Bir şehrin gelişmişliği yalnızca yolları ve binalarıyla değil, yaşlılarına sunduğu yaşam kalitesiyle de ölçülür. Çünkü yaşlılık hayatın doğal bir dönemidir; yalnızlık ve bakımsızlık ise kader olmak zorunda değildir.
Gümüşhane’de gençlerin eğitim ve iş imkânları nedeniyle büyükşehirlere göç etmesi, köylerde kalan yaşlılarımızın hayatını giderek zorlaştırıyor. Nüfusun azalması, ailelerin farklı şehirlerde yaşaması ve temel hizmetlere erişimdeki güçlükler, kırsalda sessiz bir yalnızlaşmaya yol açıyor.
29 Kasım–8 Aralık 2025 tarihleri arasında gerçekleştirdiğim “Gümüşhane Köylerimizin Sorunları ve Çözüm Önerileri” anketine 55 köy ve mahalleden 87 hemşehrimiz katıldı. Araştırmada dile getirilen sorunlar, kırsal yaşamda sağlık, ulaşım ve temel ihtiyaçlara erişimin önemini ortaya koydu.
Kirazlık Köyü’nden bir hemşehrimizin, “60-70 yaşındaki büyüklerimiz 2025 yılında hâlâ sırtında bidonla evine su taşıyor.” sözleri, yaşlılarımızın karşılaştığı güçlükleri özetliyor. Demirkapı Köyü’nde kışın yolların kapanması nedeniyle hastaların hastaneye ulaşamaması, Oylumdere’de ise sağlık ocağı, eczane ve aile hekimi eksikliğinin dile getirilmesi, sorunun ne kadar hayati olduğunu gösteriyor.
Elbette bu anketim, yaşlı nüfusun oranını veya yalnız yaşayan yaşlıların sayısını doğrudan ölçmüyor. Ancak hemşehrilerimizin aktardığı sorunlar, özellikle kırsalda yaşayan ve desteğe ihtiyaç duyan vatandaşlarımızın karşılaştığı güçlükleri gözler önüne seriyor.
Çözüm, yalnızca yeni huzurevleri yapmakla sınırlı kalmamalıdır. Öncelikle yaşlılarımızın mümkün olduğunca kendi evlerinde, alıştıkları çevrede ve güvenli biçimde yaşamalarını sağlayacak bir sistem kurulmalıdır. Bunun için köy ve mahallelerde ihtiyaç tespiti yapılmalı; evde bakım, mobil sağlık ve hastaneye ulaşım hizmetleri güçlendirilmelidir.
Köy konakları ve kullanılmayan kamu binaları, yaşlılarımızın bir araya gelebileceği sosyal yaşam merkezlerine dönüştürülebilir. Muhtarlar, gönüllüler, belediyeler ve ilgili kamu kurumları arasında kurulacak dayanışma ağıyla düzenli ziyaretler yapılabilir. İhtiyaç duyulan ilçelerde gündüzlü bakım merkezleri ve huzurevleri de planlanmalıdır.
Kış aylarında yolların açık tutulması, sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması ve iletişim altyapısının güçlendirilmesi de bu çalışmaların ayrılmaz parçası olmalıdır. Çünkü yaşlı bir insan için yalnızlık bazen kapısının çalınmaması, bazen hastalandığında yardım isteyecek birini bulamaması, bazen de en temel ihtiyacına tek başına ulaşmaya çalışmasıdır.
Gümüşhane’nin geleceğini konuşurken yaşlılarımızı gündemin dışında bırakamayız. Gençlerin göçü, köylerin boşalması ve yaşlı bakım ihtiyacı birbirinden bağımsız sorunlar değildir. Bu nedenle yaşlı bakımını yalnızca ailelerin değil, kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin ve toplumun ortak sorumluluğu olarak görmeliyiz.
Unutmayalım ki bugün yaşlılarımız için kuracağımız sistem, yarın kendimiz için hazırlayacağımız yaşam düzenidir. Yıllarca ailesi ve memleketi için emek vermiş büyüklerimizin hayatlarının bu döneminde kendilerini güvende ve değerli hissetmelerini sağlamak hepimizin görevidir.
Bir şehrin vicdanı, en çok desteğe ihtiyaç duyan insanlarına nasıl davrandığında ortaya çıkar. Gümüşhane’nin yaşlıları geçmişimizin hatırası, kültürümüzün taşıyıcısı ve toplumsal hafızamızın emanetidir. Onları yalnızlığa terk etmemek, insani bir görev olduğu kadar ortak geleceğimize karşı sorumluluğumuzdur.