Gümüşhane'nin Kelkit ilçesinde sürüsündeki diğer kazlar tarafından dışlanan “Junior” isimli kaz, kendisine sahip çıkan 65 yaşındaki İsmail Gürbüz'ün en yakın dostu oldu.
Henüz 5-6 aylıkken diğer kazların saldırılarına maruz kalan Junior, kendisini koruyan Gürbüz'ü ailesi gibi benimsedi. Papyonuyla dikkat çeken kaz, evde, bahçede ve arabada İsmail dedenin peşinden ayrılmazken yanına yaklaşan diğer insanları da kovalıyor.
Kelkit ilçesinde yaşayan İsmail Gürbüz ile torununa ait kazlardan Junior arasında kurulan dostluk, insanlarla hayvanlar arasındaki güçlü bağın dikkat çekici bir örneğini ortaya koydu.
Yaklaşık iki yıldır aile tarafından bakılan Junior'ın hikâyesi, henüz yavruyken sürüsündeki diğer kazlar tarafından dışlanmasıyla başladı. Diğer kazların sürekli kovaladığı ve saldırdığı Junior'a İsmail Gürbüz sahip çıktı.
Gürbüz'ün ilgisi ve korumasıyla kendisini güvende hisseden kaz, zamanla ondan ayrılmamaya başladı.
Sürüsü Dışladı, İsmail Dede Sahip Çıktı
Junior'ın henüz 5-6 aylıkken sürüden dışlandığını anlatan 65 yaşındaki İsmail Gürbüz, kazın kendisine bağlanmasının nedenini sürekli onu korumasına bağladı.
Gürbüz, “Bu kazlar benim torunumun. Mustafa büyüttü bunları. Diğer sürü, 5-6 aylıkken Junior'ı reddetti, yanına koymadı. Sürekli bunu dövüyorlar, kovalıyorlar. Ben her seferinde bunu korudum, kolladım. Kazlarda sürüsünü kabullenme, sahiplenme duyguları çok fazladır. Onun için beni sahiplendi” dedi.
Gürbüz'ün Junior'a gösterdiği ilgi, zaman içerisinde alışılmışın dışında bir dostluğa dönüştü.
“Beni Annesi Babası Gibi Görüyor”
Junior'ın kendisini ailesinin bir üyesi gibi gördüğünü ifade eden Gürbüz, kazın günlük hayatının neredeyse tamamında kendisine eşlik ettiğini söyledi.
Gürbüz, “Şimdi ben annesi babasıymışım gibi evde peşimde, arabada peşimde, benimle dolaşıyor. Canı sıkılınca bahçeye gidiyoruz. Beraber geziyoruz, dolaşıp geliyoruz. Beni sahiplendiği için kim olursa olsun yanıma koymuyor” ifadelerini kullandı.
Kazların sahiplenme davranışlarının güçlü olduğunu belirten Gürbüz, Junior'ın kendisini korumaya çalıştığını anlattı.
Gürbüz, “Kazlar yavrularının, anne babalarının yanına yabancı hayvanları sokmazlar. Şimdi bu da beni anne babası biliyor, sahiplendi. Herkesi kovalıyor. Ben hayvanları çok seviyorum zaten. Bizim bir sürü kedilerimiz de var, Junior'ımız da var, yine kazlarımız da var. Hayvanlarla gayet barışığımdır. Ben Junior'ı çok seviyorum” dedi.
İki Yıldır Bakıyor Ama Junior Onu Bile Kovalıyor
Junior'ın bakımını üstlenen Mustafa Mert Durmuş da kazın İsmail Gürbüz'e gösterdiği bağlılığın kendilerine karşı davranışlarından oldukça farklı olduğunu söyledi.
Junior'ın yaklaşık iki yıldır kendilerinde olduğunu belirten Durmuş, kazın bakımını üstlenmesine rağmen kendisine bile zaman zaman saldırdığını ifade etti.
Durmuş, “Bunlarda sürü psikolojisi var. Sürü psikolojisi nedeniyle diğer kazlar Junior'ı dışladı. O da kendisine yakın birini bulmak istedi. İsmail dedem de hayvansever birisi olduğu ve onunla çok ilgilendiği için Junior ona yaklaştı. Elinden yemek yediriyor, onunla birlikte geziyor. Peşinden ayrılmıyor, yanına kimseyi de yaklaştırmıyor” dedi.
Junior'ın davranışlarını anlatan Durmuş, “Sahibi olarak ben yaz kış bakıyorum. Junior iki yıldır bizde. İki yıldır ben bakmama rağmen beni bile ısırıyor, kovalıyor. İsmail dedemi benimsediği için ona çok yakın” ifadelerini kullandı.
Papyonlu Junior, İsmail Dedenin Gölgesi Oldu
Boynundaki papyonuyla da dikkat çeken Junior, İsmail Gürbüz'ün günlük hayatına eşlik ediyor.
Bahçede Gürbüz'ün arkasından yürüyen, evde onunla vakit geçiren ve otomobilde de yanından ayrılmayan kaz, kendisine sahip çıkan kişiye bağlılığıyla ilgi çekiyor.
Sürüsü tarafından dışlandıktan sonra İsmail Gürbüz'ün koruması altında büyüyen Junior'ın hikâyesi, Kelkit'te insan ile hayvan arasında kurulan dostluğun farklı bir örneği olarak dikkati çekiyor.