• BIST 1.538
  • Altın 411,898
  • Dolar 7,4125
  • Euro 8,9286
  • Gümüşhane : 0 °C
  • Trabzon : 8 °C

PİYASALARA BAHAR GELDİ…Mİ ?

14.03.2016 18:39
Serhat Akyol / YAZAR

Serhat Akyol / YAZAR

Geçtiğimiz hafta piyasalarda ılımlı bir hava hâkimdi. Rahatladık mı? Aslında evet. Piyasalarda esen bahar havası ile bir nebze olsun nefes aldık. Artarda gelen olumlu veriler ile doğru orantılı gelişen beklentileri piyasalar satın aldı ve fiyatladı. Peki, neler oldu birlikte bakalım;

            Global Bazda, Amerikan Merkez Bankası (FED)’ in Mart ayında da faiz arttırmayacağı beklentisi güçlendi. Bu yıl dört olan artırım oranı beklentisi ikiye düştü. Bu yıl FED iki kez faiz artıracak gibi görünüyor.  Avrupa Merkez Bankası (ECB) toplantısı öncesi mevduatta faiz indirimi kararının çıkma beklentisi gelişti. Ayrıca petrol ve değerli madenlerdeki fiyat artışları önemliydi ve bu artışlar tahvilleri de olumlu etkiledi. Yine Çin Ulusal Kongresi önümüzdeki dönem hedeflerini belirledi ve bunu kamuoyuna açıkladı. Buda küresel piyasalarda etkili oldu elbette.

            Petrol fiyatları Ocak ayı itibariyle 28 Dolar dip fiyat altını görmüştü. Bu noktadan sonra tüm metaller gibi yükselişe geçti. Ancak bu yükseliş hiçbir zaman Petrol üreten ülkeler için yeterli olmuyor. Fiyat artışları petrol üreticisi ülkelerinin üretimi kısmaya yönelik görüşmelerine de bağlı görülüyor. Bu konuda henüz bir anlaşmaya varmış değil fakat önde gelen petrol üreticisi ülkeler bu ay Moskova'da bir araya gelecekler. Ayrıca Uluslararası Kredi Değerlendirme Kuruluşu (FITCH) 40 Doları aşan petrol fiyatlarındaki artışın geçici olacağını tahmin ediyor. Zira FITCH’ e göre bu yıl petrol fiyatları varil başına ortalama 35 Dolar olarak tahmin ediliyor.     Yurt içinde ise en son enflasyon rakamlarındaki düşüş piyasaya olumlu yansıdı. Merkez Bankasının da elini güçlendiren enflasyon rakamları sonrasında Türk Lirası (TL) da, yabancı para birimleri karşısında pozitif ayrıştı. Değerlenen TL de piyasalarda bahar rüzgârları estiriyor. Bunun yanında terör örgütüne karşı elde edilen başarılar, sınırlarımızdaki jeopolitik risklerin bir nebze olsun azalması önemli gelişmeler. Birde bunun yanında Avrupa ile mülteciler konusunda orta yol bulunması da olumlu gelişmeler arasında. Haziran ayında Avrupa vizelerinin kalkacak olması ve Avrupa’dan gelecek 6 milyar dolara yakın bir destek şüphesiz ki ekonomimize bir canlılık katacaktır. İşte tüm piyasaların satın almayı özlediği risk ve beklentiler olarak ortaya çıkıyor ve ekonomide bahar rüzgârları esmesine sebep oluyor.

            Şu an piyasalarda iyimserlik satın alınıyor olsa da, içsel ekonomimize yön veren gerçekler aslında küresel gelişmelerden yön buluyor.  Yani ekonomimiz dışarıdan daha kolay etkileniyor. Peki, bu bahar havası kalıcı olacak mı? Bence kalıcı değil. Zira şu an oluşan ılımlı havayı piyasa oyuncuları karlarını maksimize etmek için kullanıyor. Aslında küresel piyasaların yönü büyük olasılıkla belli ve çokta parlak görünmüyor. İçsel faktörlerden ziyade dışsal etkilerle yön bulan ekonomimiz de bu negatif yönden etkilenecektir.

Ne Çin’in durumu ne ECB açıklamaları nede küresel gelişmeler. Biliyoruz ki FED Mart ayında olmasa bile önümüzdeki aylarda bu sene içerisinde mutlaka en az 2 kez faiz artırımı yapacak. Yapmalı da. Şayet ABD, küresel piyasaları yönlendirmek istiyorsa mutlaka faiz artırımına gitmelidir.

Dışarıda yaşanan olayların yansımaları iç piyasada ne şekilde olacak bunu göreceğiz ancak şimdilik tablo pek hoş görünmüyor. Yılın ikinci yarısında iç piyasa daha sıkışık bir hale gelecek. Kredi kullanımı artacak ve sorunlu krediler de doğru orantılı olarak artacak, dış kaynak azalacak, büyüme oranları etkilenecek ve kurlar ile faiz oranları yükselecek. Şu an görünen tablo bu ancak, ekonomik göstergeler her an değişebilir. Umarım dünyada pozitif yönde ılımlı seyir devam eder.           

                        BÜYÜK SÜRPRİZ;

            Geçtiğimiz haftanın en önemli sürprizi şüphesiz Avrupa Merkez Bankasından (ECB) geldi. Aralık ayında sessiz hatta yetersiz kalan ECB tabir yerindeyse resmen beklentileri alt üst etti. Dünyanın merakla beklediği kararlar açıklandı. Perşembe günü ECB Başkanı Mario Draghi’ n açıklamaları ile aslında Avrupa enflasyon hedeflerine ulaşmak için elinde kalan silahların tamamını devreye soktu denilebilir.

  • Mevduat faizi yüzde -0.30’dan -0.40’a indirildi / Beklentiler bu yöndeydi.
  • Varlık alım miktarını 60 milyar Euro’dan 80 milyar Euro’ya çıkartıldı / Beklentiler 10 milyar Euro’ luk bir artıştı, beklentilerin üzerinde gerçekleşti.
  • Borç verme faiz oranını % 0.30 dan % 0.25’e indirdi / Böyle bir beklenti yoktu.
  •  Politika faizini % 0.05’ten % 0’ a çekti / Böyle bir beklenti yoktu.
  • Yatırım yapılabilir notu olan banka dışı tahvillerinde alınacağını duyurdu / Böyle bir beklenti yoktu.
  • Yeni TLTRO ihaleleriyle bankalara eksi faizle 5 yıllığına kaynak aktarımı yapılacağını duyurdu. İhaleler haziranda başlayacak ve her çeyrek tekrarlanarak 2017 Mart ayında bitirilecek / Bu beklentisi çok düşük bir ihtimaldi.
  • Ve son olarak enflasyon ve büyüme hedefleri 2016 yılı için düşürüldü.

Draghi basın toplantısı ile ECB’ nin daha fazla faiz indirimine gitmeyeceğine işaret etti ve % 2 enflasyon hedefine yaklaşana kadar bu operasyonlara devam edileceğini belirtti. Neticede ECB bu sefer oldukça yoğun önlemler ile kararlılığını gösterdi ve genişleyici bir ekonomi politikasına yöneldiğini göstermiş oldu. ECB’ nin aldığı kararlar ile iyileşme bir süre devam edecek gibi görünüyor ancak uzun vadede etkisini yitirecektir ve yapısal önlemler mutlaka gerekecektir.

ALTIN

Geçtiğimiz hafta Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faizi daha da düşürmeyeceğini işaret etmesinin ardından Euro’nun değer kazanması ve bunun sonucu dolar bazında altının daha ucuz hale gelmesinin ardından son bir yılın en yüksek seviyesine çıktı. Spot altın yüzde1 yükselerek ons başına 1,284.64 dolara kadar çıkarak Şubat 2015'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Çin tarafından açıklanan ve gelen haberler Altın’ın fiyatlamasında etkili oldu. Altın yukarı yönlü fiyatlamasını 1277 seviyesine kadar sürdürdü. ECB kararları sonrası 1234 seviyelerine geri çekilen altın, basın toplantısı sonrasında yeniden yönünü yukarıya çevirdi ve 1274 seviyelerini gördü. Şayet 1270 seviyeleri üzerinde tutunabilirse, sırasıyla 1285 ve 1290 direnç noktalarını görmemiz mümkün. Aşağı yönde ise 1250 ve 1247 destek noktalarımız olacaktır.

