Proje kapsamında yaklaşık 200 bin kişinin başvuru yaptığını ancak yalnızca 4 bin 351 üreticinin seçildiğini vurgulayan Ulutaş, sistemin büyük çoğunluğu daha baştan dışarıda bıraktığını kaydetti. Seçilen üreticilere hayvan temini, iki yıl geri ödemesiz kredi, yüzde 85’e varan faiz indirimi ve aylık 1.500 TL bakım desteği verildiğini belirten Ulutaş, bu desteklerin sektördeki genel krizi çözmek için yeterli olmadığını söyledi.
Hayvancılıkta asıl sorunların devam ettiğini ifade eden Ulutaş, yem maliyetlerinin yüksekliği, üreticinin borç yükü ve öngörülemez fiyat politikalarının sektör üzerindeki baskısını sürdürdüğünü dile getirdi. İthalat politikasının devam etmesinin yerli üreticiyi rekabet edemez hale getirdiğini savunan Ulutaş, “Bir yandan üreticiye ‘üret’ denilirken diğer yandan ithalat kapılarının açık tutulması yerli üreticiyi korumaz” dedi.
Sınırlı sayıda üreticiye verilen desteklerin Türkiye’nin hayvancılık açığını kapatamayacağını belirten Ulutaş, projenin yapısal dönüşüm yerine dar kapsamlı bir teşvik uygulaması olduğunu ifade etti.
Kalıcı çözüm için güven ortamının tesis edilmesi gerektiğini vurgulayan Ulutaş, ithalata dayalı politikalardan vazgeçilmesi, üreticinin korunması, maliyetlerin düşürülmesi ve uzun vadeli, öngörülebilir bir tarım politikası uygulanması çağrısında bulundu. Ulutaş, aksi halde bu tür projelerin sahadaki üretici için umut değil hayal kırıklığı olmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.