• BIST 118.514
  • Altın 161,976
  • Dolar 3,7797
  • Euro 4,6375
  • Gümüşhane : 5 °C
  • Trabzon : 11 °C

VALİ NE DER BİLMEM. AMA DURUM BU

10.01.2018 08:57
SERHAT DOĞAN / YAZAR

SERHAT DOĞAN / YAZAR

                Öyle çok uzatmayacağım bu hafta. Uzatılacak bir mesele hakkında konuşmayacağım zaten. Kıymetli valimize bir durum analizi ve öneri sunacağım. Görevde 1 yılını tamamlayan valimizin Gümüşhane’yi yavaş yavaş tanımaya başladığını görmekteyiz. Lakin biz yine de ufak bir hatırlatma yapalım istedik.

                Merhaba diyelim öncelikle Aziz şehrimin pek muhterem vatandaşları ve o kadar muhterem olmayanları. Merhaba seçilmişler ve seçilmeye çalışanlar. Merhaba şahsiyeti karakterini gölgede bırakanlar. Merhaba haramı helalden ayırt edemeyen lakin her şeyi mubah sayan hocalar. Tabiatın değerini ancak ve ancak mezara girecek toprak bulamayınca anlayan ama her yere beton döken Müteahhit abilerim size de merhaba. Merhaba buyruk almaya alışanlar. Merhaba rüşveti çorba parası diye içen devlet malını haramzadelere peşkeş çekenler, merhaba. Kendi işi dışında başka işlerle uğraşan seçimlere hile fesat karıştıran, iş dost ve akrabalık ilişkileri üzerinden insanlar üzerinden egemenlik kuranlar size de merhaba. Seçilmiş lakin seçildiği makamla yetinmeyip yan makama başkan arayanlar size de merhaba. Yol arkadaşlarına ihanet eden, bulduğu her fırsatta dostunun yüzüne gülüp sonra arkadan bıçaklayanlar size de merhaba. Çevreci gözükerek odun sobası kullanan kömür bacalarına filtre taktırmayan, ıslah diye evin salonuna bile beton döken büyüklerim, size de merhaba. Siyaset korkusundan ses çıkartamayan, işimden olurum diye her işe göz yuman, göz yumdu diye onu şikâyet eden personel kardeşlerim size de merhaba. Merhaba ey şahsi hakkını Allah’ın hakkı üzerinde tutup hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayan kardeşlerim. Merhaba, benim cebinde beş lirası olmadan zengin cakası atan öğrenci kardeşim. Merhaba Nuh peygamber telefon kullanıyordu söylemleri ile akademik çalışma yapan hocalarım. Merhaba tek bir akademik yayını olmadığı halde mekân işgal eden asistan kardeşlerim.  Hepinize merhaba.

                Ve Esselâmu Aleykum hak ve hakikati el üstünde tutan, işi ehline emanet eden, emanet aldığı işi hakkıyla gözeten kardeşlerim. Evvela hak olanın davasını güdüp ona göre yaşayan bu dünyanın bir başka dünyaya açılan bir kapı olduğunu bilen kardeşlerim  ESSELÂMU ALEYKÜM sizlere….

                Böylesi uzun bir girizgâhtan sonra gelelim meselemize. Aslında sayın valimize söyleyeceklerimi tarihi bir mesele ile özetlemekte fayda görüyorum. Bu şekilde hem mesele daha iyi anlaşılacaktır hem de vatandaşımız bir tarihi kıssa öğrenecektir.

                Sultan II. Mahmut zamanında devletin Anadolu’da ve Balkanlar’daki otoritesi o kadar sarsılmış bir vaziyetteydi ki sultan şehirlerde ortaya çıkan Ayan ismini verdiğimiz ağalara bile söz geçiremez olmuştu. Bazılarının kendilerine has ordu ve hazine kurduğunu da bilmekteyiz. Kavalalı ya da Tepedelenli örneğinde olduğu gibi. Devletin tanıdığı hakları kendi lehlerine kullanıp devletten daha söz sahibi hale gelmişlerdi bunlar. Sultan en güçlü saydığı ayanları saraya çağırarak bunlardan yeniden kendisine biat etmelerini ve emirlerini koşulsuz kabul etmelerini ister. Sultan, yapacağı reformlarda karşısında durmamalarını onlarında destek olmasını ister. Bu ahitler tarihimiz de Sened-i İttifak adıyla yazıya geçirilmiş ve devlet ağasına teslim edilmiştir. Zaten işler de bu vakitten sonra kızışmıştır. Devlet asli unsur olmaktan çıkmış artık kendi içindeki devletler ile mücadele etmeye başlamıştır. Devletin tanıdığı haklar ve güvenceler ile bu şekilde güçlenen kişi ve şahıslar artık devlet politikalarının uygulayıcısı değil karar vericisi konumuna gelmişlerdir. Aslında yapması gereken görevlerini sultan rica minnet kabul ettirir olmuş ayanlara.

                Bak bakalım bu şehre sayın valim. Bu olay ile bir bağlantı kurabilecek misin? Şu dağların arasında sıkışıp kalmış bu güzel Anadolu şehrinde bu anlattığım kıssaya benzer bir durum görmekte misin? Öyle bir şehir düşün ki sayın valim hizmet getiremiyorsun. Çünkü getireceğin her bir hizmet bu şehirde birilerinin alanını daraltacak. Eskinin ağaları seksenlerin karaborsacıları şimdinin namuslu esnafı buraya hizmet istemez. Sizden istediği tek şey işinizi yapmanızdır. Çünkü az biraz işin içine girince hemen karşınıza dikilecek ve size aynen şu ifadeleri kullanacaklardır. “ Efendim o iş burada olmaz, zarar edersiniz, millet ne anlar o işten, zaten Trabzon yakın”

                Ya bu durumu böyle devam ettirecek valiliğinizi bitireceksiniz ya da Sultan Mahmut misali ayanları toplayıp onlardan mutabakat ile iş yapmayı deneyeceksiniz. Her iki tarafı da sıkıntılı bir durum değil mi? Hiçbir şey yapmasanız sizin ağrınıza gidiyor, devleti bunlara mecbur etmek tarihin ağrına gidiyor. Hülasa bu şehirde zihniyeti değiştirmedikçe yaptıklarınız görev sürenizle orantılı olacaktır. Bazı şeyleri değiştirmeye öncelikle zihniyetten başlamak lazım. Bunu güzellikle anlamıyorlar ise zorla yapmak ta fayda görüyorum…

                                               “ Erbâb-ı kemâli çekemez nâkıs olanlar
                                                Rencide olur dîde-i huffâş ziyadan”

 

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim