• BIST 99.639
  • Altın 141,393
  • Dolar 3,5032
  • Euro 3,9191
  • Gümüşhane : 14 °C
  • Trabzon : 24 °C

Gümüşhane Halk Sağlığı Müdürlüğü

08.12.2016 12:07
Gümüşhane Halk Sağlığı Müdürlüğü
tabiiyet, servet ya da benzeri başka bir statü gibi herhangi bir ayrım gözetilmeksizin tüm hak ve özgürlüklerden eşit bir şekilde istifade etmesi insan olmanın bir gereğidir. İnsan hakları, özünde hem olanı hem de olması gerekeni dile getirir.

Gümüşhane Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Doktorunuz Diyor ki” sayfamızda bugün Halk Sağlığı Müdürlüğünde görev yapan Avukat Havva Nur Erol Karaman, sizlere “10 ARALIK DEMOKRASİ VE İNSAN HAKLARI HAFTASI” ile ilgili açıklamada bulunuyor

İnsan hakları, bireylerin sadece insan olmaları sebebiyle sahip oldukları haklardır. Bütün bireylerin hiçbir ayrım gözetilmeksizin eşit, özgür ve onurlu yaşama hakkına sahip olması; herkesin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi ya da başka bir görüş, doğuş, tabiiyet, servet ya da benzeri başka bir statü gibi herhangi bir ayrım gözetilmeksizin tüm hak ve özgürlüklerden eşit bir şekilde istifade etmesi insan olmanın bir gereğidir. İnsan hakları, özünde hem olanı hem de olması gerekeni dile getirir.

Genel ve evrensel niteliğe sahip olan insan hakları kavramı; henüz doğmamış olanlar dahil herkesin her yerde sahip olması gereken haklardır. Bu, belirli bir durumda bireyin ya da grupların benzer haklarının ya da çıkarlarının korunabilmesi anlamına gelmektedir. Dünya kurulduğundan beri insana ve sahip olduğu haklarına saygı her dönemde o çağa uygun olarak gösterilmiştir. İnsanların kendi istekleri dışında yaşamak zorunda bırakıldıkları şartlara tarih boyunca rastlanmıştır.

Doğaldır ki insan haklarının belirlenmesi 10 Aralık 1948 tarihi ile başlamış bir olgu değildir. Bütün normatif gelenekler gibi insan hakları da insanoğlunun geçirmiş olduğu aşamaların ürünüdür. Bugün tanımlanan tüm haklar, bu duruma özünü ve biçimini veren tarihsel sürekliliği ve değişim süreçlerini yansıtır. Bu yüzden de içerikleri, yasal sınırları ve aralarındaki öncelik sıralaması büyük ölçüde temelinde yer alan aşamalara bağlıdır.

Yaşanılan süreç içerisinde insan haklarının korunması ve geliştirilmesi bütün ülkeler nezdinde önem kazanmıştır. Nitekim, devletler, insan hakları ihlallerine meydan vermemeyi başlıca görev olarak kabul etmek zorundadır. Ancak insan haklarının korunması görevi, Hükümetlerin tek başlarına başarabileceği bir iş değildir. Bu görev, bir bütün olarak kuruluşların işbirliğini gerektirmektedir. Bu bağlamda, insan hakları bilincinin ve insan haklarının tam olarak benimsenerek, uygulanması için gerekli sorumluluk duygusunun toplumda ve bütün insanlarda bulunması büyük önem taşımaktadır. 1946 yılına gelindiğinde, çağdaş insan hakları anlayışını yansıtan ve insan haklarının tamamını korumayı hedefleyen standart bir belgeye ihtiyaç duyulması neticesinde Birleşmiş Milletler bünyesinde İnsan Hakları Komisyonu oluşturulmuştur. Kendi inisiyatifiyle veya Genel Kurul ve Konseyin istemi üzerine harekete geçebilen bu komisyon ile insan haklarıyla ilgili her konuda inceleme yapması ve tavsiyelerde bulunması amaçlanmıştır.

Bildirgenin hazırlanması sürecinde kişilere tanınacak hakların listesi ve insan hakları konusundaki uluslararası denetimin ulusal egemenlik karşısındaki gücü ve etkinliği konularında Genel Kurulda önemli tartışmalar yaşanmıştır.

Takvimler 10 Aralık 1948'i gösterdiğinde Birleşmiş Milletler Anlaşması'nda önemli görülen insan hakları, "İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi" ile ilk kez özel bir düzenlemeye konu olmuştur. İnsanların doğdukları günden itibaren eşit bir biçimde sahip oldukları hakları ifade eden ve yüzyıllar boyunca süren bir mücadelenin ürünü olan uluslararası bu belge Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul ve ilan edilmiştir. İnsan Hakları Evrensel Bildirisi, insan hakları konusuna tam bir tanım amaçlayarak hazırlanmıştır. Esas amaç, bu tanıma uyan insan haklarının hiçbir tereddüde meydan vermeden uygulanmasıdır.

 

 

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nde Yer Verilen Hak ve Özgürlükler Nelerdir?

10 Aralık 1948'de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilerek yayınlanan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, önsözüyle birlikte 30 maddeden oluşmaktadır. Beyannamede 1-21. maddeler arasında klasik temel haklara, 22-27. maddelerde ise sosyal, ekonomik ve kültürel haklara yer verilmektedir. Tüm insanların hiçbir ayrım gözetilmeksizin yalnızca insan oluşlarından dolayı eşit, özgür ve onurlu yaşama hakkına sahip olmasını garanti altına alan Bildirge'ye göre herkes cinsiyet, ırk, renk, din, dil, yaş, tabiyet, düşünce farkı, ulusal veya toplumsal köken, zenginlik gibi fark olmaksızın kanun karşısında eşittir. Günümüzde, insan haklarının gelişimi gözönüne alınarak bu hakların gruplandırılmış olduğu görülmektedir. Buna göre; birinci kuşak haklar olarak; can ve mal güvenliği, din ve vicdan özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü ve siyasi haklar gibi geleneksel hak ve özgürlükler, ikinci kuşak haklar olarak ise çalışma hakkı, adil ve eşit ücret, insan haysiyetine yaraşır bir yaşam düzeyine kavuşma hakkı ve sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkı gibi bir takım ekonomik ve sosyal haklar olarak da adlandırılan haklar düzenlenmiştir. Teknolojik gelişmeye paralel olarak temiz bir çevrede yaşama hakkı, bilgisayar verilerine karşı özel hayatın korunmasını isteme hakkı, sanat ve bilim özgürlüğü, tüketici hakkı, tıbbi ve biyolojik gelişmelere karşı korunma gibi haklar da üçüncü kuşak haklardır ve bu haklar sürekli gelişmektedir. Avrupa Birliği tarafından hazırlanmakta olan Temel Haklar Sözleşmesi'nde de onurlu yaşama hakkı, özgürlük, eşitlik, dayanışma, vatandaşlık hakları, adli haklar ana başlıkları altında tüm bu haklar güvence altına alınmıştır.

İnsan Haklarının Korunması ve Uygulanması İçin Ülkemizde Yapılan Çalışmalar Nelerdir?

Evrensel Beyannamenin ilanından sonraki yıllarda, insan hakları ihlallerinin önlenmesine yönelik uluslararası mekanizmalar oluşturulmuştur. O kadar ki, insanlık suçu işleyenlerin yargılanabileceği uluslararası mahkemeler kurulmuştur.

İnsan haklarının korunması ve geliştirilmesi ülkelerin bir iç sorunu olmaktan çıkmış, tüm insanlığın ortak bir sorunu haline gelmiştir. İnsan haklarının korunması ve geliştirilmesi konusundaki sorumluluk öncelikle devletlere aittir. Bunun yanı sıra bu görev, medyadan sivil toplum örgütlerine kadar tüm kuruluş ve bireylerin işbirliğini gerektirmektedir. Dolayısıyla, insan hakları bilincinin ve insan haklarının tam olarak benimsenerek uygulanması için gerekli sorumluluk duygusunun bireylerde özellikle sivil toplum kuruluşları ve medyada bulunması büyük önem taşımaktadır.

İnsan hakları ve temel özgürlükler alanında diğer demokrasilerle aynı değer ve amaçları paylaşan Türkiye'de ise, insan hakları standartlarının en yüksek düzeye getirilmesi amacıyla son yıllarda birçok önemli adım atılmıştır. Türkiye, Birleşmiş Milletlerin kurucu üyelerinden birisi olarak İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'ni ilk onaylayan ülkeler arasında yer almış ve insan hakları konusundaki önemli sözleşmelerin büyük bölümüne taraf olmuştur. İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu (İHKÜK), İnsan Hakları Komisyonu (İHK) bu maksat ile kurulmuş resmi örgütlenmelerdir.

Ülkemizde, devlet örgütlerinin dışında gazeteler, TV kuruluşları, yayınevleri de insan hakları konusuna eğilmektedir. Üniversiteler ve öğretim kurumları bu konularda halkı bilinçlendirme yönünde çalışmalar yapmakta, yayınlar çıkarmaktadırlar.

Tüm bu gelişmelerin anlam ve öneminin dünya kamuoyunca da paylaşılması, insan haklarının korunması ve güvence altına alınması konusunda tüm dünyada insanların bilgilendirilmesi, insan hakları bilincinin yaygınlaştırılması amacıyla Evrensel Bildirge'nin kabul edilişinin yıldönümü olan 10 Aralık, Dünya İnsan Hakları Günü olarak kutlanmaktadır.

Ülkemizde de insan haklarının korunması ve geliştirilmesi yönünde gerçekleştirilen idari yapılanmadan ve tüm toplumda insan haklarına saygının yaygınlaşmasından kazandığım umutla hepinize, insan haklarına saygılı bir yaşam diliyorum.

 

 

 

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • “YAŞAMA YOL VER”09 Aralık 2016 Cuma 17:15
  • Kan grubuna göre örnek diyet listesi09 Aralık 2016 Cuma 15:07
  • Gümüşhane Halk Sağlığı Müdürlüğü08 Aralık 2016 Perşembe 12:07
  • Kış aylarında enfeksiyonlara dikkat07 Aralık 2016 Çarşamba 17:42
  • Kabuğu meyvesinden daha faydalı06 Aralık 2016 Salı 16:52
  • Kış aylarında su ile şifa bulun06 Aralık 2016 Salı 16:39
  • Kış aylarında kahvaltıyı atlamayın'05 Aralık 2016 Pazartesi 10:49
  • AKCİĞER KANSERİ NEDİR?23 Kasım 2016 Çarşamba 17:03
  • ÇOK İLAÇ DEĞİL, DOĞRU İLAÇ İYİLEŞTİRİR22 Kasım 2016 Salı 16:09
  • EN GÜZEL MİRAS21 Kasım 2016 Pazartesi 16:57
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim