Sarıkamış Harekâtı’nın 110. yılı vesilesiyle;
22 Aralık 1914’te başlayıp 15 Ocak 1915’te sona eren,
karın sessizliğinde donup kalan bir tarihin önünde saygıyla duruyoruz.
Bu anma;
bir muhasebe değil,
bir yargılama hiç değil;
bir hafıza tazelemesi,
bir vicdan yoklamasıdır.
Musa Eroğlu’nun yürek sızlatan dizeleriyle açılır bu tarih sahnesi:
“Sarıkamış, Altınbulak,
Soğanlı’yı biz nereden bilek.”
Evet…
Nereden bilecektik?
Ama bildiğimiz bir şey vardı:
Emir vardı.
Vazife vardı.
Yürümek vardı.
Bildiklerimizi hatırlayacağımız, bilmediklerimizi de öğreneceğimiz etkinliklerin bu yıl da 4–5 Ocak 2026 tarihlerinde Sarıkamış’ta icra edileceğini memnuniyetle öğrenmiş bulunuyoruz.
Kafkas Cephesi: Emrin Uygulandığı Yer
Birinci Dünya Savaşı’nın en sert cephelerinden biri olan Kafkas Cephesi,
Türk ve Rus ordularını karşı karşıya getirdi.
22 Aralık 1914’te başlayan Sarıkamış Harekâtı,
yaklaşık üç hafta süren ağır şartlar altında devam etti
ve 15 Ocak 1915’te sona erdi.
Sarıkamış, yalnızca bir askerî plan değil;
askerliğin temel prensiplerinin sahada uygulandığı bir imtihandı.
Askerlikte kural açıktır:
Plan yapılır ve uygulanır.
Su ortasında at değiştirilmez.
Bu ilke gereği, verilen emirler tartışılmadı.
Mehmetçik, şartlara bakarak değil;
emre bakarak yürüdü.
Allahuekber Dağları: Emre Sadakatin Bedeli
Allahuekber Dağları…
Bu dağlar yalnızca bir coğrafya değildir.
Bu dağlar; itaatin, sadakatin ve vazife ahlakının adıdır.
Binlerce Mehmetçik,
zorlu coğrafyada,
çetin kış şartlarında,
silah arkadaşlarıyla birlikte görevini yaptı.
Çoğu düşmanı görmeden,
ama vazifesini terk etmeden şehit düştü.
Kurşunla değil;
çoğu zaman soğukla, açlıkla ve yoklukla mücadele ettiler.
Sarıkamış;
emirle yürüyen ordunun,
yüreğiyle direnen askerinin destanıdır.
Kazanan Yoktu
Sarıkamış’ta bir galipten söz edilemez.
Ne kazanan vardır,
ne de gerçek anlamda kaybeden.
Ortada yalnızca ağır bir asker zayiatı
ve tarihe kazınmış derin bir acı vardır.
Bu nedenle Sarıkamış,
“yenilgi” kelimesiyle değil;
fedakârlık ve sadakat kelimeleriyle anılmalıdır.
Bugün Hatırlanmasının Sebebi
Yıllar boyunca Sarıkamış,
tarih kitaplarında birkaç satıra sıkıştırıldı.
Oysa yaşananlar, sıradan bir askerî hadise değildi.
Yöre halkının sahiplenmesi
ve özellikle Prof. Dr. Bingür Sönmez’in öncülüğündeki çabalarla
Sarıkamış yeniden milletin hafızasına kazındı.
Bir kalp cerrahının,
milletin kalbine dokunan emeğiyle Sarıkamış bugün,
anlamlı törenlerle anılan bir tarih sahnesi hâline geldi.
- Yılda Anmak