• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Gümüşhane : 6 °C
  • Trabzon : 15 °C

OLMAZ DENİLENİ OLDURAN SİYASET

29.09.2015 18:38
YUSUF ORAL / YAZAR

YUSUF ORAL / YAZAR

Bu hafta sizlere kısa bir hikâye anlatmak istiyorum. Yıl 2011 bir maden işletmesi orman izinlerini almak için ilgili kuruma başvuruda bulunur. Maden işletmesi iznini almak istediği ormanı kesip buraya kimyasal atık barajı yapmak istemektedir. Lakin hem il hem de orman bölge müdürlüğü planlanan alanın ‘’Potansiyel Endemik ve Korunması Gereken Nadir Ekosistem‘’ alanı olduğu gerekçesi ile bu izni vermemektedir. İstenilen alan Anadolu Dagonali Kompozisyonu olarak adlandırılan, yani özel niteliğe sahip bir kuşakta bulunmaktadır.

            Maden şirketi bunun üzerine farklı alan araştırmasına girer. Farklı bir vadi bulur ve orası için gerekli proje çalışmalarını yapmaya başlar. Tam işler yolunda giderken kendini bilmez çevreciler çıkar meydana. Baraj yapılması düşünülen alanda tam bir milyon ağaç bulunduğu iddia ederler. Orman müdürlüğü de bu bölgenin Anadolu Dagonali Kompozisyonu özelliklerini taşıdığını söyler. Bunun üzerine işler zora girer ve burası içinde izin verilmemektedir.  

            Lakin para hırsına bürünen ve o bölgedeki doğal yaşamı hiçe sayan maden işletmesinin elinde bir C planı bulunmaktadır. O plan, açılamayan kapıları açtıran, olmazı olduran, imkânsızı başarmayı sağlayan siyasettir. İş ilgili bakanlıkta etkisi olan ve Gümüşhane için siyaset rüyaları gören bir kişiye ihale edilir. İlgili bakanlıkta bir komisyon kurulur. 2011 yılında il ve bölgedeki kurum personeli tarafından sahada yapılan incelemeler sonrası ‘’Potansiyel Endemik ve Korunması Gereken Nadir Ekosistem‘’ alanı olarak tanımlanan bölge Ankara da masa başında ele alınır. Acilen ilden ve bölgeden burası ile ilgili görüş istenir. Gerekli yerlere verilen siyasi talimatlar sonrası kurumlar 2011 yılında var dediğine artık yok demektedir.

 O kişi bakanlıktaki gücünü ve mensubu olduğu siyasi partinin etkisini kullanarak gerekli izinin alınmasını sağlamıştır. Hikâye maden işletmesi ve iş halledicisi açısından burada bitmiştir.

Bu hikâye hayal ürünü değil tamamen gerçektir. Ortada hukuksuz bir işlem vardır. Gelinen noktada Gümüşhane halkının bu hukuksuzluğa müdahale etmesi gerekmektedir. Bu şehir bizim yaşam alanımızdır ve yaşam alanımızı korumak anayasal hakkımızdır.

Olayın farklı bir boyutuna da değinmek istiyorum. Gümüşhane halkının göz ardı etmemesi gereken bir durum söz konusudur. Seçtiğimiz siyasilerimizin Gümüşhane’yi ne kadar önemsediğini gözden geçirmemiz gerekmektedir. Siyasi parti ayrımı yapmaksızın Milletvekili adaylarımızın kesinlikle ailesi ile beraber bu şehirde yaşıyor olması vazgeçilmezimiz olmalıdır. Yoksa tek dert koltuk sevdası olacaktır.

            Amacım kesinlikle siyaset yapmak değildir. Siyasi tarafsızlığımı beni tanıyan herkes bilir. Şehrimizin geçmişine baktığımızda en büyük sancının siyasi başarısızlıklar olduğunu görmekteyiz.

 Yakın tarihte üretim yaparken kapatılan GÜMÜŞSUYU meşrubat fabrikasına baktığımızda, gerek siyasi idarenin gerekse de bürokratlarımızın kılını kıpırdatmaması bu kişilerin şehrimize verdiği kıymeti bizlere göstermek için kâfidir.  Siyasilerimizin ve o dönem şehrimizi yönetenlerin iki dudağı arasında ya da az çabası ile kurtarılabilecek durumda olan ve Gümüşhane’nin adını dünyaya duyuran GÜMÜŞSUYU Meşrubat Fabrikası hiç uğruna kapatılmıştır.

Yukarıdaki hikaye ile bu durumun ne bağlantısı var diye düşünmeniz gayet normaldir. Gelmek istediğim nokta şudur. Son dönemlerde bizim seçip meclise gönderdiğimiz milletvekillerimiz Gümüşhane insanını düşünen, Gümüşhane’nin doğasını ve çevresini önemseyen olmamıştır. Bazısı HES firmalarının, bazıları da maden firmalarının avukatlığına soyunmuş ve bu şehrin geleceğini yok etmişlerdir. Yukarıdaki hikayenin kahramanı olan kişi henüz milletvekili olmamışken şehrin kaderi ile oynaması konunun vehametini ortaya sermektedir.

Yıllardır siyasi ve yönetimsel beceriksizlikten dolayı doğan ve büyüyen istihdam sorununun çözümü olarak bu günlerde madencilik işaret edilmektedir. Oysaki bu şehrin dünyada nam yapmasını sağlayan kuşburnusu, dutu , pestili ve kömesi vardır. Bundan ellli yıl önce İstanbuldaki pazarlarda pazarcıların ‘’ Gümüşhaneeee’’ diye bağırdıklarında sattıkları şeh bu şehrin göbek elmasıdır. Yani bu şehrin tamamlayıcıları doğal ürünleridir. Madencilik gelip geçicidir. Bu şehrin kalkınmasının tek çıkış yolu tarım, hayvancılık, doğal ürünleri ve doğa turizmidir.

Şehrimizin bakir kalan doğasını koruyup, doğal ürünleri ve turizmi ile bölgenin gözdesi olması dileği ile.

Sağlıcakla kalın…

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim