çok geliştik, köylerimiz de çok gelişti. Ama eskisi gibi saygıyı ve hoşgörüyü biraz kaybettik. Ülke olarak çok geliştik. Okullarımız çok arttı, üniversitemiz var. Farklı illerden gelen akademisyenlerimiz ve öğrencilerimiz var. O anlamda çok geliştik.

OLAY: Gümüşhanelilerin abisi Adalet eski Bakanı sayın Mahmut Oltan Sungurlu ile siyaset yapmak nasıl bir duygu?

Elbeyi GERGİN: Sayın Oltan Sungurlu’yu öğrencilik yıllarımdan tanıyorum. Birkaç sefer adımız siyasi olaylara karıştığı zaman sayın Sungurlu bize bedava avukatlık yapıyordu. Sayın Sungurlu’nun eşi Ayfer Sungurlu da benim Eğitim Enstitüsü’nden öğretmenimdir. Ailece çok yakın tanışırız. Sayın Sungurlu ile çalışmak hakikaten çok keyiflidir. Bizim de şahsımızda bizi çok sever. İl Başkanlığı dönemimizde de çok hatıralarımız vardır.

OLAY: Gümüşhane’de bugüne kadar başka bir örneğini görmediğimiz şekilde sizin, Oltan Bey ile olan diyaloğunuzun hâlâ ilk yıllarda olduğu gibi devam etmesi hep dikkat çekmiştir. Oltan Bey ve Gümüşhane’de çok değerli insanlarla beraber ilk günkü muhabbetinizi devam ettiriyorsunuz. Bu dostluğun sırrı nedir?

Elbeyi GERGİN: Sayın Oltan Sungurlu Gümüşhane’de Anavatan Partisi’nin ilk il başkanıdır. Sonrasında sırasıyla; Alişan Ergin, Süleyman Köprülü, sonra ben oldum. Benden sonra Muzaffer Altıparmak ve ardından Nadir Özer Kaya’dır. Bu arkadaşlarımızla biz, o günlerden bugünlere her zeminde bir aradayız. Bir arada olmamızın en önemli sebeplerinden biri de ilişkilerimizin menfaate dayalı olmamasıdır. Ortak noktamız, ülkemizin meseleleri, Gümüşhanemizin ve insanlarımızın meseleleridir. Bizde çok hoşgörülü bir ortam vardır. Biz farklı yerlerde olsak da aynı görüşlere sahibiz. Bu da rahmetli Turgut Özal okulundan geliyor olmamızdandır. Hoşgörü odaklıyız.

OLAY: Sizin yaşınızdaki pek çok Gümüşhaneli işini gurbete taşıdı. Siz Gümüşhane’de kaldınız. “Keşke ben de Gümüşhane’den zamanında çıksaydım” diye düşündüğünüz oldu mu?

Elbeyi GERGİN: Bana göre ticaret yapacak insanlar ticareti Gümüşhane’de değil de başka yerde yapmalıdır diye düşünüyorum. Ben de çoğu zaman, sıkıntı çektiğim süreçlerde keşke gitseydim dediğim zamanlar oldu.  Şimdiki aklım olsa Gümüşhane’de kesinlikle ticaret yapmazdım, giderdim. Gümüşhane devlet memurluğu için yaşanacak yerdir. Ticaret yapmayı arzu ettiğiniz zaman dışarıda yapmak gerekir diye düşünüyorum. Bu anlamda da oğluma ve damadıma ticareti il dışında yapacaksınız diyerek il dışına gönderdim. İl dışında şirketlerini kurup devam ettiriyorlar. Şunu söylemek gerekirse Gümüşhane’den çıkan insanların hepsi başarılı olmuştur. Gümüşhane insanı çok başarılı ve dürüsttür. Her gittikleri yere uyum sağlarlar, her gittikleri yere entegre olurlar. İl dışında olan Gümüşhaneli hemşerilerimiz başarılı olmuşlardır. Ben de şu andaki aklım olsa il dışına giderdim. Benim il dışına gidememe nedenlerimden biri şudur. Ailem beni dışarı bırakmadı, kendi yanlarında tutmak istediler. Onlara hizmet edecek birinin olması lazımdı ve aile beni seçti.

OLAY: Doğduğunuz Dölek köyü gudunun- güvecin anavatanıdır. Bu kadim kültürün geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Elbeyi GERGİN: Dölek güveci Gümüşhane için bir kültürdür. Türkiye için de çok önemlidir. Erkekler olarak biz şu anda ancak Gudunun malzemesinin tedarikini yapabiliriz, gudu yapamayız. Bunu kadınlar yapar. Köyümüzde şu anda bu işi yapan 15 kadar kadın var. Yeni nesilden bu işe ilgi duyan yok. Eskiden okuma azdı ama şimdi Dölek köyünde doktor, mühendis, sağlıkçı, profesörler çıkıyor. O anlamda gençlerimiz bu işe bakmıyorlar. Bu nedenle gudu- güveç kültürü gelecekte biraz sıkıntıdadır ve kaybolabilir. Bundan 15 yıl önce köyümüzde ve Gümüşhane merkezde gudu – güveç yapma işinin fabrikasyonu denendi ama başarılı olunmadı. Biz, bugün kadınlarımızın geleneksel el üretimi ile piyasada varız ama 20-30 yıl sonrası çok ümit vermiyor. Gümüşhane toprağı Türkiye’deki en kaliteli topraktır. Analizleri yapılmıştır. Dölek gudu ve güveç kültürü Gümüşhane’de devam ettirilmesi gereken önemli bir kadim kültürdür. Bu kültürün devamını sağlayacak çalışmalar yapanlara biz de minnettar oluruz.

OLAY: Gümüşhane üzerine fikir yoran aydınlarımızdan biri olarak Gümüşhane için nelerin yapılmasını yararlı görüyorsunuz?

Elbeyi GERGİN: Gümüşhane’de yıllardır özlemini duyduğumuz üniversitemiz kuruldu. Üniversitemizi gençlerimiz için daha da geliştirmemiz gerekiyor diye düşünüyorum. Gençlere istihdam bakımından yapabileceğimiz fazla bir şey yok. Özel sektörün de Gümüşhane’ye gelip yatırım yapmak gibi bir niyeti yok. Özel sektörün biz aynı zamanda temsilcisiyiz. Kader arkadaşım Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın İsmail Akçay’ın bu konularda çok emeği vardır. Özel sektör Gümüşhane’ye gelmiyor. Gümüşhane’de turizmi sürekli gündemde tutmak lazım.  Gümüşhanemiz gezip görülecek yerler bakımından çok güzel bir mekan. Bölgesel olarak çok zor bir yerdeyiz. Özellikle gençlere şunu öneriyorum. Okumak çok önemli. Gençlerimizin de okumaktan başka çaresi yok. Gümüşhane’de en önemli konulardan biri de mahalli idarelerin ve devleti yöneten kurumların (İl Genel Meclisleri ve Belediyeler) istişareye açık olmaları lazım ve Gümüşhane’deki insanlara fikir sormaları lazım. Belediye Başkanlarımız maalesef hiç kimseye bir fikir sormazlar. Sadece kendi fikirleri üzerinde işler yapan bir yapıları var ve bunlar Gümüşhane’ye sıkıntı veriyor. Fabrika olayı Gümüşhane’de olmuyor, açılanlar da kapanıyor. O anlamda gençlere okumaktan başka çok fazla önereceğim bir şey yok.

OLAY: Kendinize örnek aldığınız ve fikirlerinden etkilendiğini şahsiyetler kimlerdir?

Elbeyi GERGİN: Fikrilerinden çok etkilendiğim insanlardan birisi Mahmut Oltan Sungurlu’dur. Çok adaletli bir insandır. Bakan olduğu dönemde de Türkiye’de onu herkes bilir ve onun adaletine güvenir. Rahmetli Sakıp Sabancı’yı severim ve etkilenirim. Rahmetli Sabancı gençlere çok önem veren, değer veren bir insandı. Hoşgörülü ve alçakgönüllü bir insandı ve hayatı hep çalışmak ve üretmekle geçti. Rahmetli Turgut Özal’ı çok severim. Özal’ın siyasi anlayışını kendimize misyon edindik.

OLAY: Gümüşhaneli gençlere bir mesajınız var mıdır?

Elbeyi GERGİN: Ben gençlerimize şunu söylemek isterim. Gümüşhane’de doğup büyüyen insanların en önemli konularından birisi dünyaya entegre olmak için sosyal medyayı iyi takip etmeleri lazım. Ancak,  telefon bağımlılığından da uzak durmak lazım. Bunu kontrollü bir şekilde yapmak gerekir. Gençlerin okumasını çok arzu ediyorum. Gençlerimize yine hoşgörülü olmalarını ve bir duruş ortaya koymalarını tavsiye ediyorum. Caddede, sokakta agresif konuşmalardan uzak durmalarını tavsiye ediyorum. Ellerinden geldikleri kadar da adaletli olmalarını tavsiye ediyorum.

OLAY: Bu güzel sohbetinizden dolayı çok teşekkür ediyoruz.

Elbeyi GERGİN: Ben de sizlere teşekkür ediyorum. Hayırlı yayınlar diliyorum.  

 

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim