• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Gümüşhane : 7 °C
  • Trabzon : 13 °C

YANMIŞIN HALİNDEN ANLAMAZ HAM…

20.12.2015 13:57
ZEYNEP ERDOĞDU / YAZAR

ZEYNEP ERDOĞDU / YAZAR

       Hz. Mevlana,  ölümü düğün gecesi  olarak görecek kadar büyük bir aşık.. O hayata ve ölüme bakış açısını “Ölümümüzden sonra, mezarımızı yerde aramayınız! Bizim mezarımız âriflerin gönüllerindedir.”sözleri ile özetliyor aslında. Peki, biz bu sözleri, Mevlana’yı anlamak için ne kadar kafa yoruyoruz? Ne kadar tanıyoruz bu deryayı ? Galiba hep kıyısından bakıyoruz biz bu deryaya. Buna ben de dahilim. “Ne olursan ol yine gel, bizim dergahımız ümitsizlik dergahı değil” dizelerinin ona ait olmadığını, sufi bir şair olan Ebu Said Hayr’a ait olduğunu bu yazıyı yazmadan önce öğrendim ben de. Farz edelim ki bu bilgi yanlış bu dizeler Mevlana’ya ait. Bu mudur 26 bin beyitlik 6 ciltlik mesneviden akıllarda kalan?

     Biz dünyanın gıpta ile baktığı değerlerimize sahip çıkmıyoruz. İranlılar eserlerini Farsça yazan Mevlana’yı kendilerinden sayıyorlar. Türkmenistan’da pek çok kişi Mevlana’yı Acem sanıyor. İran böyle  yanlış bir bilgiyi insanların aklına sokarken biz hiçbir tanıtım atağında bulunmuyoruz. Mesele Mevlana’nın Rum, Türk ya da Acem olması değil, mesele topraklarımızda yeşeren bu değeri tanımıyor olmamız. .

     Her yıl ülkemizde 07-17 Aralık tarihlerinde yapılan anma törenlerinde dönemin önde gelenleri kürsüye çıkıp artık ezbere bildiğimiz konuşmaları yapıyor. Görevleriyle ilişkileri bitince ise hiç birini o törenlerde göremiyoruz. Çünkü bu törenler boy gösterisi için reklam stantı olmaktan öteye gitmiyor. Çünkü mesele Mevlana’yı anlamak değil. Oysaki Mevlana’yı anlamak tefekkür ve aşk ister. Ona göre her şeyin özü sevgidir, aşktır ve güzelliktir. Ancak, Mevlana’daki aşk ilahi olana yönelen aşktır.” Aşk, kimseye niyazı ve ihtiyacı olmayan Hakk’ın vasıflarındandır. Ondan başkasına aşık olmak, geçici bir hevestir.” Bir başka beyitinde ise sanki günümüze seslenircesine “Sen şehvetine aşk adını takmışsın, Fakat şehvetten aşka dek uzun bir yol var…” demektedir Rumi.

  

 O kültürümüzün en mühim temsilcilerinden, Anadolu’yu Anadolu yapan ruh temellerinin harcında onun eserlerinin  tesir ya da ilhamını görmeyen dikkatli bakmıyor demektir. Keza Mevlana bilinmeden Anadolu’da yazılan ilk Türk eserlerini kavramak zordur. Bugün yine Mevlana anlaşılamadığındandır ki, bir aşk ayini olan seması bir turizm animasyonuna dönüşüyor. Köklü medeniyet hazinelerimiz hoyratça tüketiliyor. Türkiye, Osmanlı’dan ve daha evvelki Türk devletlerinden devraldığı manevi değerlerini yarınlara taşımalı, bunları bugünkü modern iletişim ve eğitim araçlarını da kullanarak hayatın ve kültürümüzün sağlam birer parçası haline getirmelidir.

     Sıfatları baba, ağabey, usta, hoca her ne olursa olsun, hepimizin hayatına etki eden ve iz bırakan birileri vardır. İsimleri ruhumuza ve zihnimize kazınmıştır. Mevlana kazındığı gönül ve zihinler aracılığıyla asırlardır yaşıyor. Onu reklam standı olarak görenlerse çoktan silinip gitti. Şems-i Tebrizi’nin dediği gibi “Yanmışın halinden anlamaz ham, Sözü kısa kesmek gerek vesselam.”

 

 

 

 

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim