• BIST 1.471
  • Altın 414,451
  • Dolar 7,4160
  • Euro 8,9680
  • Gümüşhane : -5 °C
  • Trabzon : 5 °C

“PERAKENDE SEKTÖRÜNDE SATIŞ BAŞARISI”

11.04.2016 14:45
Serhat Akyol / YAZAR

Serhat Akyol / YAZAR

 

            Baharın yavaş yavaş kendisini hissettirmesiyle perakende sektöründe de kış uykusunun bittiği görülüyor. Yavaşta olsa piyasalar canlanmaya başladı. Isınan havalar ile birlikte sokaklar canlandı ve alış-veriş başladı diyebiliriz. Bende perakende satışta öne geçebilmek ve rekabet edebilmek adına hazırladığım notlarımı sizlerle paylaşmak istedim. Belki teorik anlamda olsa da katkı sağlayabilirim. 

Kısa tanımla, son tüketici veya kullanıcıya yapılan mal ve hizmet satışlarına “Perakende Satış” denir.

Perakende satış geçmişi binlerce yıl öncesine dayanır. Paranın icadından öce, takas yöntemi ile başladığı kabul edilir. Seyyar dolaşarak satış ve değiş tokuş yapan seyyar satıcılar ile gelişimini sürdüren perakende satış daha sonra yerleşik pazarların kurulmasıyla bugünkü anlamına kavuşmuştur diyebiliriz.

“Perakendeci” ifadesi ise yukarıda ki tanımda belirtilen işi yapan satıcıları ifade etmektedir. Ticaretin başladığı ilk yıllardan beri üretilmiş malı veya hizmeti nihai kullanıcıya ulaştıran ve bu işten fayda(Kar) sağlayan satıcılar “Perakendeci” olarak adlandırılır. Tüccar ya da tacir diye adlandırılan kimseler kimi zaman direk üreticilerden kimi zamanda diğer tüccarlardan belirli fiyatla aldıkları mallar ile sattığı ürün yelpazesini oluşturur ve yine kendi belirleyeceği makul bir kar ile son kullanıcıya satar. Bu şekilde perakendeci kimliği oluşur. Yine üretici olan ve bunun yanında ürettiği malları doğrudan teşhir ederek satış yapan kimselerde Üretici kimliğinin yanında Perakendeci olarak ta adlandırılabilir. Üretici kimliği perakende sektöründe rekabette avantaj sağlayabileceği gibi pek çok durumda dezavantaja da dönüşebilir.

Perakende Satış, rekabetin en yoğun yaşandığı sektörler arasında başı çekmektedir. Perakende satış sektörü içerisinde rekabetin temelini “ Fiyat” belirlemektedir. Bu bağlamda kısa bir fiyat tanımlaması yapacak olursak; “Fiyat, perakendecinin satmakta olduğu mal ve hizmetlerin değiş tokuş değeridir diyebiliriz.” Burada fiyatı oluşturan faktörlere de değinmek gereklidir. Bir malın fiyatını belirleyen faktörler;

  1. İç faktörler           
  2. Dış faktörler

Olmak üzere ikiye ayrılır.

  1. İç Faktörler

Üretimi etkileyen direk faktörlerdir. Bunlar, Firma stratejileri (pazarlama ve karlılık vb.), hammadde ve tedarikçi maliyetleri ile firma itibarı, marka değeri vs. unsurlardır. Üretici firmaların katlanmış olduğu fedakârlıkların toplamı üretim maliyetini oluşturur. Toplam üretim maliyeti üretilen mal miktarına bölündüğünde birim maliyet hesaplanır. Ürün fiyatlaması yapılırken birim maliyet ve firmanın kâr yapısı temel ölçü olarak ele alınır.

  1. Dış Faktörler

Fiyatı oluşturan dışsal faktörlerin başında talep gelmektedir. Bir mala olan talep ne kadar yüksek ise fiyatı da artacaktır ve ya düşen talep fiyatı düşürecektir. Bunun haricinde Rakiplerin fiyatları, ülke ve sektörün ekonomik koşulları (örn. Ekonomik ve sektörel krizler vb.), yasal hükümler yani hükümetlerin fiyatlandırma ile ilgili olarak koyduğu yasal zorunluluklardır. ( örn. İş gücü Fiyatlarının belirlenmesi vb.)

Yine tüketicinin kültür seviyesi, yaşam koşulları, beklentileri, mesleği, yaş grubu vb. nedenlerden dolayı yapacağı tercihler fiyatların oluşumunu etkileyen faktörlerdir.

Kısacası homojen mallarda rakiplerine göre daha ucuz fiyattan satış yapabiliyor olmak perakendeciyi rekabette öne geçirecek ve büyük bir avantaj sağlayacaktır. Tabi bu varsayım için diğer bağımsız bileşenleri sabit kabul etmek gerek.

Önümüzdeki hafta perakende sektöründe rekabetin fiyat dışında ki belirleyicilerine bakacağız.

Piyasalara bakacak olursak;

Geçtiğimiz hafta kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s nin Türkiye’deki bankacılık sektörüne dair yaptığı açıklamalar önemliydi. Zira açıklamalardan sonra piyasada hareketlilik gözlenmişti. Moody’s Türkiye’de önümüzdeki günlerde fonlama maliyetlerinin artabileceğini gösteriyor.

Mart ayı FOMC toplantı tutanakları açıklandı. Açıklanan tutanaklardan sonra FED Başkanı Yellen ve ECB Başkanı Draghi’ nin değerlendirmeleri piyasalar için önemliydi. Draghi 2016 yılında piyasalarda belirsizliğin devam edeceğini belirtirken Yellen ise faizde kademeli artışa dikkat çekerek ABD ekonomisine güvendiğini belirtti.

Türkiye Sanayi üretimi rakamları açıklandı ve yüzde 5,8 ile beklentilerin hayli üzerinde gerçekleşti. Zira beklenti yüzde 4,4 idi. Bu olumlu bir haber ve Türkiye ekonomisinde yaşanacak büyümeyi işaret ediyor şüphesiz.

DOLAR                      :

            Özellikle Moody’ s açıklamalarından sonra kurda hareketlilik arttı. Geçtiğimiz hafta Kur, 2,85 seviyelerine yakın seyretmeye devam etti. Yukarı yönde hareketlilik devam ederse 2,87 seviyeleri hedeflenecektir. Aşağı yönde hareket ise 2,84 seviyeleri önemlidir. Bu seviyenin altında yeniden 2,82–2,81 seviyeleri görülecektir. Benim tahminim bu hafta dolar 2,83–2,85 aralığında işlem görecektir.

            EURO                         :

            Geçtiğimiz hafta, ECB Başkanı Draghi’ nin açıklamaları ile beklendiği büyüklükte bir hareket gerçekleştirmeyen kurda sakin ama kararlı duruş devam etmektedir. Geçen hafta en düşük 3,20 seviyelerini gören kurda hafta başından itibaren yükseliş trendi devam etti ve 3,26 seviyelerini gördü. Bu seviyede kar satışlarıyla haftayı 3,2487 de kapattı. Aslında Teknik olarak baktığımızda Euro da Yükseliş trendi devam edecek gibi görünüyor haftayı ort. 3,21-3,25 aralığında tamamladı ve bir önceki hafta kapanış değerlerini yakaladı. Kısa vadede AL sinyali verdiği görülüyor. Ben bu hafta Euro’ nun önce 3,28 ardından 3,330 seviyelerini hedefleyeceğini düşünüyorum.

            ALTIN                                   :

            Altında sert yükselişler devam ediyor. Ancak geçtiğimiz hafta 1.243 direnç noktasını kıramadığı gözlemleniyor. Altın haftayı 1.241 seviyelerinde kapattı. Satışlar ile aşağı yönde hareket görülür ise 1.225 seviyesi önemli destek noktası olarak karşımıza çıkacaktır. Bu seviye üzerinde tutunduğu sürece altında sert yükselişler olması muhtemeldir. Geçtiğimiz hafta kapanış seviyesi olan 1.241 seviyesi bu hafta altının 1.251–1255 seviyelerini test edeceğini gösteriyor. Altının yükselişini destekleyen en önemli faktör FED’ in sakin kalması sebebiyle değerlenemeyen dolardır. Bu sebeple Altın için karar almadan önce mutlaka FED cephesi açıklamalarına dikkat edilmelidir. Aşağı yönde hareketle altında 1.210–1.208 seviyeleri destek noktalarıdır. Neticede altın 1.200 seviyesi üzerinde kaldıkça yükseliş eğilimi devam edecektir. Bence bu hafta altın bu hafta kısa kar satışları görülse de genel itibari ile 1.240–1.245 Aralığında haftayı tamamlayacaktır.

            BRENT PETROL      :

            Petrol geçtiğimiz haftayı alıcılı kapattı. 17 Nisan’dan yapılması planlanan toplantıya az kaldı ve piyasada üretici ülkelerden gelen açıklamalar fiyatlanıyor. Yine geçtiğimiz hafta anlaşma zemini oluşturmada Venezuela ile birlikte ara buluculuk faaliyetlerinde bulunan Rusya’dan gelen açıklamalar yükseliş hareketinin destekçisi oldu. Genel olarak yükseliş hareketi bu hafta da devam edecektir. 41,5 seviyesi önemlidir. Bu seviyenin üzerinde sırasıyla 41,80–42,25 seviyeleri test edilecektir ve olumlu havanın devamında 43,00 hedefe seviyesi görmemiz muhtemeldir. Aşağı yönde ise 41,00 ve 40,50 destek seviyeleri görülecektir. Bu hafta petrolde ılımlı hava devam edecek ve 42,00 ila 44,00 Usd seviyelerinde haftayı kapatacağını düşünüyorum.

            Bol Kazançlı ve mutlu bir hafta geçirmeniz dileğiyle.

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim