Ulutaş yaptığı açıklamada söz konusu güzergâhın yalnızca bir ulaşım yolu olmadığını, aynı zamanda Karadeniz limanlarını Anadolu’nun iç bölgelerine bağlayan stratejik bir lojistik koridor ve Türkiye’nin en bakir yaylalarına açılan önemli bir turizm kapısı olduğunu vurguladı.
“Stratejik Bir Hat Ama Yıllardır İhmal Ediliyor”
Gümüşhane’nin Kürtün ilçesi ve çevresinde bulunan doğal güzelliklerin bölgenin turizm potansiyelini artırdığına dikkat çeken Ulutaş, Kadırga, Kazıkbeli, Çeğel ve Güvende yaylalarının bu hattın en önemli turizm merkezleri arasında yer aldığını ifade etti. Eko turizm ve yayla turizminin giderek önem kazandığı bir dönemde bu güzergâhın ulaşım altyapısının yetersiz kalmasının büyük bir kayıp olduğunu belirten Ulutaş, “Böylesine önemli bir hattın yıllardır gerekli yatırımları alamaması hem bölge halkı hem de ülke ekonomisi açısından ciddi bir eksikliktir” dedi.“Her Yolculuk Adeta Bir Risk”
Gümüşhane ile Karadeniz’i birbirine bağlayan bu kritik yolun özellikle yağışlı dönemlerde büyük riskler taşıdığını ifade eden Ulutaş, dar virajlar, dik yamaçlar ve kaya düşmelerinin sürücüler için ciddi tehlike oluşturduğunu söyledi. Bölgede yaptıkları inceleme ziyaretinde vatandaşların yaşadığı sorunları bizzat yerinde gördüklerini belirten Ulutaş, “Bu sorunu yalnızca vatandaşlarımızdan dinlemekle kalmadık, sahada gözlemleme fırsatı da bulduk. Yol boyunca hem bölge halkının anlattıkları hem de mevcut yol şartları bu hattın ne kadar ciddi riskler barındırdığını açıkça ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı. Geçtiğimiz haftalarda yaşanan kaya düşmesi olayının can kaybı olmadan atlatılmasının sevindirici olduğunu ancak yolun uzun süre ulaşıma kapanmasının bölgedeki kırılgan ulaşım yapısını bir kez daha ortaya koyduğunu vurguladı.“Yağışlar Kaya Düşmesi Riskini Artırıyor”
Bölgedeki kaya yapısının büyük ölçüde yüzeysel ve köksüz olduğunu belirten Ulutaş, bu nedenle kayaların sağlam bir ana kütleye bağlı olmadığını ifade etti. Yağışların toprağı gevşetmesiyle birlikte küçük su sızıntılarının bile kaya parçalarının koparak yola düşmesine neden olabildiğini dile getiren Ulutaş, özellikle yağışlı dönemlerde yolun çok daha riskli hale geldiğini söyledi. Uzman görüşlerine de dikkat çeken Ulutaş, küçük bir sismik hareketin ya da yoğun yağışın dahi bu hattın tamamen kapanmasına neden olabileceğini belirterek, “Böyle bir durumda yalnızca ulaşım değil, bölgenin ticari ve lojistik akışı da felç olabilir. Daha da önemlisi insan hayatı telafisi mümkün olmayan risklerle karşı karşıya kalabilir” dedi.“Bölge Halkı İhmal Edildiğini Düşünüyor”
Gümüşhane’nin yıllardır merkezi yönetime güçlü destek veren iller arasında yer aldığını hatırlatan Ulutaş, buna rağmen bu hayati sorunun çözülememesinin bölgede ihmal edilmişlik duygusunu artırdığını söyledi. Ulutaş, Gümüşhaneliler arasında artık şu sorunun daha yüksek sesle dile getirildiğini belirterek, “Nasıl olsa bu bölge oy veriyor, birkaç sözle geçiştirilebilir mi?” ifadelerinin sıkça duyulduğunu aktardı. Zigana Tüneli gibi büyük projelerin hayata geçirilebildiği bir dönemde Gümüşhane–Tirebolu hattındaki sorunların yıllardır çözülememesinin birçok kişi tarafından bir yönetim zafiyeti olarak değerlendirildiğini dile getirdi.“Artık Söz Değil, Somut Adım Bekleniyor”
Gümüşhane halkının artık “incelenecek”, “programa alınacak” ya da “ihale edilecek” gibi ucu açık ifadeler duymak istemediğini söyleyen Ulutaş, vatandaşların sahada çalışan iş makinelerini ve güvenli yolları görmek istediğini vurguladı. Ulutaş’a göre bu mesele artık sadece bir ulaşım sorunu değil, aynı zamanda verilen sözlerin hayata geçirilip geçirilmediğinin de önemli bir göstergesi.Güvenli Ulaşım İçin Öneriler
Ulutaş, yolun kalıcı olarak güvenli hale getirilebilmesi için modern mühendislik çözümlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade ederek bazı somut önerilerde bulundu. Bu kapsamda dar virajlar ve dik yamaçların oluşturduğu risklerin ortadan kaldırılması için tünel ve viyadük projelerinin planlanması gerektiğini belirten Ulutaş, kaya düşmesi riski bulunan yamaçlarda ise kaya ıslahı çalışmalarının yapılması ve çelik ağ ile koruyucu bariyer sistemlerinin kurulmasının zorunlu olduğunu söyledi. Ayrıca bölgenin sert kış şartlarına dayanıklı asfalt kaplama, güçlü drenaj sistemleri ve su tahliye hatlarının kurulmasının gerektiğini vurgulayan Ulutaş, güzergâh üzerindeki kritik noktalarda 7 gün 24 saat esasına göre çalışacak acil müdahale ekiplerinin oluşturulmasının da önemli olduğunu ifade etti.“Gümüşhaneliler Artık Sonuç Görmek İstiyor”
Ulutaş açıklamasının sonunda Gümüşhanelilerin sabrının tükenme noktasına geldiğini belirterek yetkililere çağrıda bulundu. “Yetkililer bürokratik gecikmeleri ve sürekli ertelenen planları bir kenara bırakmalı; insan hayatını ve bölgenin kalkınmasını önceleyen somut adımları vakit kaybetmeden atmalıdır” diyen Ulutaş, Gümüşhanelilerin artık yeni sözler değil, güvenli yollar ve sahada çalışan iş makineleri görmek istediğini dile getirdi. Ulutaş, “Gümüşhaneliler bugün haklı olarak şu soruyu soruyor: Bizim hayatımız diğer illerde yaşayan vatandaşlarımızın hayatı kadar değerli değil mi?” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.