“Yalnızca Anlaşılmak İstiyorlar”
Gümüşhane’de 8 yılı aşkın süredir işaret dili ve tiyatro-drama eğitmenliği yapan yazar Fatma Turan Karadeniz İşitme engelli bireylerin toplumsal yaşamda karşılaştıkları iletişim sorunlarına ve istihdam beklentilerine dikkat çekti. Bu bireylerin yetenekleri doğrultusunda çalışabilecekleri alanların oluşturulması gerektiğini belirtti. İşitme engelli bireylerin yardıma muhtaç kişiler olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Karadeniz, beklentilerini şu sözlerle dile getirdi: “Onlar bizden sadaka falan temenni etmiyorlar. Onlar bizden iş istiyorlar, istihdam istiyorlar; ‘Ben çalışabiliyorum’ diyorlar.”
İşaret dilinin yalnızca el hareketlerinden ibaret olmadığını, kendine özgü yapısı ve kültürel boyutu bulunan bir dil olduğunu vurgulayan Karadeniz, toplumun bu konuda bilinçlenmesinin iletişim engellerinin aşılmasına katkı sağlayacağını kaydetti.
Şiirden Eğitmenliğe Uzanan Yolculuk
Yazarlık serüveninin çocukluk yıllarına dayandığını anlatan Karadeniz, yıllar boyunca kaleme aldığı şiirleri bir araya getirerek ilk kitabını yayımladığını söyledi. İşaret dili ve sağır kültürü eğitimini Ankara Üniversitesi’nde sağır eğitmenlerden aldığını belirten Karadeniz, bu süreçte sağır eğitmenlerle çalışma fırsatı bulduğunu ve sağır kültürünü yakından tanıdığını ifade etti.
Aldığı eğitimin bakış açısını değiştirdiğini dile getiren Karadeniz, bu deneyimin kendisine kazandırdıklarını şu sözlerle anlattı:
“Ben sağır kültürü ve sağır toplumu öğrendim orada. Direkt işaret dilini öğrenseydim belki bu kadar olumlu ve pozitif yaklaşamazdım olaya.”
İlkokul birinci sınıftan üniversite seviyesine kadar farklı yaş gruplarından öğrencilere eğitim verdiğini aktaran Karadeniz, çocuklarla kurduğu iletişimin yazarlığını da beslediğini belirtti. Çocukları dinlerken onların seviyesine inmeyi ve göz hizasında iletişim kurmayı önemsediğini vurgulayan Karadeniz, bu yaklaşımını şu sözlerle ifade etti:
“Çocuğu asla yukarıdan dinlemem, oturacak yerim yoksa diz çöker ve o çocuğu dinlerim. İşte bütün bunların harmanlanmasıyla daha fazla yazmaya karar verdim.”
Erken Eğitimde Aile Desteği Önemli
İşitme engelli çocukların eğitim sürecinde ailelerin önemli bir rol üstlendiğini belirten Karadeniz, ebeveynlerin çocuklarının durumunu kabullenmesinin ve uygun eğitim desteğine yönelmesinin önemine dikkat çekti.
Ailelerin bu süreçte çeşitli zorluklarla karşılaşabildiğini ifade eden Karadeniz, çocukların ev ortamında işaret diliyle desteklenmesi ve erken yaşlardan itibaren akranlarıyla sosyalleşebilecekleri eğitim ortamlarına yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Çocukların eğitim sürecinin yalnızca okulda verilen eğitimle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Karadeniz, ailelerin çocuklarının gelişimini desteklemesinin ve eğitim sürecini yakından takip etmesinin önemine işaret etti.
“İşaret Dili Müfredatta Yer Almalı”
Toplumsal farkındalığın artırılması ve iletişim engellerinin azaltılması için işaret dilinin ilköğretimden üniversiteye kadar eğitim müfredatına dâhil edilmesi gerektiğini savunan Karadeniz, işaret dili eğitiminin öğrenciler için temel kazanımlardan biri hâline getirilmesini önerdi.
Özellikle turizm rehberliği, sağlık bilimleri ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) gibi alanlarda eğitim alan kişilerin işaret dili öğrenmesinin önemine dikkat çeken Karadeniz, afet ve acil durumlarda işitme engelli bireylerle iletişim kurulabilmesinin hayati önem taşıdığını belirtti.
Afet anlarında işitme engelli bireylerin ihtiyaçlarının dikkate alınması ve arama-kurtarma çalışmalarında iletişim yöntemlerinin çeşitlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Karadeniz, enkaz altında kalan bireylere ulaşma sürecinde yaşanabilecek iletişim sorunlarını şu sözlerle anlattı:
“Gideceksin enkazın altında bir sağır kurtaracaksın, nasıl kurtaracaksın? Bağıramazsın, ‘Sesimi duyan var mı?’ diyemezsin. Titreşim algıları var, bunlara hep hazırlıklı olmak lazım.”
“Okumak Aşk, Yazmak İhtiyaç”
Eğitmenlik çalışmalarının yanı sıra edebiyatla bağını da sürdüren Fatma Turan Karadeniz, yazarlığın hayatındaki yerini “Okumak aşk, yazmak ihtiyaçtır benim için” sözleriyle ifade etti.
Karadeniz’in açıklamaları, işitme engelli bireylerin toplumsal yaşama katılımında iletişimin, erken eğitimin ve istihdam olanaklarının birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu bir kez daha ortaya koydu. İşitme engelli bireylerin yeteneklerini ortaya koyabilecekleri çalışma alanlarının oluşturulması ve günlük yaşamda iletişim engellerinin azaltılması, toplumsal katılımın güçlendirilmesi açısından önem taşıyor.