İYİ Parti İl Başkanı Bayram Canlı’dan Tarihî Uyarı: “Kişiler Geçici, Devlet Bakidir”

İYİ Parti Gümüşhane İl Başkanı Bayram Canlı, ülke gündemini meşgul eden gelişmeler üzerine kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Tarihsel süreçlerden ve kurucu değerlerden örnekler veren Canlı, güncel siyasi tartışmaların günlük polemiklerin ötesinde, devletin geleceği açısından hayati bir sorumlulukla ele alınması gerektiğine dikkat çekti.

İYİ Parti İl Başkanı Bayram Canlı’dan Tarihî Uyarı: “Kişiler Geçici, Devlet Bakidir”
Haberler'de Abone Ol
“Tarih Yalnızca Olayların Değil, Sembollerin de Müzesidir” Açıklamasına sağduyu, muhakeme, soru sorma ve cevap arama çağrısıyla başlayan İYİ Parti Gümüşhane İl Başkanı Bayram Canlı, bugünü doğru anlamak için tarihin dikkatle okunması gerektiğini vurguladı. Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılış süreci, Mondros Ateşkes Antlaşması, Sevr, Çanakkale, Kurtuluş Savaşı ve Lozan Antlaşması’nın bir bütün olarak değerlendirilmesinin zorunlu olduğunu belirtti. 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması’nın Osmanlı Devleti’nin fiilen teslim sürecinin başlangıcı olduğunu hatırlatan Canlı, antlaşmanın İngiliz savaş gemisi Agamemnon’da imzalanmış olmasının dahi devletler için sembollerin ne denli önemli olduğunu açıkça gösterdiğini ifade etti. “Lozan, Bağımsızlık İradesinin Uluslararası Tescilidir” Mondros’un ardından gelen Sevr Antlaşması’nın Osmanlı Devleti’nin parçalanmasını öngördüğünü belirten Canlı, Saltanat Şurası’nda büyük çoğunluğun bu antlaşmayı kabul etmesinin makamı koruma uğruna devletin geleceğinin nasıl tehlikeye atılabileceğinin acı bir örneği olduğunu kaydetti. Buna karşın Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki TBMM Hükûmeti’nin Sevr’i tanımayarak milletin iradesini esas aldığını hatırlatan Canlı, şu değerlendirmede bulundu: “İşte bu nedenle Lozan Antlaşması, yalnızca bir diplomatik belge değil; Türk milletinin bağımsızlık iradesinin uluslararası alanda tescilidir. Lozan Antlaşması ile Sevr’in özerklik ve bağımsızlık ihtimali içeren hükümleri geçersiz hâle gelmiş, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısı uluslararası alanda kabul edilmiştir.” Kurucu Kimlik ve 1924 Anayasası Vurgusu Özellikle 1924 Anayasası üzerinde yapılan tartışmaların dikkatle izlenmesi gerektiğini dile getiren Bayram Canlı, bölücü çevrelerin sürekli bu anayasaya atıf yapmasının tesadüf olmadığını belirtti. O anayasanın temelinde "Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir" ilkesi ile Türk milleti vurgusunun bulunduğuna dikkat çeken Canlı, şunları kaydetti: “Bugün bazı çevreler, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu kimliğini tartışmaya açmakta; millet kavramını etnik temelde ayrıştırmaya çalışmaktadır. Oysa Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşlık anlayışı; etnik kökene değil, ortak vatandaşlık ve millî egemenlik esasına dayanır.” Tarihte yaşanan 1925 Şeyh Sait İsyanı, Ağrı İsyanı ve Dersim olaylarının devlet otoritesine karşı ortaya çıkan ciddi güvenlik sorunları olarak kayıtlarda yer aldığını anımsatan Canlı, bu olayların günümüzde sürekli farklı bağlamlarda gündeme taşınmasının da dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın “100 yıllık düğümü çözüyoruz” şeklindeki açıklamasının toplumda doğal olarak soru işaretleri oluşturduğunu belirten Canlı, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini tartışmaya açabilecek söylemlerin bu kadar rahat dillendirilebilmesi üzerinde düşünmek zorunda olduklarını vurguladı. Bölgesel Gelişmeler ve Ortadoğu Uyarısı Türkiye’nin çevresinde yaşanan gelişmelerin göz ardı edilemeyeceğini belirten İl Başkanı Canlı, Irak’ta ve Suriye’de ortaya çıkan yeni siyasi ve askerî yapılanmaların ülkenin güvenlik politikaları açısından dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyledi. Ortadoğu’da yaşanan her gelişmenin Türkiye’ye doğrudan veya dolaylı etkileri olduğunu belirten Canlı, bu süreçlerin duygusal yaklaşımlar yerine devlet aklıyla ele alınmasının her vatandaşın sorumluluğu olduğunu dile getirdi. “Kör Taraftarlık Devletin Bekasını Geri Plana İtiyor” Ülkenin bugün karşı karşıya olduğu en temel sorunlardan birinin kör taraftarlık ve fanatiklik olduğunu ifade eden Canlı, bu durumun yalnızca bir siyasi partide değil, tüm siyasi yapılarda görülebildiğini kaydetti. Herkesin kendi partisinin pozisyonunu sorgusuz sualsiz savunduğu bir ortamda devletin bekasının, milletin birliğinin ve Cumhuriyet’in geleceğinin geri plana itildiğini söyledi. Kamuoyunda tartışılan çerçeve yasa taslağına da değinen Canlı, “Kamuoyunda tartışılan çerçeve yasa, bana göre yalnızca bir düzenleme değil; bir deneme, bir eşik ve bir başlangıçtır. Eğer toplum partisel aidiyetlerle hareket edip olup biteni sorgulamazsa, bunun devamının geleceğini görmek zor değildir” dedi. Ayrıca terör örgütlerinin silah bırakma söylemlerine mesafeli yaklaşılması gerektiğini belirten Canlı, tarih ve siyaset biliminin silahlı örgütlerin siyasi amaçlarına ulaşmadan silah bırakmayacağını gösterdiğini, meselenin yalnızca bu söylemle değil, örgütün hedefleri ve Türkiye’nin geleceğine etkileri açısından da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. “İtirazımız Etnik Kökene Değil, Ayrıştırıcı Anlayışlaradır” İYİ Partililer olarak itirazlarının insanların etnik kökenine değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerlerini zedeleyebilecek her türlü ayrıştırıcı anlayışa olduğunu belirten Bayram Canlı, “eşit yurttaşlık” söylemi etrafında yürütülen tartışmalara şu soruyla açıklık getirdi: “Türk vatandaşının kullanabildiği hangi temel hak, Kürt kökenli vatandaşlarımız tarafından kullanılamamaktadır? Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm vatandaşları Anayasa önünde eşittir. Sorunlarımızı etnik ayrışma üzerinden değil; hukuk, demokrasi ve ortak vatandaşlık bilinciyle çözmek zorundayız.” “Kişiler Geçicidir, Devlet Bakidir” Açıklamasının devamında İYİ Parti’nin temel duruşunu ve ilkelerini özetleyen Canlı, partililer olarak Cumhuriyet’e, Atatürk ilke ve inkılaplarına, demokrasiye, Anayasa’ya ve Türk devletinin üniter yapısına sımsıkı bağlı olduklarını vurguladı. Mücadelelerinin herhangi bir şahıs ya da makam için olmadığını belirten Canlı, şu ifadeleri kullandı: “Tek sadakatimiz; Türk devletine, al bayrağımıza, Türk milletine ve Türkiye Cumhuriyeti’ne olan bağlılığımızdır. Liderler doğru söylediklerinde desteklenir; yanlış gördüğümüzde ise itiraz etmeyi görev biliriz. Çünkü kişiler geçicidir, devlet bakidir. Hakikat, taraftarlığa göre değişmez.” Vatandaşlara İstiklal Marşı’na bağlı kalma, Gençliğe Hitabe’yi rehber edinme ve aklı, vicdanı ve muhakemeyi devreye sokma çağrısında bulunan Canlı, Kurtuluş Savaşı yıllarında da Sevr’i savunanların bulunduğunu hatırlatarak tarihî tecrübelerden ders çıkarılması gerektiğini yineledi. Canlı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bütün vatandaşlarımıza çağrım şudur: Parti fanatikliğini bir kenara bırakalım. Şahıslara değil, Cumhuriyet’e ve Türk milletinin ortak geleceğine sahip çıkalım. Olayları peşin hükümlerle değil; araştırarak, düşünerek ve muhakeme ederek değerlendirelim. Geç kalırsak çok şey kaybedebiliriz. Bu mesele günlük siyasetin ötesinde; Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğiyle ilgili hayati bir meseledir. Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın. Saygılarımla.”  
Gümüşhane Olay

Gümüşhane Olay

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.