Gümüşhane’nin dört farklı halk oyunu türünü bir arada barındırdığına dikkat çeken Yılmaz, yıllardır sürdürdüğü derleme ve tanıtım çalışmalarından uluslararası organizasyonlara kadar önemli deneyimlerini paylaştı.
Gümüşhane Spor Yöneticileri, Antrenörleri ve Beden Eğitimi Öğretmenleri Derneği (GÜSYABDER) tarafından düzenlenen “Ayın Konuğu” programının bu ayki konuğu Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Merkez Hakem Kurulu Başkanı ve Gümüşhane Belediye Başkan Yardımcısı Necati Yılmaz oldu. “Türk Folkloru ve Gümüşhane Halk Oyunları” başlığıyla gerçekleştirilen söyleşide Yılmaz, kentin kültürel geçmişini, halk oyunlarının gelişim sürecini ve folklorun gelecek kuşaklara aktarılmasının önemini anlattı.
Spor yöneticileri, antrenörler, beden eğitimi öğretmenleri ve sporseverlerin katıldığı programda kendi mesleki yolculuğundan da söz eden Yılmaz, halk oyunlarıyla lise ve üniversite yıllarında Ankara'da tanıştığını belirtti. Farklı yörelerin oyunlarını öğrenerek ekipler çalıştırmaya başladığını anlatan Yılmaz, 1993 yılında Gümüşhane'ye tayin olduğunda kentte halk oyunları çalışmalarının oldukça sınırlı olduğunu söyledi.
O yıllarda Gümüşhane'de halk oyunlarının tanınması ve geliştirilmesi için büyük çaba gösterdiğini ifade eden Yılmaz, ilk çalışmalarını Anadolu Lisesinde Adıyaman yöresine ait oyunlarla başlattığını anlattı. 19 Mayıs törenlerinde sergilenen gösterinin büyük ilgi gördüğünü belirten Yılmaz, o dönemde davul ve zurna çalacak müzisyen bulmakta dahi zorlandıklarını dile getirdi. Gösteride davulu kendisinin çaldığını, aynı zamanda tören komutanlığı görevini de yürüttüğünü kaydeden Yılmaz, 1995 yılında Gümüşhane Mühendislik Fakültesinde çalışmalarını sürdürdüğünü ve halk oyunlarının akademik kariyerinde önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.
“Gümüşhane'yi Geçiş Bölgesi Deyip Geçiştiremezsiniz”
Folklorun yalnızca halk oyunlarından ibaret olmadığını belirten Necati Yılmaz, bir milletin kültürel kimliğinin yaşamın bütün alanlarında şekillendiğini söyledi. Geleneklerden mimariye, müzikten gastronomiye, kıyafetlerden manilere kadar pek çok unsurun folklorun parçası olduğunu ifade eden Yılmaz, halk oyunlarının bu büyük kültürel birikimin önemli bir bölümünü oluşturduğunu kaydetti.
“Halk oyunları bizim öz dansımızdır. Bir topluluk yalnızca danslarını değil, kıyafetlerini, müziğini ve kültürel değerlerini de sahneye taşır” diyen Yılmaz, Gümüşhane'nin halk oyunları bakımından bölgenin en zengin illerinden biri olduğunu vurguladı.
Komşu illerde farklı oyun türlerinin öne çıktığını belirten Yılmaz, Trabzon'da horonun, Giresun'da horon ve karşılamanın, Bayburt ile Erzurum'da barın, Erzincan'da ise halayın ağırlık kazandığını söyledi. Gümüşhane'de ise horon, bar, halay ve karşılama olmak üzere dört farklı oyun türünün bir arada görülebildiğine dikkat çekti.
Yılmaz, “Gümüşhane'yi geçiş bölgesi deyip geçiştiremezsiniz” sözleriyle kentin yalnızca farklı kültürlerin arasında kalan bir coğrafya olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Gümüşhane'nin farklı kültürlerin buluştuğu ve kendi kültürel kimliğini oluşturduğu önemli bir merkez olduğunu ifade eden Yılmaz, coğrafi yapı, iklim, etnik köken ve dini inanışların halk kültürünün şekillenmesinde etkili olduğunu anlattı.
“60'tan Fazla Gümüşhane Türküsü Derledik”
Gümüşhane'nin müzik kültürünün de sanılandan çok daha zengin olduğunu dile getiren Yılmaz, kentte yürütülen derleme çalışmalarına ilişkin bilgiler paylaştı. TRT repertuvarında kayıtlı Gümüşhane türkülerinin sınırlı sayıda olduğunu ancak yapılan çalışmalarla 60'tan fazla türkünün derlenerek sözleri, notaları ve derleme bilgileriyle kayıt altına alındığını söyledi.
Belediye bünyesinde 10 yeni türkünün de stüdyo ortamında seslendirilerek arşive kazandırıldığını belirten Yılmaz, bu çalışmaların kentin müzik mirasını korumak açısından önemli olduğunu ifade etti.
Gümüşhane halk kültürünün yazılı kaynaklara aktarılmasında Talat Ülker'in çalışmalarına da değinen Yılmaz, altı ciltten ve 3 bin 32 sayfadan oluşan Gümüşhane Halk Kültürü eserinin önemine dikkat çekti. 2014 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Yılın En İyi Derleme Ödülü'ne layık görülen eserin, kentin kültürel hafızasını gelecek kuşaklara taşıyan önemli bir kaynak olduğunu belirtti.
Kendi derleme çalışmalarından da örnek veren Yılmaz, Surna ve Yalınkavak köylerinden derlediği Mavrengel oyununun bugün gençler tarafından oynanmasından büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi.
“Halk Oyunları Sadece Kültürel Değil, Sportif Bir Faaliyettir”
Halk oyunlarının fiziksel ve zihinsel gelişime katkılarına da değinen Yılmaz, bu faaliyetlerin yalnızca kültürel bir etkinlik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Ritim duygusu, koordinasyon, denge, hafıza ve hareket kabiliyetini geliştiren halk oyunlarının ekip disiplini ve birlikte hareket etme becerisine de katkı sağladığını belirtti.
Özellikle horon gibi hareketli oyunların ciddi fiziksel efor gerektirdiğini anlatan Yılmaz, Fırat Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya atıfta bulunarak 10 dakika horon oynamanın fiziksel efor bakımından 90 dakikalık futbol müsabakasıyla eşdeğer olduğuna yönelik değerlendirmeyi katılımcılarla paylaştı.
Gümüşhane halk oyunlarının tanıtılması için yıllarca emek verdiklerini belirten Yılmaz, ilk dönemlerde kentin yöresel oyunlarının yarışmalarda yeterince tanınmadığını, ancak zamanla yürütülen çalışmaların karşılığını aldıklarını söyledi. Gümüşhane'den oluşturulan ekiplerle Almanya, Bulgaristan, Makedonya ve Gürcistan'da gösteriler gerçekleştirdiklerini anlatan Yılmaz, bu organizasyonların gençlerin farklı kültürleri tanımasına ve kenti uluslararası platformlarda temsil etmesine imkân sağladığını kaydetti.
7 Bin Kişi Aynı Anda Horon Oynadı
Söyleşinin dikkat çeken başlıklarından biri de halk oyunlarının uluslararası alanda tanıtılması ve kültürel değerlerin sahiplenilmesi oldu. Yılmaz, Yunanistan ve Ermenistan'ın horon üzerinden gerçekleştirdiği rekor girişimlerinin ardından Türkiye Halk Oyunları Federasyonu tarafından İstanbul Maltepe Meydanı'nda geniş katılımlı bir organizasyon düzenlendiğini anlattı.
Gümüşhane'den 50 sporcunun da katıldığı etkinlikte 7 bini aşkın kişinin aynı kostüm ve figürlerle horon oynadığını belirten Yılmaz, bu organizasyonun Türk halk oyunlarının tanıtımı açısından önemli bir çalışma olduğunu ifade etti.
Federasyonun yeni hedefini de açıklayan Yılmaz, 2027 yılı Mayıs ayında İzmir Gündoğdu Meydanı'nda 15 bin kişiyle Harmandalı zeybeği oynamayı planladıklarını belirterek Türk halk oyunlarının daha geniş kitlelere tanıtılması için çalışmaların sürdüğünü söyledi.