Yıldız, 250 gram ekmeğin 20 TL olmasını yalnızca bir fiyat artışı olarak değerlendirmeyerek, vatandaşın alım gücü, üretim maliyetleri, yatırım, istihdam, tarım, turizm ve genç nüfus başlıklarına dikkat çekti. Yıldız, “Gümüşhane’de mesele sadece ekmeğin fiyatı değil, vatandaşın sofrasına ne kadar ekmek koyabildiğidir” dedi.
“Alım Gücü, Alınabilen Ürün Ve Hizmet Miktarıyla Ölçülür”
Ekmek fiyatlarındaki değişimin daha geniş bir ekonomik tablo içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yıldız, vatandaşın alım gücüne dikkat çekti.
Yıldız, “Gümüşhane’de ekmek ve unlu mamuller için açıklanan yeni fiyat tarifesi, aslında daha büyük bir ekonomik tablonun küçük ama önemli bir göstergesidir. 250 gram ekmeğin 20 TL olması ilk bakışta yalnızca bir fiyat değişikliği gibi görülebilir. Fakat daha önce 20 TL’ye 280 gram ekmek alınırken bugün aynı paraya 250 gram ekmek alınabiliyor” ifadelerini kullandı.
Bu durumun alım gücünün yalnızca maaş üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini gösterdiğini belirten Yıldız, “Alım gücü yalnızca maaşla değil, o maaşla alınabilen ürün ve hizmet miktarıyla ölçülür” dedi.
Yıldız, değerlendirmede yalnızca vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntının değil, üretici ve esnafın maliyetlerinin de dikkate alınması gerektiğini belirterek, fırıncının maliyeti, çiftçinin üretim giderleri, kira, elektrik ve işçilik gibi kalemlerin de ekonomik tablonun parçası olduğunu söyledi.
“Gümüşhane’de Vatandaşın Gelirini Nasıl ArtıracağIZ?”
Gümüşhane’nin ekonomik gündeminin yalnızca fiyat artışları üzerinden ele alınmaması gerektiğini vurgulayan Yıldız, asıl sorunun vatandaşın gelirinin nasıl artırılacağı olduğunu ifade etti.
Yıldız, “Gümüşhane’nin ekonomik gündemini sadece ‘Fiyatlar neden arttı?’ sorusuna indirgemek yeterli değildir. Asıl sorumuz şu olmalıdır: Gümüşhane’de vatandaşın gelirini nasıl artıracağız?” diye konuştu.
Ekonomik politikaların merkezinde üretim, yatırım, istihdam ve gelir artışının bulunması gerektiğini belirten Yıldız, “Ekonomik kalkınma; Gümüşhane’de üretmek, istihdam oluşturmak ve burada üretilen değerin daha büyük bölümünü şehirde tutabilmektir” dedi.
“GÜmüşhane’de Üret, Gümüşhane’de İşle, Gümüşhane Markasıyla Sat”
Tarım ve hayvancılıkta yalnızca üretimin değil, ürünlerin işlenmesi ve markalaştırılmasının da önem taşıdığını dile getiren Yıldız, Gümüşhane’nin yerel ürünlerinde katma değerin artırılması gerektiğini söyledi.
Yıldız, “Tarım ve hayvancılıkta üreticinin yalnızca üretmesi değil; ürününün işlenmesi, markalaştırılması ve pazarlanması sağlanmalıdır. Et, süt, peynir, bal, pestil, köme ve yöresel ürünlerde ‘Gümüşhane’de üret, Gümüşhane’de işle, Gümüşhane markasıyla sat’ anlayışı benimsenmelidir” ifadelerini kullandı.
“Gençler İçin İş, Gelir Ve Gelecek Umudu”
Gümüşhane ekonomisinin geleceği açısından genç nüfusun şehirde tutulmasının önemine de dikkat çeken Yıldız, gençlere yalnızca “burada kalın” denilmesinin yeterli olmadığını söyledi.
Yıldız, “Gençleri konuşmadan Gümüşhane ekonomisini konuşamayız. Gençlerimize ‘Burada kalın’ demek yetmez; onlara burada kalabilecekleri ekonomik nedenler sunmak gerekir: İş, gelir, kariyer, girişimcilik, sosyal hayat, konut ve gelecek umudu” dedi.
Gümüşhane Üniversitesi’nin şehir ekonomisine daha fazla katkı sunabileceğini belirten Yıldız, üniversite-sanayi iş birliklerinin artırılması, öğrencilerin girişimcilik projelerinin desteklenmesi ve üniversitenin bilgi birikiminin şehir ekonomisine daha fazla kazandırılması gerektiğini ifade etti.
Turizmde Hedef Sadece Turist Sayısı Olmamalı
Turizm sektörünün kent ekonomisine katkısının artırılması gerektiğini de belirten Yıldız, turist sayısının yanı sıra kentte bırakılan ekonomik değerin de önem taşıdığını söyledi.
Yıldız, “Turizmde ise yalnızca turist sayısını değil, turistin Gümüşhane’de bıraktığı ekonomik değeri artırmayı hedeflemeliyiz. Turizm rotaları, yöresel ürün satış noktaları, gastronomi turizmi ve ilçeler arasında bütünleşik turizm planlaması geliştirilmelidir” diye konuştu.
“Sadece Zammı Değil, Geliri Konuşmalıyız”
Ekmek fiyatlarının üretim ve işletme maliyetlerinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirten Yıldız, tüketicinin korunması ile esnafın sürdürülebilirliği arasında denge kurulması gerektiğini ifade etti.
Yıldız, “Bugün ekmeğin fiyatını konuşuyoruz. Fakat o ekmeğin arkasında un, elektrik, yakıt, kira, işçilik, vergi, bakım ve lojistik maliyetleri var. Bu nedenle tüketicinin korunması ile esnafın sürdürülebilirliği arasında denge kurulmalıdır” dedi.
“20 liralık ekmek bize aslında çok daha büyük bir şey söylüyor” diyen Yıldız, ekonomik tablonun sorgulanması gerektiğini belirterek şu soruları yöneltti:
“Fiyat neden arttı? Vatandaşın geliri neden aynı hızda artmıyor? Üretim maliyetleri neden yükseliyor? Gümüşhane neden yeterince yatırım çekemiyor? Gençler neden şehir dışında gelecek arıyor? Yerel üretici neden ürününü yeterince yüksek katma değerle satamıyor?
İşte Gümüşhane’nin gerçek ekonomi gündemi bu sorulardır.”
“Güçlü Gümüşhane, Üreten Gümüşhane’dir”
Gümüşhane için ekonomik hedeflerin üretim, yatırım, istihdam ve katma değer ekseninde şekillenmesi gerektiğini belirten Yıldız, şehirde daha fazla ekonomik değerin tutulması gerektiğini söyledi.
Yıldız, “Gümüşhane’nin hedefi; daha fazla üretim, yatırım ve istihdam; daha yüksek katma değer, daha güçlü esnaf, daha yüksek tarımsal ve turizm geliri ve şehirde kalan daha fazla ekonomik değer olmalıdır” ifadelerini kullandı.
Bugün ekmeğin, yarın ise başka bir ürünün fiyatının konuşulacağını belirten Yıldız, asıl meselenin vatandaşın gelirindeki artış olduğunu vurguladı.
“Bugün 20 TL’lik ekmeği konuşuyoruz, yarın başka bir ürünün fiyatını konuşacağız. Fakat yıllar sonra dönüp baktığımızda asıl sormamız gereken soru şu olacaktır: ‘Gümüşhane’de insanların geliri ne kadar arttı?’” diyen Yıldız, şöyle devam etti:
“Çünkü gerçek mesele ekmeğin 20 TL olması değil; vatandaşın o ekmeği alırken bütçesinin ne kadar zorlandığıdır.
Gümüşhane’nin ihtiyacı yalnızca yeni fiyat tarifeleri değildir. Gümüşhane’nin ihtiyacı yeni bir ekonomik hedef ve üretim seferberliğidir.
Çünkü güçlü Gümüşhane, üreten Gümüşhane’dir.”
“Biz Bugün Bu Noktaya Nasıl Geldik?”
Yıldız, açıklamasının sonunda ise geçmiş yıllardaki ekonomik politikaların ve bugün gelinen noktanın sorgulanması gerektiğini savundu.
Yıldız, “Simit hesabı ile gelinen 24 yılın sonunda vatandaşımızın sofrası simide, ekmeğe kadar daralmışsa, artık ekonomiyi değil, tercihlerimizi de sorgulama zamanı gelmiştir. Eğer bugün insanımız temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyorsa, halkımız da dönüp kendisine şu soruyu sormalıdır:
‘Biz bugün bu noktaya nasıl geldik?’” ifadelerini kullandı.