“Bu Yol Kader Değil, Göz Göre Göre Gelen Bir İhmaldir”
Tirebolu–Torul yolunda meydana gelen kazaların hiçbirinin tesadüf olmadığını ifade eden Bayram Canlı, yıllardır yapılan uyarılara rağmen yetkililerin sessiz kaldığını söyledi.
Yolun mevcut haliyle adeta kazaya davetiye çıkardığını belirten Canlı, ihmaller zincirine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Bu yol kader değil. Bu yol, ihmaller zincirinin, vurdumduymazlığın ve ertelemenin açık bir sonucudur. Burada yaşanan her kazanın nedeni bellidir, her risk noktası ortadadır. Yıllardır bu yolu kullanan herkes virajların nerede daraldığını, görüş mesafesinin nerede sıfıra indiğini, hangi noktalarda kazaların kaçınılmaz hale geldiğini çok iyi biliyor. Bunu sadece vatandaş bilmiyor, yetkililer de biliyor.
Ama bilmekle yetiniliyor, gereğini yapmak konusunda kimse sorumluluk almıyor. Her defasında ‘inceleme başlatıldı’, ‘rapor hazırlanıyor’, ‘programa alınacak’ denilerek zaman kazanılıyor. O süre zarfında olan yine vatandaşa oluyor.
Her kazadan sonra aynı klişe cümleler kuruluyor: ‘Başımız sağ olsun.’ Ama başsağlığı dilemek yol yapmıyor; tedbir almıyor; canları geri getirmiyor. Artık bu sözler yetmiyor. İnsanlar göz göre göre, bile bile, uyarılar dikkate alınmadığı için hayatını kaybediyor.
Eğer bu yol zamanında yapılmış olsaydı, bugün birçok insan hayatta olacaktı. Bu yüzden burada yaşananlar bir talihsizlik değil, açık bir sorumluluktur. Bu sorumluluktan da kimse kaçamaz.”
“Aylar Önce Uyardık, Bugün Acı Tabloyla Karşı Karşıyayız”
Canlı, 8 Haziran 2025’te Tirebolu’da Harşit Vadisi Platformu öncülüğünde düzenlenen yürüyüşü hatırlatarak, o gün yapılan uyarıların bilinçli şekilde görmezden gelindiğini ifade etti.
“O gün Tirebolu’da binlerce insan tek bir ağızdan konuştu. ‘Bu yol ölüm yolu’, ‘Yol değil tuzak’ dedik. Yetkililere açık açık çağrı yaptık, ‘Artık yeter’ diye haykırdık. Aradan aylar geçti. Bugün artık bu yol için proje eksikliği bahanesi de kalmamıştır. Projenin hazır olduğu bilinmektedir. Ancak ortada ne bir ihale vardır ne de sahada fiilen başlayan bir çalışma.
Proje hazır olmasına rağmen ihalenin yapılmaması, sorunun teknik değil, tamamen idari ve siyasi bir tercihten kaynaklandığını göstermektedir. Bugün geldiğimiz noktada üç can daha toprağa verildi. Bu tabloyu kim, nasıl açıklayacak?”
“Bu Yol Her Gün İnsanlara Ölüm Korkusu Yaşatıyor”
Tirebolu–Torul yolunun fiziki yapısının her geçen gün daha da tehlikeli hale geldiğini vurgulayan Canlı, vatandaşların can güvenliğinin açıkça hiçe sayıldığını söyledi.
“Bu yol dar, bakımsız, virajları keskin, görüş mesafesi yetersiz. Yol çizgileri silinmiş, bariyerler yetersiz, uyarı levhaları ya yok ya da işlevsiz durumda. Gece ayrı bir tehlike, gündüz ayrı bir risk barındırıyor. Sis çöktüğünde, yağmur yağdığında, hava biraz bozduğunda bu yol adeta bir tuzağa dönüşüyor.
İnsanlar bu yolda direksiyon başına geçerken aileleriyle helalleşerek yola çıkıyor. ‘Sağ salim varabilecek miyiz?’ korkusuyla araç kullanılıyor. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Devletin görevi vatandaşına ‘dua ederek git’ demek değil, güvenli ve insan onuruna yakışır yollar yapmaktır.
Bugün bu yolda yaşanan korku bireysel değil, toplumsaldır. Şoförler tedirgin, yolcular endişeli, aileler diken üstünde. Herkes bir telefon sesiyle kötü haber alma korkusuyla yaşıyor. Bir yol, bir şehir için umut değil, korku kaynağı olmamalıdır.”
“Ölenler İstatistik Değil, Birer Can”
Canlı, kazalarda hayatını kaybedenlerin rakamlarla ifade edilmesine de sert tepki gösterdi:
“Burada kaybedilenler birer sayı değil. Onlar bir istatistik satırı, bir rapor maddesi değildir. Her biri bir ailenin evladı, bir annenin göz nuru, bir babanın umudu, bir evin direğidir. Her kayıpla birlikte sadece bir insan değil; bir aile düzeni, bir gelecek hayali, bir umut da toprağa veriliyor.
Vatandaşın canı, bütçe hesaplarının ve yatırım ertelemelerinin arkasına saklanamaz. Bir yol yapılmadı diye insanların hayatını kaybetmesini normalleştiremeyiz. Bugün konuştuğumuz şey asfalt değil; insan hayatıdır.”
“Artık İhale Yapılmalı, Yapım Süreci Başlatılmalıdır”
Yol için net bir takvim ve somut adımlar talep eden Canlı, belirsizliğin artık sona ermesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:
“Bu yol için artık ‘projelendirilecek’ denilerek zaman kaybedilemez. Proje hazırdır. Bugün yapılması gereken tek şey, ihalenin bir an önce gerçekleştirilmesi ve yapım sürecinin fiilen başlatılmasıdır.
‘İlerleyen yıllarda’ söylemleri bu yol için geçerliliğini yitirmiştir. Daha kaç kaza yaşanacak, daha kaç cenaze kalkacak? Eğer ihale süreci daha fazla geciktirilirse, bu yolun bugünkü halinden doğacak her yeni acının vebali, artık görmezden gelenlerin omzunda olacaktır.”
“Bu Çağrı Siyaset Üstüdür”
Açıklamasının sonunda çağrısının siyasi değil, insani ve vicdani bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Bayram Canlı, yetkililere bir kez daha seslendi:
“Bu bir siyasi polemik değildir. Bu bir muhalefet–iktidar meselesi hiç değildir. Bu, doğrudan insan hayatıyla ilgili bir çağrıdır. Bu yol yapılana kadar susmayacağız, bu konunun peşini bırakmayacağız. Çünkü burada susmak, yaşanan ölümlere ortak olmaktır.
Bir can daha toprağa düşmeden, bir aile daha yıkılmadan, bir çocuk daha yetim kalmadan bu çile sona ermeli. Yetkililer artık topu birbirine atmaktan vazgeçmeli, sorumluluk almalı ve gereğini yapmalıdır.
Bizim talebimiz çok açık: Güvenli yol, ihalesi yapılmış bir süreç ve sahada başlayan somut çalışma. Bugün atılmayan her adımın bedeli yarın bir başka acı haberle karşımıza çıkıyor. Bunun vebali de artık taşınamaz.
Buradan bir kez daha açıkça ifade ediyorum; bu yol yapılana kadar bu mücadele sürecek. Çünkü insan hayatı, her şeyden önce gelir.” Haber: Ebuzer YAPAR
Yazı Boyutu
Yorumlar 0
Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.