• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Gümüşhane : 6 °C
  • Trabzon : 15 °C

TORUL HAKKINI HELAL ETMEZ İSE GÜMÜŞHANE CENNETE GİDEBİLİR Mİ?

29.11.2015 19:13
YUSUF ORAL / YAZAR

YUSUF ORAL / YAZAR

Dünyadaki su varlığına bakıldığında erişebileceğimiz tatlı suyun son derece kısıtlı, dolayısı ile çok değerli olduğu görülmektedir.

  • Yeryüzündeki suyun %97,5’i tuzlu %2,5’i tatlı sudan oluşur.
  • Tatlı su varlıklarının %68,7’si kutuplar ve buzullarda, %30,1’i yer altı su rezervlerinde, %0,8’i donmuş topraklarda bulunur ve %0,4’ü ise yüzey suları ile atmosferdeki su buharından oluşur.
  • Tüm canlılar için erişilebilir su olarak tanımlanan miktar toplam tatlı suyun %0,4’üdür. Yani yeryüzündeki suyun sadece 1/10.000’i kadardır.

Rakamlar ve istatistik verileri birçok insana sıkıcı gelmektedir. Fakat temeli bilime dayanan bu araştırmaların insanlara aktarılmasında rakamları ve istatistik verilerini kullanmak zorundayız. Uluslar arası kriterlere göre ülkemizde kişi başına düşen yıllık su miktarı 1519 metreküptür. Bu rakam su sıkıntısı olan bir ülke olduğumuzu göstermektedir. Dünyada kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarlarına baktığımızda su azlığı yaşayan bir ülke olduğumuz daha da anlaşılır hale gelmektedir.

Örneğin Irak’ta kişi başına düşen yıllık su miktarı 2020 metreküpken Asya ortalaması 3000 metreküptür. Batı Avrupa ortalaması 5000 metreküp, Afrika ortalaması ise 7000 metreküp/kişi/yıl’dır.  Yani bizlere televizyon ekranlarda susuzluktan ölen çocukların gösterildiği Afrika da bile kişi başına düşen yıllık su miktarı bizden 4,6 kat fazla durumdadır. Afrika’nın sorunu sömürge altında olan ve fakirlikle mücadele eden bazı bölgelerde insanların temiz su kaynaklarına erişememesidir.

Kişi başına düşen yıllık su miktarına göre su azlığı yaşamamıza karşın temiz su kaynaklarının kirletilmesinde başrolü oynayan ülke konumundayız. Ülke genelinde yeterli altyapının ve denetimin olmayışı sanayi derelerinin atık deşarj alanı olarak kullanılmasına denen olmaktadır.

Gümüşhane özelinde düşündüğümüzde de benzer tablo söz konusudur. Sularımızın ülke ortalamasına paralel olarak kişi başına düşen miktarının azlığından ve ülke ortalamalarına paralel olarak kirletildiğinden söz etmemiz mümkündür.

Gümüşhane de akarsuların ne ölçüde kirletildiğini akarsu havzasını kesen Torul barajına bakarak görebilmekteyiz. Baraj yüzeyinde ve kenarlara biriken poşet, pet şişe vb. gözle görülen kısmıdır. Birde gözle görülmeyen kısmı olan baraj gölü içerisinde askıda veya baraj tabanında çökmüş olan katı atıklar bulunmaktadır.

Ya kimyasal kirlilik?

Harşit havzasında faaliyet gösteren ve siyanür gibi tehlikeli bir kimyasal kullanan ve çeşitli zamanlarda meydana gelen kazalar sonucu atıkların akarsulara karıştığını bildiğimiz maden işletmeleri?

Şehir merkezinde veya köylerde herhangi bir arıtıma tabi olmadan Harşit’e ulaşan deterjan, boya vb kimyasal maddeler?

  Biz ise her türlü kirliliğin toplandığı Torul Barajında kafes balıkçılığı ve olta balıkçılığı yapmaya devam ediyoruz.

 Peki, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü Torul Barajı gölünde bu güne kadar hiçbir kimyasal veya fiziksel kirlilik analizi yaptı mı?

Biz Gümüşhane genelinde elimize geçeni nasıl olsa su götürüyor diye dereye fırlatıyoruz ya,

Acaba Torul hakkını helal etmez ise Gümüşhane cennete gidebilir mi?

 

Sağlıcakla kalın…

 

 

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
fghhhsdjj
29 Kasım 2015 Pazar 21:34
21:34
Gitmemesi lazım kasit varsa
78.187.140.41
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim