• BIST 1.471
  • Altın 414,451
  • Dolar 7,4160
  • Euro 8,9680
  • Gümüşhane : -6 °C
  • Trabzon : 5 °C

Vatikan’dan gelen Şeyh efendiler…..

03.05.2017 17:08
SERHAT DOĞAN / YAZAR

SERHAT DOĞAN / YAZAR

“Tarih sürekli olarak farklı yazıldı. Bize Kemalist tarih öğretildi. Atatürk’ün yaptıkları bize iyi gösterilmeye çalışıldı. Oysa o hiçbir şey yapmadı. Dinimizi elimizden aldı. Bizleri dinsiz ve şuursuz bir nesil olarak yetiştirdi . Ecdadımızın kanları ile sulanan bu toprakları İngiliz devletine ve mason localarına peşkeş çekti.”

 İstanbul’da tanıştığım bir vatandaş cümleye böyle başladı. Ve daha çok şey söyledi. Ben ise sadece dinledim adamı. Çünkü adamın kafasının içerisinde o kadar farklı o kadar birbirine zıt ve tutarsız bilgi yer edinmiş ki bir tek kelime söylesem adamın tüm hayatı iflas edecek gibi hissettim. Muhterem hem iyi bir siyasetçi, hem iyi bir tarihi hem iyi bir sosyolog.  Uzatsak daha da gider. Adamda tüm vasıfların tek bedende buluşmuş hali. Ve toplumda çok farklı bir yerde bulunan insanların saygı duyması gereken adamlardan biri. Kendisini İslamcı, Milliyetçi biraz demokrat biraz liberal olarak değerlendiriyor.  Akıl fukarası kendisine bütün “-ci ve cü” eklerini ekledikten sonra aynen şu ifadeyi kullanıyor.  “ Biz büyük devletiz. Ancak dış mihraklar bizimle uğraştıkları için büyüyemiyoruz”

 

    Gelin biraz kafa yoralım ve bireysel düşünmenin ötesine geçerek olayları birazda daha üst pencereden seyretmeyi düşünelim. Dış mihrak meselesini ilk olarak ele alalım. Türkiye Cumhuriyeti bulunduğu stratejik konumu ve bölge için barındırdığı su rezervleri dışında hiçbir artısı olmayan bir devlettir.  Lafımı yanlış anlayıp ta farklı yerlere çekmeyin. Adet oldu ne desem tersini düşünmek. Sayenizde vekil beylerden bile uyarı yedik değerli okurlar. Vekiller bilmez bizim derdimizi. Siz de mantıklı izah edin. Neyse meseleye dönelim biz. Ortadoğu’da ve bölgesinde güçlü bir devlet olduğu ortadadır. Peki, şimdi gelin meseleyi şöyle ele alalım. Basit bir mantık ile düşünelim. Bizimle en çok uğraşan kimler. İngiltere, Amerika, Rusya ve dahi tüm diğer ticari ve idari ortaklarımız. Peki, Amerika’da dış mihrak yok mu? Ya da Rusya’da dış mihrak yok mu? Çin’de dış mihrak yok mu? Ve daha sayamadığım pek çok dünya devletinde hiç mi dış mihrak yok. Bunlarla kimse uğraşmıyor mu. Siz zannediyor musunuz ABD Rusya ile hiç uğramıyor ya da bunun tam dersi. Bölgelerde yaşayan arkadaşlarımda konuştuğumda ise işin daha ilginç bir boyutuna rastlıyorum. Dış mihrak kavramı hiç birinde yok. Sadece bizde var. Efendiler eğer siz devletiniz ile güçlü iseniz dış mihraklar hiçbir şey yapamazlar. Ama siz her engeli dış mihraklara bağlarsanız asıl bu sefer siz bir şey yapamazsınız.

 Kendi içimizde birliktelikten ve güçlü olmaktan bahsediyorum. Altı İbadet ortası ticaret üstü ihanet olan bir şebekenin ibadet ve ticaret bölümlerinde kim varsa cezaevlerine tıkıp ihanet bölümüne yetki olmadan giremiyoruz bahanesi göstermenizi değil. Ya da başınıza buyrulduğu gibi şirket yönetir mantığı ile devlet önetmenizi de değil. Biz sizden adam gibi yöneticiler bekliyoruz. Toplayan birleştiren yöneticiler. Her dönemde içimizde hainler ya da dış güçlere hizmet eden insanlar çıkacaktı. Vakti ile İngilizler vardı bu ülkede . Osmanlı saltanatının içerisine girip kendi devletine ihanet ettirecek kadar da ileri boyutta idiler bu şahıslar. Ortak özellikleri neydi peki Osmanlı zamanında bu şahısların. Hepsinin batı hayranı olmaları idi. Hepsi hürriyet kavramı peşinde sürüklenip giden Osmanlı tebaasıydı. Hürriyet için ülkesinden vazgeçen Vatansız Hürriyetperverler.

 Peki şimdi . değişen pek bir şey yok şimdi yabancılara hizmet edenlerin ortak özelliği nedir. Müslüman olmaları.  Şaka değil böyle sahte Müslümanlar değil. Numaradan içimize sızmak için Müslüman olanlarda değil bunlar. Bunlar hakikaten Müslüman bir anne babadan dünyaya gelmiş Allah’ın varlığına ve birliğine Peygamberi efendimizin onun resulü olduğuna iman etmiş ve huşu içerisinde ibadet eden insanlar bunlar.  Ben bunlara Yeşiller diyorum. İslamcılar. Kimisine sorsan seccademi attığım yer vatanımdır diyor, diğeri bu ülkede Cuma kılınmaz diyor. Hepsinde ayrı bir fetva makamı. Ecnebide işini biliyor.  Bu kadar avanak Müslümanın olduğu yerde bir tane Şeyh iyi iş görür. Bir de bakıyorsun Müslüman din kardeşim sistemli bir şekilde şeyhin arkasında yola bindirilmiş gidiyor. Peki, ecnebi bunu yaparken sen bir tane papaz yetiştirip Vatikan’da böyle bir mücadeleye girişmeyi denedin mi?  Bunun adı aldatmaca değildir. Düşman seni nasıl vuruyorsa sende onu öyle en mahreminden vuracaksın. O senin dinine saldırıyorsa sende onun en hassas yerinden en beklemediği yerden yakalayacaksın. Ha diyorsan ki ben Müslümanım. Böyle şeyler bize göre değil biz göğüs göğüsse yiğitçe savaşırız. Sana lafım yok kardeş zaman makinası bulununca yanıma uğra seni insanların mertçe dövüştüğü orta çağ zamanına geri göndereyim. İşte yukarıda bahsettiğim muhteremde  bu İslamcı gurup içerisinde sevilen kişilerden birisi. Birleştiren değil farkında olmadan ayrıştıranlardan…

Merdim deme zinhar, seni meydâna çekerler

Dâvâ edeni bahsile burhâna çekerler.

 Bu haftada bu beyit üzerine düşünelim biraz…

 

 

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim