Özellikle gübre piyasasında yaşanan hareketlilik üreticileri tedirgin etmeye başladı. Bölgedeki üretim tesislerinin devre dışı kalması ve sevkiyatların aksama ihtimali küresel gübre arzını daraltırken, üre gübresinin ton fiyatının 575–635 dolar seviyesine yükseldiği belirtiliyor. Uzmanlar, gübrede yaşanabilecek arz daralmasının yalnızca üretim maliyetlerini değil, aynı zamanda gıda fiyatlarını da doğrudan etkileyeceğini ifade ediyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gümüşhaneli Yüksek Ziraat Mühendisi Necdet İlhan, yaşanan gelişmelerin dünya tarımı açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Küresel gıda üretiminin yaklaşık yarısının sentetik azotlu gübre kullanımına dayandığını hatırlatan İlhan, gübre arzında yaşanabilecek daralmanın temel gıda ürünlerinde zincirleme fiyat artışlarına yol açabileceğini söyledi.
“Azot gübresi olmadan buğdaydan patatese kadar birçok temel ürünün verimi ciddi şekilde düşer” diyen İlhan, olası bir arz krizinin özellikle ekmek, makarna ve patates gibi temel gıdaların fiyatlarını artırabileceğini ifade etti. İlhan ayrıca hayvancılık sektöründe kullanılan yem maliyetlerinin de yükselmesinin kaçınılmaz olduğunu belirterek bunun et ve süt üretim maliyetlerini de yukarı çekeceğini vurguladı.
Tarımda zaten yüksek olan girdi maliyetlerinin savaşla birlikte daha da arttığını dile getiren İlhan, çiftçinin içinde bulunduğu durumu şu sözlerle anlattı:
“Bugün mazot yine coştu, gübre zam bekliyor, tarım ilaçları pahalandı. Türkiye’de tarımın neredeyse nefesi tükenecek noktaya geliyor. Çiftçinin traktörü nasıl dolacak? İlacı nasıl alacak? Gübreyi nasıl alacak? Bu şartlarda üretici tarlasına, bağına, bahçesine nasıl girecek?”
Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde tarımın önemli merkezlerinden biri olan Gümüşhane için de uyarılarda bulunan İlhan, bölgede üretim yapan çiftçilerin artan maliyetler karşısında ciddi bir baskı altında olduğunu söyledi. Küçük ölçekli üreticilerin girdi fiyatlarındaki yükselişten en çok etkilenen kesim olduğuna dikkat çeken İlhan, bu durumun üretim planlarını da değiştirebileceğini ifade etti.
“2026 yılına baktığımızda zor bir dönem bizi bekliyor” diyen İlhan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çiftçi üretmek istese bile maliyetler önüne duvar gibi çıkıyor. Gübre pahalı, mazot pahalı, ilaç pahalı. Diyelim ki tüm zorluklara rağmen üretti; peki ürettiğini nasıl satacak, nasıl para kazanacak? Tarımda sürdürülebilir bir yapı oluşturamazsak hem üretici hem tüketici için çok daha zor günler kapıda.”
Küresel ölçekte yaşanan savaş ve enerji krizlerinin tarımın stratejik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten İlhan, petrol ve enerjiye bağlı sektörlerde yaşanacak sorunların üretimi ve gıda tedarikini doğrudan etkileyeceğini ifade etti. İlhan, bu süreçte hem üreticilerin hem de vatandaşların tedbirli olması gerektiğini vurguladı.
Yazı Boyutu
Yorumlar 0
Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.