PETROL

 

ABD'de akaryakıt talebinin arttığına ve ham petrol üretiminin azaldığına ilişkin işaretlerle birlikte, dördüncü haftayı da kazançla geçmeye ve Mayıs ayından bu yana en uzun haftalık yükseliş serisini gerçekleştirmeye yöneldi.

Vadeli petrol kontratları New York'ta % 2,4 kadar yükseldi ve dördüncü haftayı da kazançla geçmeye yöneldi. Enerji Enformasyon İdaresi'nin (EIA) Çarşamba günü açıkladığı verilere göre, ABD'de benzin tüketimi son dört haftada Eylül ayından bu yana en yüksek seviyesine çıktı ve ham petrol üretimi Kasım 2014'ten bu yana en düşük seviyesinde kaldı.

Aslında düşük fiyatalar etkisini gösteriyor ve ucuz petrolden dolayı ABD’ de petrol tüketimi artıyor. Kısıtlı arz ile zamanla kendi dengesini bulacaktır ve yukarı yönlü hareket yavaşta olsa devam edecektir. Petrol, geçen ay 12 yılın en düşük seviyesini gördükten sonra, güçlenen talep ve düşen ABD üretiminin küresel arz fazlasını azaltacağı beklentisi ile bu yılki kayıplarını geri aldı.

 

BRENT PETROL      :

 Küresel çaptaki gelişmeler petrol fiyatlarında etkili olmaya devam ediyor. Geçtiğimiz hafta son 3 ayın en yüksek değerlerini yakalayan petrol bu seviyeler ve üzerinde tutunma çabasında.  Geçtiğimiz haftanın son gününde Uluslararası Enerji Ajansı (İEA) yayınladığı raporda, petrol fiyatlarının dip seviyeleri görmüş olabileceğini belirtmişti. Üretici ülkelerin yaşadığı aksaklık, OPEC dışı üretimde yaşanan daralma, petrol talebindeki yükseliş ve zayıf doların petrol fiyatlarına destek olmaya devam ettiği belirtildi. Brent Petrol fiyatları 41 dolar üzerinde tutunmayı başarabilirse sırasıyla fiyatını 41,50 ve 42 dolar seviyelerine çıkaracaktır. Geri çekilmede ise 40 dolar destek noktası görülebilir. Önümüzdeki günlerde yapılması planlanan OPEC ve OPEC dışı üretici toplantısı fiyatlar üzerinde belirleyici olacaktır. Toplantıdan üretim miktarını azaltmaya yönelik karar çıkarsa, petrol fiyatlarındaki yükseliş hızlandıracaktır.

DOLAR          :

Geçtiğimiz hafta 2,93 altında aşağı yönlü yatay seyrini sürdüren dolar, yurtiçi piyasalarda açıklanan cari denge 2,23 milyar dolar açık vererek beklentilerin biraz üzerinde gelmesiyle 2,90 seviyeleri altında tutunmaya çalıştı. Açıklanan ECB faiz indirim kararıyla gevşemeye devam etti ve 2,87 seviyelerine kadar geriledi. Draghi’ n toparlayıcı açıklamaları ile 2,89 seviyelerine çıkan dolarda bu seviyedeki kalıcılık ile önce 2,90 daha sonra 2,91 direnç noktaları görülebilir. Hatta 2,92 seviyelerini test etmesi beklenebilir. Ancak artan satış baskısı ile 2, 89 seviyelerinde tutunamaz ise dolarda sırasıyla 2,87 ve 2,85 destek noktalarını görmemiz mümkün.

EURO             :

ECB verileri sonrasında 3.11 seviyesine gerileyen Euro, karar sonrasında açıklama yapan Draghi’ n sözleri ile 3.24 seviyesini test etti. Yukarı yönlü fiyatlamalar devam ederse sırasıyla 3.25 ve 3.27 direnç seviyeleri takip edilebilir. Artan kar baskısı ile satışların oluşması durumunda 3.20 ve 3.19 destek seviyelerine geri çekilecektir. 

Mutlu haftalar diliyorum.

 

 

 

 

 

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim