• BIST 107.579
  • Altın 151,411
  • Dolar 3,6601
  • Euro 4,3031
  • Gümüşhane : 10 °C
  • Trabzon : 18 °C

SIRADIŞI SOHBET

10.03.2016 13:26
LÜTFİ KILIÇ / YAZAR

LÜTFİ KILIÇ / YAZAR

Sürekli her şeyi eleştiriyoruz, hiçbir şeyi beğenmiyoruz. İnsanlar o kadar bencil ve kişisel davranıyorlar ki; kendilerinden başka kimsenin bırak yaşamını, günümüzde ücret alınmadan kalan tek havayı bile solumalarını kabullenemiyorlar. 

            Benim gibi düşünmeyen, bana hizmet ve itaat etmeyen bana yaramaz, içimizde hatta etrafımızda dolaşması beni rahatsız eder, mantık ve anlayışına sahibiz.

            Her şey ve hep ben, ben merkeziyetçiliği olduğu sürece de,  benliğin verdiği benliklenme insanı yalnızlığa dışlanmışlığa sürükler, öfke ve bastırılmış duygular hızla ama sezsizce büyür, çoğalır. Gün gelir o sesiz öfkenin sessizliğinde boğulur gider,

            Hiç bir madde ,hiçbir canlı bu dünyada baki değildir. Yaşam ve yaşayanlar birer sınavdan geçiyorlar, imtihan ediliyorlar.

            Öyleyse toplumda yaşamanın bir bedeli olmalı ve bu bedel hakça adaletlice paylaşılmalıdır.

            Eleştirdiğimiz konu ve kişilere bakarak kendi nefsimizi ve benliğimizde sorguya çekmeliyiz. Mevcut eksiklikleri ,tezatları   hoşgörü içinde çözüm aramak varken nefse yenilip, hissi davranıp çirkinleşerek iftira atarak karalamak, kişiye bir şey katmaz. Aksine eksiltiriz.

            ‘’Bir İslam Alimimiz’’ yükselmenin alameti alçalmaktadır.’’buyurmuş, öyleyse toplum nezdinde onurlu , saygın ve itibarlı olabilmek  ve  kabul görmek için, hoşgörülü tevazu sahibi olmaya çalışacaksın.

            Toplumumuzun bir kısmı hala eski alışkanlıklarını maalesef terk edemiyor, geçmişteki yaşadıkları saltanat hayatlarının  devam ettirmek istiyorlar, fakat bu gibi bireyler sürekli itibar ve   irtifa kaybettiklerini pek fark edemiyorlar. Çünkü nefisleri itibar kaybını kabul edemiyor.

            Ve bu gibi kişiler tüm yaşamları boyunca her platformda ve her cemiyette ve toplumun önünde her zaman ben ve tek olmak istiyorlar nefisleri tatmin edebildikleri gibi edemedikleri de oluyor, yaşamları boyunca belki dal kavukları da çok oluyor.

           

 

Etraflarında dolaşan dal kavukların  bile  içten içe isyan   ve nefret  duygularını  zaman zaman gizleyemeseler de,  açıkça ifşaa  edemiyor olsalar da beddua  ve  nefretleri  gün geçtikçe  artmakta sonunda  da  bağlı oldukları  BENLİKLİKLERİ   terk etmektedirler .   

            Bu ise fani yaşamdan ebedi yaşama geçişte tatmin etmek istedikleri ben’liklerinin nasıl ceza ve eza çekeceklerini bu yaşamdaki gibi fark edecekleridir.

            İşte düşündüğüm ve istediğim ilahi adaletin var olduğunu bildiğimiz bir dünya içinde, her bireyin BEN olduğu hayatı,  yaşamla imtihana çalışmak dünyasıdır.

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim