Süt Krizi Büyüyor: Prof. Dr. Zafer Ulutaş’tan Çarpıcı Uyarılar

İYİ Parti Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Zafer Ulutaş, Türkiye’de süt üretiminin ciddi bir kırılma noktasına sürüklendiğini belirterek mevcut politikaların sürmesi halinde hem üreticinin hem de tüketicinin ağır bir maliyetle karşı karşıya kalacağını söyledi. Ulutaş, yaşanan gelişmeleri “kronik politikasızlığın somut sonucu” olarak nitelendirirken, kısa süre içinde süt ve süt ürünlerinde hem fiyat artışı hem de arz daralmasının kaçınılmaz hale geleceğini vurguladı. Açıklama, İYİ Parti ekonomi ve tarım politikaları çerçevesinde kamuoyuyla paylaşıldı.

Süt Krizi Büyüyor: Prof. Dr. Zafer Ulutaş’tan Çarpıcı Uyarılar
Haberler'de Abone Ol

Çiğ Süt Fiyatı Üç Ayda Güncellenecekti, Ancak Nisan’da Sessizlik Hakim Oldu

Ulutaş, Türkiye süt sektöründe yaşanan kırılmanın en somut göstergesinin fiyat politikalarındaki belirsizlik olduğunu söyledi. Ulusal Süt Konseyi tarafından Ocak 2026’da litre başına 22,22 TL olarak açıklanan çiğ süt tavsiye fiyatının, Tarım Bakanlığı ile yapılan toplantıda üç ayda bir güncelleneceği taahhüdü verildiğini hatırlattı.

Ancak Nisan ayı gelmesine rağmen yeni fiyatın açıklanmadığını vurgulayan Ulutaş, bu durumu “sıradan bir gecikme değil, bilinçli bir erteleme” olarak değerlendirdi. Ulutaş’a göre fiyatın güncellenmemesi, maliyet baskısı altındaki binlerce küçük üreticinin zarar ederek üretimden çekilmesine yol açıyor.

Sahadaki Gerçek: Üretici Her Litre Sütte Zarar Ediyor

Ulutaş’ın paylaştığı verilere göre sahadaki üretim maliyetleri hızla artmış durumda. Rakamlar tabloyu açık şekilde ortaya koyuyor:

  • 22,22 TL / litre: Resmi tavsiye fiyat
  • 26–28 TL / litre: Güncel üretim maliyeti
  • 4–6 TL / litre: Üreticinin ortalama zararı

TÜSEDAD verilerine göre çiğ süt üretim maliyetinin 28 TL’nin üzerine çıktığına dikkat çeken Ulutaş, özellikle küçük aile işletmelerinin artık sermaye tüketerek üretim yaptığını söyledi.

Ulutaş, “Bu tablo sürdürülebilir bir üretim modeli değil; bu tablo üretimin yavaş yavaş tasfiye edilmesidir” ifadelerini kullandı.

Enerji Krizi ve Girdi Maliyetleri Süt Zincirini Çökertiyor

Açıklamada süt sektörünün yalnızca fiyat politikaları nedeniyle değil, küresel ekonomik gelişmeler nedeniyle de ağır baskı altında olduğu belirtildi.

Küresel enerji fiyatlarındaki artışın;

  • Yem hammaddesi taşımacılığını pahalılaştırdığı
  • Akaryakıt maliyetlerini yükselttiği
  • Elektrik giderlerini artırdığı
  • Soğutma ve lojistik süreçlerini zorlaştırdığı

ifade edildi.

Ulutaş, süt üretim zincirinin tamamının enerjiye bağımlı olduğuna dikkat çekerek, maliyet artışlarının doğrudan üreticinin omuzlarına yüklendiğini söyledi.

Süt İneği Kesimi Gelecek 10 Yılı Yok Ediyor

Ulutaş’a göre kriz yalnızca bugünün üretimini değil, Türkiye’nin gelecekteki hayvancılık kapasitesini de tehdit ediyor.

Süt üreticisinin zarar ettiği için süt ineğini kesime göndermesinin sadece bir hayvanın kaybı anlamına gelmediğini belirten Ulutaş, şu uyarıyı yaptı:

  • Bir süt ineğinin kesilmesi, 5–10 yıllık üretim kapasitesinin kaybı anlamına geliyor.
  • Süt üretimi azalınca kırmızı et üretimi de daralıyor.
  • Besilik hayvan ihtiyacı ithalatla karşılanmak zorunda kalıyor.

Bu zincirleme etki, Türkiye’yi hem süt hem et üretiminde dışa bağımlı hale getirme riski taşıyor.

Üretim Düşüyor, Çözüm Olarak İthalat Devreye Giriyor

Ulutaş, üretimdeki düşüşün ithalat ve süt tozu politikalarıyla kapatılmaya çalışıldığını belirtti. Veriler ise dikkat çekici:

  • 2025 yılında 1.159 ton süt tozu ithalatı için 2,3 milyon dolar ödendi.
  • 2026’nın ilk iki ayında 228 ton süt tozu için 611 bin dolar daha yurt dışına aktarıldı.

Ulutaş, özellikle ihracat amacıyla üretilmiş yerli süt tozunun iç piyasaya sürülmesinin çiğ süt fiyatlarını baskıladığını ve üreticinin pazarlık gücünü zayıflattığını söyledi.

Et ve Süt Kurumu Eleştirisi: “Piyasa İstikrarı Sağlanamıyor”

Ulutaş, piyasada fiyat istikrarını sağlamak amacıyla kurulan Et ve Süt Kurumu hakkında da eleştirilerde bulundu.

Kuruluşun piyasa istikrarı sağlamak yerine ithalat mekanizmasını ayakta tutan bir yapıya dönüştüğünü savunan Ulutaş, güven üretmeyen kurumların piyasayı dengeleyemeyeceğini ifade etti.

Süt Sektöründe Kısır Döngü Nasıl İşliyor?

Ulutaş, sektörde oluşan yapıyı “ithalat merkezli kısır döngü” olarak tanımladı:

  1. Üretici zarar eder ve hayvanını kesime gönderir.
  2. Arz azalır, üretim açığı büyür.
  3. Açık ithalat ve süt tozu ile kapatılmaya çalışılır.
  4. Döviz çıkışı artar, borçlanma büyür.
  5. Kaynak yeniden dış üreticiye akar.

Bu döngünün her yıl daha da derinleştiği ifade edildi.

Tarım Politikalarına Sert Eleştiri

Ulutaş, Tarım ve Orman Bakanlığı politikalarını da eleştirerek tarımın milli güvenlik meselesi olduğunun sadece söylemde kaldığını savundu. Tarımın bütçe disiplini, üretim politikası ve kurumsal şeffaflıkla desteklenmesi gerektiğini belirtti.

Acil Çözüm Önerileri

Ulutaş, süt üretiminin sürdürülebilir hale gelmesi için şu adımların derhal atılması gerektiğini söyledi:

  • Çiğ süt tavsiye fiyatı reel maliyetler ve refah payı dikkate alınarak güncellenmeli.
  • Yem sübvansiyonları doğrudan üreticiye verilmeli.
  • Süt tozu iç piyasada fiyat baskı aracı olmaktan çıkarılmalı.

 “Üretimden Çıkan Yetiştirici Bir Daha Geri Dönmez”

Ulutaş açıklamasını güçlü bir uyarıyla tamamladı:

Türkiye’nin üretimden kopan yetiştiricileri geri kazanmasının çok zor olduğunu belirten Ulutaş, bu sürecin devam etmesi halinde ülkenin geri dönüşü zor bir dışa bağımlılık sarmalına sürükleneceğini ifade etti.

Ulutaş, “Kısır döngüyü kırmak cesaret ister; bu döngüde ısrar etmek ise üreticinin feryadına kulağını tıkamaktır” dedi.

 
Gümüşhane Olay

Gümüşhane Olay

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.