Güven ve üslûp sorunu

Güven ve üslûp sorunu
Haberler'de Abone Ol
Sanırım son dönemlerde güveni sorun hâline bizler getirdik. Güven, güvenmemiz gereken, inanmamız gereken duygularımızdan bir tanesiydi bir zamanlar. Ne olduysa artık sorun teşkil ediyor her birimizin hayatında. Kime nasıl güveneceğimizi, kiminle ne şekilde bir iletişim veya ilişki süreci yöneteceğimizi bilemez olduk. Bunun kişisel sebeplerinin yanı sıra toplumsal sebepleri de oldukça fazla. Toplumun birbirine olan güveninin yitirilmesi, insanların kendilerine olan güvenlerini kaybetmesi ve karşısındakini bir hiç olarak görmesiyle aslında hepimizin süreci başladı. Aslında sorun tamamen kişiseldir. Bence… Farklı fikirleriniz varsa, dönüşlerinizi beklerim tabii ki. Biz toplum olarak bayılıyoruz şahsi sorunlarımızı başkalarına yansıtmaya, onların canını sıkmaya. Sonra da derin bir pişmanlık duygusuna kapılıyoruz ama iş işten geçmiş oluyor çoktan. Hepimiz biliriz, bazı çorbalara limon sıkılmaz ama ısrarcı bir şekilde limon sıkılmaması gereken çorbaya limon sıkanlarımız var. Eeee sen öyle önüne gelen her çorbaya limon sıkarsan, bir gün birileri gelir senin çorba kasene kaşığını sokar. Bilinçsiz yaptığın her işin sana geri dönüşü çok bilinçli olur. Ben “X” ben “Y” değilim ama ben seni istediğim için geldim ve seninleyim. Sorunlarınızı çözerken başkalarını yıpratmadan, başkalarını değersizleştirmeden, sorun ve problemlerinize odaklanırsanız daha az yıpratıcı bir süreci atlatmış olursunuz. Herkesin sorunu var, herkesin problemi var. Peki bu kimi ne kadar ilgilendiriyor? Sizin hayatın ne kadar içinde olduğunuzla ilgili. “Ben, ben, ben…” nereye kadar? Bir yerde durmak lazım. Bir yerde “biz” diyebilmek lazım. Bunun için de kapasite lazım. Kapasite için bol bol eğitilmek, öğretilmek, okumak lazım. Söz konusu bilim, edebiyat olduğunda bir sessizlik kaplıyor sohbet ortamını; ama konu dedikodu olduğunda bütün ağızlar açılıyor. Hep beraber görüyoruz. Mesela ben görmekle kalmıyor, kahkahalarla gülüyorum bazı şeylere. Peki ya sen? Vazgeç gönül benden gel artık olalım biz Vazgeç gönül hep senden artık olmalıyız ikimiz. Kimse sizden herhangi biriyle ruhlarınızı birleştirmenizi istemiyor. Toplum sizden iyi niyet istiyor, toplum sizden merhamet bekliyor; doğa sizden insanlık istiyor. Hadsizliğin adı bugün “çok sinirliydim” oldu, terbiyesizliğin adı “gerginim” oldu. Hepsini topladım ama bir sene olmadı. Herkesle öyle istediğiniz gibi, kafanıza göre iletişim kuramazsınız. Herkesle konuştuğunuz gibi herkesle konuşamazsınız. Herkes kafanızda kim mesela? Ayşe ile konuştuğun gibi Fatma ile konuşamazsın; Fatma ile konuştuğun gibi de Elif’le konuşamazsın. Nedir? İnsanın insandan istediği Hoş bir sohbet belki bir çiçek bahçesi. Nedir ki senin benden beklediğin? Bir kuru ekmek belki üç gün bekletilmiş su. Nedir? Dedi sende olup bende olmayan Belki bir tas, belki bir tarak. Neydi aramızdaki husumet? Belki bir bakmak, belki uzun uzun bakışmak. Sen miydin beni şikâyet eden yaratana? Yoksa ben miydim seni hep isteyen, şikâyet ettiğin o yaratandan? Güven dediğini yasla sırtını bana. Bir döndüm; ne dağ var arkamda, ne bir mağara. Hangi çiçeği sevdiysem elimde kaldı. Ne zaman bir “sen” sevdiysem içimde kaldı. Bitmek bilmedi hırsların, öfkelerin, içindeki nefretlerin… Bitmek bilmedi benim seni boş yere sevişlerim. Satırlar anlatamaz sana olan güvenimi, kendine olan güvensizliğini anlatmaya. Ama doğru olan bir şey var: Toplumda uyum içinde yaşamak zorunda olduğumuzu unutmayacağız. Unuttuğumuz noktada hırpalanırız, üzülürüz, sarsılırız, küseriz, içimize kapanırız. Bu da bambaşka sebeplere, bambaşka hastalıklara yol açar. Üslup diyorum Veli Efendi, üslup… Üslubu güzel olanın dili güzel olur, sohbeti güzel olur, bahçesi bol çiçekli olur. Üslubu kötü olanın içi çürümüş olur, kokmuş olur. Üslup diyorum Veli Efendi; insanı insan eden, bedene can verendir. Birine güvenmek için çabalamak çok boş… Kişi önce kendine güvenmeli. Kendine güvenmedim ki, başkalarına güvenmek için sebeplerim, gerekçelerim olsun. Önce kendine güven. Ve güvenin bir sorun değil, öncelikli bir duygu olduğunu düşün; hatırla, uygula… Ve sonra — önce kendine güven.
Gümüşhane Olay

Gümüşhane Olay

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.