• BIST 1.471
  • Altın 414,451
  • Dolar 7,4160
  • Euro 8,9680
  • Gümüşhane : -5 °C
  • Trabzon : 6 °C

VAY BE GÜMÜŞHANE’YE BAK

01.11.2015 11:53
YUSUF ORAL / YAZAR

YUSUF ORAL / YAZAR

 

Ben Muhammed.  Her yılın on ayını çalışarak, geriye kalan iki ayını da dünyanın herhangi bir ülkesini gezerek geçirmeyi ilke edinen bir insanım.  Bu yıl tatilimi geçirdiğim Gümüşhane ve ilçelerinde yaşadıklarımı yazmaya devam ediyorum. Geçen hafta Torul’da geçirdiğim üç gün içerisinde yaşadıklarımı sizlerle paylaştım. Ve şimdi Gümüşhane merkezdeyim.

Sabah saatlerinde Gümüşhane merkeze geldim. İki dağın arasında ki bir avuç şehir çıktı karşıma. Zaman kaybetmeden şehir meydanına geçtim. Belediye tarafından ücretsiz turizm rehber hizmeti verildiğini öğrendim. Rehberin dediğine göre; Gümüşhane de son on yılda şehrin birinci kalkınma hedefi turizm olarak belirlenmiş, halk ve bütün yöneticiler turizme o kadar odaklanmışlardı ki şehre adeta sihirli değnekle dokunmuşlardı. Rehberle beraber oturup Gümüşhane’de geçireceğim üç günümün planlamasını yaptım.

İlk günümü Gümüşhane’nin eski yerleşim yeri olan Süleymaniye mahallesinde geçirmeye karar verdim. Şehir merkezinden araçla on dakikalık mesafede olan Süleymaniye mahallesine yaklaştığımda karşıma muhteşem bir görüntü çıktı. Eski yerleşke’de profesyonelce yapılan restore çalışmaları ile tarihi doku ön plana çıkarılmıştı. Hemen Süleymaniye Mahallesi’nin üst tarafında bulunan ve son yıllarda yapıldığını öğrendiğim kayak merkezi belikli kış turizmi anlamında şehrin lokomotifi durumunda idi. Süleymaniye Mahallesinde ki bütün yapılar dokuya uygundu ve girişte sergilenen kayak merkezinin kış fotoğrafları harika idi. Süleymaniye Mahallesinde tarihe tanıklık eden yapıları detaylıca inceledikten sonra şehre döndüm.

Şehir merkezinde de son yıllardaki turizm planlamasının bir parçası olan ve yeni inşa edilen bir cadde vardı. Bu cadde baştan sona kendine has mimarisi ile ön planda olan Gümüşhane Evleri ile donatılmış ve adına Gümüş Çarşı denilmişti. Üç katlı olarak inşa edilen Gümüşhane evlerinin zemin katlarında işyerleri bulunuyordu. Caddede halk kendi tasarladıkları gümüşleri ve kendi ürettikleri doğal ürünleri satıyordu. Satılan bütün gıda ürünleri yerliydi. Yapıların üst katlarında ise çay salonları, lokantalar, kültür sanat evleri ve butik oteller bulunuyordu. Bu otellerden bir tanesine yerleştim. Çarşının gecesini çok merak ediyordum. Biraz dinlenip kendimi dışarı attım. Çarşı tamamen güneş enerji sistemleri ile üretilen enerji ile ışıklandırılmıştı. Hafif eğimli olan Gümüş Çarşı’da yürümeye başladım. Bir yanda çay ocakları önünde yapılan çay sohbetleri, bir yanda ise ses sistemi kullanılmadan yapılan insanın ruhunu okşayan canlı müzik vardı.

 Caddenin sonuna geldiğimde bir kalabalık ilişti gözüme. Merakla içlerine girdiğimde sokak tiyatrosu yapıldığını gördüm. İlgimi çeken bu olay karşısında daha detaylı bilgi almam gerekiyordu. Tiyatroyu izleyenlerden birisi ile tanıştım. Adının Selami olduğunu öğrendiğim arkadaşa tiyatro hakkında bilgi almak istediğimi söyledim. Aldığım cevap şehri yönetenlerin ne kadar sorumluluk sahibi olduklarının bir göstergesi idi. Selami’nin anlatmasına göre haftada iki kez yapılan tiyatroda toplumun temel sorunları işleniyordu. Her hafta farklı bir kamu kurumunun organize ettiği tiyatro’da kaybolmaya yüz tutan Anadolu Kültürünü ve Anadolu Ruhunu canlandırmak ilke edinilmişti.

Keyifli geçen gecenin ardından otele geçtim. Birçok butik otelde konaklamıştım ama böylesine ilk kez rastlamıştım. Otelin her metrekaresinde şehrin tarihi ve kültürü simgelenmişti. Ertesi gün tarihin kokusunu daha fazla almak istiyordum. Krom vadisi ile imera manastırına gitmeye karar verdikten sonra istirahata çekildim.

Sabah erkenden kahvaltı yapıp yola koyuldum. Zorda olsa krom vadisindeki yirmiye yakın kilise ve şapel ile imera manastırını gezmeyi bir güne sığdırdım. Vadide kurulan seyir terasları ve tarihi dokuya uygun halde inşa edilen yolların uyumu dikkat çekiciydi. Hava kararmak üzere idi otele geçip biraz dinlenip dışarı çıkmaya karar verdim.

İkinci gecemi Gümüşhane’nin içinden akan harşit çayı kenarlarında oluşturulan yürüyüş yolları ve sosyal alanlarda geçirdim. Hırçın akan dere betonla hapsedilip ıslah edilse de beton duvarlar üzerine yapılan doğal taş kaplamalar az da olsa bu çalışmayı şehrin dokusuna uygun hale getirmişti. Dere kenarlarında oluşturulan iki metre genişliğinde ve 10 kilometre uzunluktaki bisiklet yolları adeta gelişmiş Avrupa kentlerini andırıyordu. Bisiklet yolu altına güneş panelleri yerleştirilmiş ve üretilen elektrikle dere ve yollar muhteşem bir uyum içerisinde ışıklandırılıyordu. Su ve kurbağa sesleri eşliğinde çayımı yudumladıktan sonra istirahata çekildim.

Gümüşhane merkezde geçireceğim son gün’dü. Daha gezilecek çok yer vardı ama zaman problem idi. Merkezde bulunan ve son yıllarda restore edilen yüze yakın konaktan birkaçını gezdikten sonra muhteşem bir jeolojik oluşuma sahip Akçakale mağarasını, sonrasında da Kov kalesini gezdim. Yol boyunca şehre gelen turistlerin güzergâhlarına göre konumlandırılan şehrin tanıtımının yapıldığı ve yöresel ürünlerin satıldığı stantlara rastladım. Biraz alışveriş yaptıktan sonra hava kararmaya başladı ve otele döndüm. Otelin terasında Gümüş Çarşı’daki müzik eşliğinde bir sonraki durağım olan Gümüşhane’nin en şirin ilçesi Köse ile ilgili planlamamı yapıp istirahata çekildim.

On yıl sonraki Gümüşhane’nin bu halde olması dileği ile.

Sağlıcakla kalın…

 

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Rıfkı
13 Kasım 2015 Cuma 07:46
07:46
Valla sonda bombayı vurdu 10 sonraki Gümüşhane’nin böyle olması dileğiyle....
66.249.93.220
anıl
01 Kasım 2015 Pazar 19:14
19:14
senin 1 haftada gördüğünü ben 1,5 yıldır göremedim.Acaba nerenle gezdin bu şehri...
78.190.51.21
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim