• BIST 1.542
  • Altın 411,808
  • Dolar 7,5315
  • Euro 8,9768
  • Gümüşhane : 10 °C
  • Trabzon : 14 °C

ONUNCU SINIF YÖNETİCİ !

08.12.2016 17:40
Mevlüt Ergin / YAZAR

Mevlüt Ergin / YAZAR

İnsan psikolojisini iyi yönetemeyen, vizyon uyuşmazlıkları olan ve özellikle siyasi uzantılar sonucu  idareci yapılan kişilerin çalıştıkları kurumlarda beklenen başarı çoğu zaman gelmez.Kime sorarsanız sorun, yaşanılan  sıkıntıların hemen hemen tamamı, iletişimsizlikle ve bu tür yöneticilerin insan psikolojisini iyi yönetememe ile ilgili nedenlerinden kaynaklandığını görürsünüz. İnsan psikolojisinin iyi yönetilemediği ve iletişimin iyi olmadığı bir ortamda da, yöneticilerin çalışanlarıyla, çalışanların da kendi aralarında kurduğu ilişkilerde, hayal kırıklığı ve gerginliğin yaşanması kaçınılmazdır.

 

Yönetme işi , başlı başına bir yetenektir ve bazı insanlar bu özelliğe doğuştan bazıları da kendini geliştire geliştire ulaşırlar.Bazıları  ise ne yaparsa yapsın bu sanatı asla öğrenemezler. Sıkıntı, bu yetenekten yoksun insanların bu tür kadroları zorlaması ve zaman içinde buralara ulaşmasındadır.

 

Banka, şirket, fabrika, okul, belediye, dernek vs. hiç farketmez,çalıştıkları kurumda mutsuz olan insanlar, işlerini kötü yaparlar.Çalışanların ihtiyacı olan işten tatmin olma duygusu sağlanamadığı sürecede başarı gelmez. Yani, kurum  hedefleri için  çalışanları  neyin mutlu ve neyin motive ettiğini çok önemlidir.

 

Yöneticilik,gerçekten çok ciddi bir iştir ve bu görevlere talip olacaklar çok geniş bir yelpazeden, her açıdan ve doğru pencerelerden bakmayı bilmelidirler. Hem sorumluluğunu üstlendiği işyeri­ kurum çıkarlarını hem de sorumlu olduğu çalışanın haklarını iki cepheden de gözetebilecek yetenekte olmalıdırlar.

 

Dahası yönetici, hak ­hukuk kurallarını da  yok saymamalıdır. Çünkü, yok sayılan her kanun ve maddesi, aşılması zor sorunlar olarak geri dönecektir. Yine yönetici için olmazsa olur­ lar idare edilebilir ama olmazsa olmaz­lar dikkate alınmadığında işler kesinlikle sarpa saracaktır. Doğru yönetici olmak için eleştirilere, yeni fikirlere de açık olunmalıdır. Tartışmalardan kaçınmalı, ikna kaabiliyeti kullanılmalıdır.Personeller ile heterojen bir bağın yanı sıra homojen bir bağ’da kurulmalıdır. Adil yönetim benimsenmeli, adam kayırma, yönetim boşlukları gibi gafletlerden kaçınılmalıdır.

 

Sigorta sektöründe uzun yıllar yöneticilik yapmış, iletişimi ve insan psikolojisini çok iyi bilen bir kişinin, emekli olduktan sonraki yaşadıkları, meseleyi daha iyi anlama açısında oldukça önemli. Kahramanımız 65 yaşında emekli olmuş ve artık huzur içinde bir yaşam sürmek istediğinden, şehir merkezindeki evini satıp, gürültüden uzak sakin bir mahallede tam istediği gibi bir ev bulup satın almış. 
Emekliliğinin ilk birkaç ayını gayet mutlu ve huzur içinde geçirmiş. Ancak ders yılının başlamasıyla, başta önemsiz diye gördüğü bir detayın ne kadar önemli olduğunu anlamış. Evinin hemen yanında bir lise varmış.   
Okulların açıldığı ilk gün dersten çıkan öğrenciler, bağıra çağıra yolun üzerindeki tüm çöp bidonlarını tekmeleyerek ilerlerlermiş. Bu çekilmez gürültü günler boyu sürer ve sonunda emekli yöneticimiz dayanamaz. Bir karar verir ve ertesi gün kararını uygulamaya koyulur. Çocuklar gürültüyle evine doğru yaklaşırken kapısının önüne çıkar ve onları durdurur.   
Şöyle der; "Her gün sizi seyrediyorum. Harika gençlersiniz, eğlenmesini de çok iyi biliyorsunuz. Ben de sizin yaşınızdayken aynı şekilde gürültü çıkarmaktan çok hoşlanırdım. Siz bana kaybettiğim gençliğimi hatırlatıyorsunuz ve ben sizin bu neşenizi hiç kaybetmenizi istemiyorum. Gelin sizinle bir anlaşma yapalım. Siz her gün buradan geçerken gürültü yapmaya devam edin ben de size her gün 10 lira vereyim".  
Bu teklif gençlerin çok hoşuna gider ve gürültüyü sürdürürler. Birkaç gün sonra yaşlı adam yine gençlerin karşısına çıkar ve onlara şöyle der: "Çocuklar enflasyon beni de etkilemeye başladı bundan böyle size sadece 5 lira verebilirim". Gençler bu açıklamadan pek hoşlanmazlar ama yine de devam ederler gürültüye. 
Aradan birkaç gün daha geçer ve yaşlı adam yine karşılar onlara; "Bakın" der, "Henüz maaşımı alamadım, bu yüzden size günde ancak 1 lira verebilirim. Lütfen siz gürültüye devam edin, tamam mı?" "Kusura bakmayın bayım" der içlerinden biri, "Mümkün değil, günde 1 lira için bu işi yapacağımızı  sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Biz bu dakikadan itibaren işi bırakıyoruz. Haberiniz olsun".

 

 İnsan yönetmek gerçekten çok zordur. Ama becerebilirsende dünyanın en zevkli işidir.  Son söz B.C.Forbes’’in.’Onuncu sınıf bir yönetici olmaktansa, birinci sınıf bir kamyon şoförü olmak yeğdir.’ Selam ve Sevgiler...   

 

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim