Prof. Dr. Cengiz Gökşen: “Masalı Kaybeden Toplum, Kimliğini Kaybeder”

Türkiye’de edebiyatın ve sözlü kültürün toplum hayatındaki etkisinin zayıfladığı bir dönemde, Prof. Dr. Cengiz Gökşen, İlim Yayma Cemiyeti Gümüşhane Şubesi tarafından düzenlenen şehir sohbetlerinde yaptığı konuşmada masalın kültür tarihindeki yerini ve modern insan için neden vazgeçilmez olduğunu anlattı.

Prof. Dr. Cengiz Gökşen: “Masalı Kaybeden Toplum, Kimliğini Kaybeder”
Haberler'de Abone Ol
“Bana masal anlatma”, “edebiyat yapma” gibi ifadelerin, toplumun kendi değer dünyasından uzaklaşmasının bir işareti olduğunu belirten Gökşen, masalın basit bir eğlence değil, kadim bir kültür taşıyıcısı olduğunu vurguladı. “Edebiyat Olmasaydı Sosyal Bilimler de Olmazdı” Konuşmasına edebiyatın insan zihnindeki kurucu rolünü anlatarak başlayan Gökşen, masalın ve hikâyenin beşerî bilimlerin temelini oluşturduğunu hatırlattı. “Dünyada edebiyatın olmadığını düşünün; tarih, felsefe, sosyoloji hiçbiri var olamazdı. Masal, insanlık tarihinin ilk bilimsel verisidir.” sözleriyle masalın entelektüel temelini özetledi. Doğu kültüründe masalın eğlendirmenin ötesine geçerek telkin edici, eğitici ve yol gösterici bir işleve sahip olduğunu söyleyen Gökşen, masalın asıl gücünün “hisse”de gizli olduğunu belirtti. Dil, Hayal Gücü ve Kültürel Bellek Masalla Kurulur Masalların hem çocukların hem yetişkinlerin dil gelişimini ve soyut düşünme yeteneğini doğrudan etkilediğini ifade eden Gökşen, masal anaları ve masal atalarının toplumun dili en iyi kullanan kişiler olduğunu hatırlattı. Masalın çocuk gelişimine katkılarını şöyle sıraladı: Kelime hazinesini genişletir. “Bilmediğiniz kelimenin hayalini kuramazsınız.” Empati yeteneğini artırır. Toplumsallaşmayı güçlendirir. Ahlaki değerleri somutlaştırır. Kültürel kodları aktarır. Bugün masal anlatan büyüklerin ortadan kalkmasıyla çocukların hem hayal gücünden hem de dilsel zenginlikten uzaklaştığını söyledi. “Masal Yalnızca Çocuklara Ait Değildir” Masalların aslında yetişkinlere seslenen geniş ve derin bir dünya olduğunu vurgulayan Gökşen, Gümüşhane masallarının 10–15 sayfayı bulduğunu, bu uzun anlatıların yetişkin hafızasını bile zorladığını belirterek masalın düşündürücü yönüne dikkat çekti. “Mevlana’nın Mesnevi’si yüzlerce masalla doludur; masal basit bir eğlence olsaydı bu mümkün olmazdı.” dedi. “Kendi Masalını Kaybeden Toplum, Kendi Kimliğini Kaybeder” Modern çağdaki kültürel değişimi değerlendiren Gökşen, bugün çocukların Keloğlan’dan çok Superman’i tanımasını kültürel yayılmanın sonucu olarak yorumladı. Almanya’nın II. Dünya Savaşı’ndan sonra kendi masallarından 40 milyon kitap bastırıp dünyaya dağıtmasını örnek gösteren hoca, Türkiye’de ise yerli masalların raflarda giderek azaldığını söyledi. Bu durumun uzun vadeli sonucunu ise şöyle özetledi: “Teknolojiyi üretemeyen toplum kültürü de üretemez. Masal yoksa milli hafıza yoktur.” Devlet Aklı Masalın İçinde: Hekim Ali Paşa Konuşmada “Hekim Ali Paşa” masalı üzerinden yapılan çözümleme dikkat çekti. Gökşen, bu masalın devlet yönetimine dair önemli dersler taşıdığını belirterek şu mesajları sıraladı: Devlet, değerli insanları keşfetmeli ve yetiştirmelidir. Büyük devletlerde çocukların oyunları bile büyüktür; çünkü zihin o yaşta şekillenir. Devlet akılla ve tedbirle yönetilir, kaba güçle değil. Çocuk “küçük insan” değildir; içinde büyütülmesi gereken bir cevher taşır. Çocuklarını eğitmeyen toplumlar geleceğini kaybeder. Devlet adamları çalışma arkadaşlarını seçerken titiz olmalıdır. Bu yorumların, masalların yalnızca sözlü kültür ürünü değil; aynı zamanda siyasal bilgelik taşıyan metinler olduğunu gösterdiği ifade edildi. “Modern Diziler Masalın Yerini Tutamaz” Bugünün dizilerinin eğlence olarak masalı taklit ettiğini ancak eğitici ve kültürel aktarım sunamadığını söyleyen Gökşen, gençlerin bireyselleşmesinin, yalnızlaşmasının ve kültürel aidiyetten uzaklaşmasının nedenlerinden birinin masalların hayatımızdan çekilmesi olduğunu belirtti.
Gümüşhane Olay

Gümüşhane Olay

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.