• BIST 1.542
  • Altın 411,808
  • Dolar 7,5315
  • Euro 8,9768
  • Gümüşhane : 11 °C
  • Trabzon : 14 °C

YER EDİNEMEYEN MESLEK: GAZETECİLİK

26.07.2018 13:12
SERHAT DOĞAN / YAZAR

SERHAT DOĞAN / YAZAR

Gelin bu hafta biraz gazetecilerden bahsedelim isterseniz. Hani birazımızın kızdığı birazımızın sevdiği ama hiçbir zaman özümseyemediği meslek sahiplerinden. 15 yıldır belki de tarihinde görmediği kadar itibar kaybına uğrayan meslek sahiplerinden bahsedelim biraz. Annenize gazeteci olacağım dediğinizde “yok mu evladım düzgün meslek” dediği sektörün insanlarından bahsedelim biraz. Aslında onlardan bahsederken biraz da kendi basın hayatımıza bakacağız.

Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı olaylar düşünülürse gazetecilere kızgın olması gayet normal diyebilirsiniz. Casusluk davaları ile gündeme gelen gazetecilerin yabancı istihbarat servislerine bilgi sızdırmaları, siyasi politikaları zedeleyen tutumları göz önüne getirildiğine bu durum gayet normal karşılanabilir. Ancak burada asıl sorulması gereken soru şudur?

Basın sizin için ne ifade ediyor?

Dünyanın değişik yerlerinde Gazetecilerin tarihi değiştiren insanlar olduklarını biliyor muydunuz? Mesela Fransız devriminde gazete ve gazetecilerin rolünden haberiniz var mı? İngiltere’nin bir Hindistan coğrafyasını Askeri baskıdan daha ziyade gazeteciler eliyle elinde tuttuğunu biliyor muydunuz? Ya da yıkılmaz denen hükümetleri yine gazetecilerin yıktığını. Mesela birinci dünya savaşı sonrası İngiltere’de yönetimde bulunan hükümetin savaşın sonucunu değerlendiren gazetecilerin baskısına dayanamayıp istifa ettiğinden haberiniz vardır elbette (!)

Desem ki size Avrupa’da ya da Amerika’da gazetecilerin haberlerinin belge niteliği taşıdığını ne dersiniz bana? Yine bu coğrafyalarda toplumun en nitelikli kesimlerinden birinin gazeteciler olduğunu biliyor musunuz? Dünyanın en korkulan liderlerinin bile en çok çekindiği insanların gazeteciler olduğunu biliyor musunuz? Mesele tek başına dünyaya kafa tutan Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump Pulitzer ödüllü Amerikalı gazeteci “Alex Jones” ismini duyduğu zaman nasıl titriyor biliyor musunuz?

Bir başka dev olan Rusya’da Putin’e en yakın isim Vladimir Solovyov bir gazetecidir. Solovyov iki ülke arasında geçtiğimiz yıllarda iki ülke arasında yaşanan uçak krizinde Rus medyasını sükûnete ve diplomasiye davet ederek olayın Rusya basınında farklı yerlere çekilmesini önlemişti. Sıradan basit bir gazeteci iki ülke arasındaki diplomatik bir krize çözüm olmuştu. Örnekleri daha da artırmak mümkündür.

Peki, dünyada Gazetecilik bu şekilde iken bizlerde nasıl ilerliyor?

Bizim insanımız ne Avrupa ne Amerika ne de dünyanın diğer yerlerindeki insanlara benzemez. O yüzden bizim ülkemizde meslekler bile dünyanın geri kalanına benzemez. Gazetecilik avam mesleğidir bizde. Okullarını açar öğrenci yetiştiririz. Onlara tam da yukarıda anlattıklarım gibi gazeteciliğin ne kadar önemli ve prestijli bir meslek olduğunu anlatırız. Sonra mezun olur öğrencilerimiz, işlerini yapmaya başlarlar. İş dediysem öyle Anlattığım gibi gazetecilik değil ha. Bizdeki gazetecilik teknik takip üzerine kuruludur. Vali takip et bürokrat takip et seçim takip et. Resim çek ses kaydı çöz kalıba uygun haber yaz. Sakın ama sakın etliye sütlüye karışma. Kalmadı öyle Tanzimat gazetecileri. Tanzimat döneminde gazetecilerin amacı toplumu eğitmekti. Şimdikilerin amacını kendileri bile bilmiyorlar.

Bir tarafta dünyayı ayağa kaldıran devlet başkanları ile terör örgütleri ile mücadele eden gazeteciler diğer tarafta kendi ülkesinde hastanede iki yaralının ismini alamayan gazeteciler. İşin maddi boyutunda hiç değilim. O kısma girersek çok daha enteresan durumlar ortaya çıkıyor.

Dedim ya gazetecilik bizim ülkemizde avam mesleği diye. Bana elle tutulur bir Türk gazetesi söyleyebilir misiniz son 10 yılda her hangi bir dünya lideriyle görüşmüş olsun. Sevmesek te vaktiyle işini iyi yapan gazeteciler vardı bu ülkede. Maalesef insanlar hayalleri le değil mecburiyetleri ile yaşıyorlar bu ülkede.

 Namık Kemal Osmanlı son döneminin tanınan şahsiyetlerindendir. Sultan II. Abdülhamit Namık Kemal’i Magosa’ya sürgün eder. Üstüne bir de maaş bağlatır kendisine. Nedenini sorduklarında ise Sultandan gelen cevap günümüze cevap niteliğindedir. “Bizi bizim mecmualarımızda tenkit etsin, parasız kalıpta bizi ecnebi mecmualarında sakın tenkit etmesin.”

İşte basın Hürriyetinin hiçe sayıldığı o dönemde bile gazeteciliğe verilen değer ortada iken bugün gazetecilerin mahkûm edildiği durum anlatmaya bile değecek durumda bile değil.

 

 

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim