• BIST 107.579
  • Altın 151,411
  • Dolar 3,6601
  • Euro 4,3031
  • Gümüşhane : 10 °C
  • Trabzon : 18 °C

SATIR ARASI NOTLARIM

17.05.2016 10:59
Serhat Akyol / YAZAR

Serhat Akyol / YAZAR

10 gün öncesine kadar, iki sevim kazanmış ve ülkeyi 20 aydır yöneten bir Başbakan, 6 ay önceki genel seçimlerden yüzde 50’ye yakın oy alarak kurulmuş bir hükümet ve bir Bakanlar Kurulu vardı. Türkiye tarihinde görülmemiş şekilde görevinden ayrılmak zorunda kaldı. Şüphesiz ki bunun ekonomik ve siyasi sonuçlarıyla yüzleşeceğiz.

Mevcut düzen içerisinde piyasalara ve ekonomi dünyasına “Reformlar birinci öncelik. AB ile Gümrük Birliği’nin kapsamının genişletilmesi ve vizesiz seyahat konuları müzakere ediliyor” mesajları veriliyordu. Artık öncelikler değişti ve yeni kurulacak hükümetin öncelikleri farklı olacak. 64. Hükümet öncelik olarak reformlardan bahsederken, yeni hükümetin öncelikleri anayasa değişikliği ve başkanlık sistemi olacak. Bu öncelikler uzun süredir parlamenter sistemle yönetilen Türkiye’ye yatırım yapan yatırımcılar için alışık olunmayan ve bilinmeyeni çok olan bir sisteme dayanıyor. Bu durumda güven ortamından söz edilemez.

AB ile ilişkiler “bir anda” bitirme noktasına kadar geldi. Vize muafiyeti görüşmelerinde Türkiye itirazlarında kesinlikle haklıdır. Ancak ihracatımızın yarısını AB ye yapıyoruz. Yine doğrudan yatırımların üçte ikisinin geldiği yer AB olunca sanırım biraz daha oturup düşünmemiz gerekiyor. Beklentiler gümrük birliğinin kapsamının artacağı yönündeydi ve Türk iş dünyası da vize muafiyeti ile AB ye kolay erişimi ümit ediyordu. Kabul edelim ki biz şu an için Avrupa’yı bir tarafa bırakamayız. Avrupa ve mülteci konusunda ki bu belirsizlik ekonomimizde derin yaralar açmaya devam edecektir. Bu daha sabırlı daha akılcı çözümler ve etkin bir dış siyaset izlememizi gerektiriyor.

Bu arada Avrupa’nın da mülteci sorunlarından dolayı kaynadığını unutmamak gerekiyor. Tabi birde İngiltere’nin Haziran ayında yapacağı AB referandumu var…

Merkez Bankası’nın faizi yarım puan düşürmesinden bu yana 3 haftayı aşkın süre geçti. Hatta faiz indirimi 24 Mart’ta çeyrek puanla başladı ve nisan ayı ile birlikte 75 baz puana ulaştı. Düşüşün devam edeceğine de işaret edildi. İyi ama nasıl? Merkez Bankası 24 Mayısta toplanacak ancak yeni hükümet o tarihe kadar kurulabilecek ve ekonomik programlarını açıklayabilecek gibi görünmüyor.

Faizler indi diyoruz ancak henüz bankaların kredi faizlerinde doğru dürüst bir indirim gerçekleşmedi. Çünkü küresel piyasalarda kar realizasyonu değişti ve Türkiye bundan büyük zarar görüyor. Türkiye’ye giren para miktarı düştü hatta geçen hafta 480 milyon Dolar çıkış yaşandı. Türk Lirası 5,3 değer kaybetti, Hazine faizleri yükseldi, borsa %8 düştü. Diğer bir husus ta hepimizin bildiği gibi Başbakan Davutoğlu’nun görevinden ayrılması ile oluşan belirsiz ortam. Ayrıca Türkiye’de birde mevduat sorunu var. Banka kaynakları kısıtlı kalıyor çünkü TL krediler mevduatların %140 ına ulaşmış durumda. Mevduat biriktiremeyen bankalarda dışarıdan borçlanma yolunu seçiyor ki siyasi belirsizlik işte burada hissettiriyor kendisini. Bu aslında büyük bir problem, Çünkü bankalarda artık belirsizlik sebebiyle borçlanmaktan kaçınıyor ve netice itibari ile tıkanıyor.

Faizi düşürmenin bir başka koşulu enflasyonun düşmesiydi. Enflasyonu belirleyen en önemli faktör Türk Lirasının değeridir. Kur artışının olumsuz etkilerini silecek bir dönem içerisindeydik ancak şuan tam tersi durum söz konusu. Yeni kur artışları gündemde ve dolayısıyla enflasyonist bir dönem beklentileri artıyor. Bu durumda faizlerin daha fazla düşürüleceği ihtimalini beklemek çok yanlış olacaktır. Aslında, faizleri düşürmek istiyorsak bunun en sağlam ve kalıcı yolu enflasyonu düşürmekten geçiyor. Enflasyonu düşürmenin en etkili yöntemi de döviz kurlarını tutmaktan geçiyor. Yani siyasi irade faizleri indirin dedi diye faiz indirimine gitmemiz çokta sağlıklı bir adım değildir. Bütün bu nedenlerden dolayı faizlerde istikrarlı bir düşüş sürecine girebilmemiz her şeyden önce siyasi belirliliğe ve istikrara, sonra dış piyasaların istikrarına bağlıdır.

Mutlu haftalar diliyorum.

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim