SEVGİYİ HİSSETMELİ, HİSSETTİRMELİ

SEVGİYİ HİSSETMELİ, HİSSETTİRMELİ

İnsan yetiştirmek, yalnızca bilgi vermek değildir.

Ben bunu yetmiş yıllık eğitimcilik hayatımda yaşayarak öğrendim. Öğretmenlik yaptım, yöneticilik yaptım, eğitim kurumları kurdum; farklı şehirlerde, farklı şartlarda binlerce insanla aynı hayatın içinde bulundum. Geriye dönüp baktığımda, öğrencilerimin benden ne öğrendiğinden çok, onlara kendilerini nasıl hissettirdiğim üzerinde daha çok kafa yordum.

Çünkü insan, kendisine verilen bilgiyi unutabilir; fakat kendisine verilen değeri kolay kolay unutmaz.

Sevgi, eğitimin görünmeyen gücüdür,yani öznesi.

Bir öğrencinin başını okşamak, onu dinlemek, başarısını takdir etmek, düştüğünde kaldırmak..

Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu da insan ilişkileri üzerine düşünürken sevginin insan hayatındaki yerini önemle vurgulamıştır. Ona ait ve resmî sitesinde yer alan bir ifadeyle, “İnsanın gerçek gücü sevgisinde açığa çıkar.”

Ben bu sözü bir eğitimci gözüyle şöyle tamamlamak isterim:

Sevgi yalnızca hissedilmemeli; karşı tarafa da hissettirilmelidir.

Çünkü insanın gönlü, söylenen sözden önce davranışı tartar.

Makam değil, insan hatırlanır 

Yıllar içinde nice makamlar gördüm. Görevler değişti, insanlar değişti, koltuklar değişti.

Ama bir insanın gönlünde bıraktığınız güzel duygu değişmedi.

Bugün bir öğretmen öğrencisine, bir yönetici çalışanına, bir idareci vatandaşına değer veriyorsa; belki o anda bunun büyük bir şey olduğunu düşünmeyebilir. Fakat yıllar sonra o insan, “Beni dinlemişti, bana değer vermişti.” diyorsa, yapılan iş amacına ulaşmış demektir.

Cüceloğlu'nun bir başka ifadesi de bu anlayışı çok güzel anlatıyor: “Bir insana verebileceğin en değerli şey, onu itibarlı, onurlu, değerli biri olarak görmendir.”

İşte eğitimciliğin özü biraz da budur.

Sevgi, sözden önce davranıştır

“Seviyorum.” demek kolaydır.

Asıl mesele, karşımızdaki insanın bunu bizim davranışlarımızdan anlayabilmesidir.

Bir çocuğa zaman ayırmak, onu gerçekten dinlemek, sözünü kesmemek, başarısız olduğunda onu küçültmemek...

Cüceloğlu'nun ifadesiyle “Çocuğa gerçekten zaman ayırmak, ona olan sevginin en güçlü ifadesidir.”

Ben de bir eğitimci olarak şunu söylüyorum:

Çocuğa sadece ders vermeyin; ona değerli olduğunu da hissettirin.

Çünkü eğitim, akla bilgi koymak kadar gönle güven vermektir.

Geriye ne kalır?

İnsan yaş aldıkça hayatının muhasebesini daha çok yapıyor.

Ben de bugün şunu düşünüyorum:

Makamlar geçecek. Yazılar unutulacak. Belgeler bir gün arşivlerde kalacak.

Fakat bir insanın gönlünde bıraktığınız sevgi, saygı ve güzel hatıra yaşamaya devam edecek.

Bu yüzden benim eğitimcilere, yöneticilere ve hayatın içinde insan yetiştiren herkese bir sözüm var:

İnsanı yalnızca eğitmeyin; ona değerli olduğunu hissettirin.

Çünkü sevgi, insanın içinde saklı kaldığında bir duygudur.

Hissettirildiğinde ise eğitime, dostluğa, yöneticiliğe ve insanlığa dönüşür.

Benim yetmiş yıllık eğitimcilik hayatımdan süzülen kanaatim budur:

 “Sevgiyi hissetmeli, sevgiyi hissettirmeli”.

 

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.

Sohbet Odaları