• BIST 1.531
  • Altın 411,269
  • Dolar 7,4248
  • Euro 8,9666
  • Gümüşhane : -2 °C
  • Trabzon : 6 °C

ONLARDI İŞTE

09.02.2018 19:05
Mehdi Çoşkun

Mehdi Çoşkun

 

Okullar açıldı. Ortaokula giden kardeşimi ilk hafta okula iki kere götürdüm. Okula yaklaşırken despot, antipatik, soğuk, aşağılayıcı sınıf ışıkları gözüme çarptı. O günleri hatırladım birden. Ve şu soruyu sordum kendime; “İlkokulu/ortaokulu tekrar okur muydun?”. Cevabım, o günlerde beni zorla okula götüren aileme verdiğim gibi, çılgınca; “Gitmek istemiyorum!” oldu. Ben ortaokulu bitirdiğimde 2008 yılıydı ve o günlerdeki hisler tekrar canlandı, çekindiğim için kimseye söyleyemediğim… Okulun yeni boyanmış duvarlarından boya kokusu, havasız sınıflar, buz gibi kırık sıralar, yeşil tahtada ve tebeşirden çıkan tozlar, kırık çöp kovası, temizlemesi zorunlu olduğumuz masa örtüleri, boğazımızı sıkan sert beyaz yakalıklar, üç kişi oturduğumuz arkadaşlar, sıra gelmediği için aç kaldığımız, sıkıcı beklediğimiz kantin sıraları vs. vs. bin ton şey canlan-ı verdi.

Bunca şey neden dikkatimi çekti? Neden sevemedim ilkokulu/ortaokulu? Hala aynı duygular neden yıllar sonra uyanıyor bende? Nedenleri neydi bunca sorunun?

Sebebini bugünle kıyasladığım zaman anlıyordum. Meselenin özü, duvar, tahta, çöp kovası değilmiş.  Meselenin özü; zihniyetmiş azizim… Beni ve benim gibi birçok arkadaşımı o masum bilgilerden uzaklaştıran, ürküten sebep buydu. Bir mekân ne kadar kötü olursa olsun, eğer binada ruh yoksa orası mimarisiyle, mühendisliğiyle sıradan bir taş olarak kalır. Belki aklımız ermediği için boya kokusu, kırık sıralar, tebeşir tozu dikkatimizi çekiyordu. Ama sonradan fark ettik ki bizi okuldan soğutan tek sebep materyal gerekçeler değil. Katlanılması zor olan o öğretmenlerdi, idari kattı ve bir zulme dönüşen ritüellerdi. Hakaret etmeyi, dövmeyi marifet sanan asık suratlı öğretmenler, ne iş yaptığını hala anlayamadığım idari kat, zoraki, kıpırdamaya korktuğumuz bin ton gelenek... Rahatsız eden zihniyetti.

Sizden akletmenizi rica ediyorum; 9-10 yaşında bir çocuksunuz ve Mehmet Akif’in yazmış olduğu İstiklal Marşı okunuyor ve “anneniz tesettürlü olduğu için, babanız sakallı olduğu içinİstiklal Marşı sırasında okulun bahçesine girmesi yasaklanıyor, aksi halde bağırıp çağırılıyor, hakaret ediliyor! Böyle bir ironi dünyanın herhangi bir yerinde var mı, Allah aşkına bana bir deyin? Böyle bir saçmalık daha başka nerede olabilir? Sadece İstiklal Marşı’nda bu ötekileştirme yoktu ki. Andımızda da aynı durum söz konusuydu, 23 Nisan’da da, 19 Mayıs’ta da… Sırf ailesinin inançlarından dolayı, hor görülen, hakaret edilen, dışlanan öğrenci arkadaşlarım vardı. Eminim aynı sıkıntıları yaşayanlar hak veriyordur bana. Yahu bu ülke İmam Hatiplere sırf başörtüsü var diye alınmayan, kovalanan kızlar gördü. İmam Hatip be, İmam Hatip!

Nedeni şuydu; onlara göre biz cumhuriyet, laiklik, demokrasi düşmanıydık. Onlara göre biz, köylü cahildik! Biz eğitimsizdik! Biz yoksul ailelerin çocuklarıydık! Biz çağ dışıydık! Biz medeni değildik! Biz barbardık! Biz geri kafalıydık ve bunları söylediklerinde itiraz ettiğimizde dayağı yiyen, hakarete maruz kalan, dışlanan yine bizdik! Bizdik o asil, beyaz, aydın, medeni öğretmenler, idari kat tarafından dışlanan! Biz onlara göre daya sayamadığım niteliksizlerdik! Onlardı işte…

Peki, sonra ne oldu? Başörtüsü tüm kamu kurumlarında hatta askeriyede bile serbest kaldı. Kılık kıyafet baskısı ortadan kalktı. O aşağılanan, hor görülen, bir zamanlar ülkenin ikinci sınıf vatandaş muamelesine maruz kalan o ailenin çocukları okudu, yetişti, ülkeyi yönetiyor ve yeri geliyor dünyayı sallandırıyor.

Ne oldu, peki? Cumhuriyet mi gitti? Yoksa laiklik mi? Yo, yo demokrasi gitti… Her şey yerli yerinde, yaptıklarınızla kaldınız! Hani Cumhuriyet Mitingleri yapıyordunuz! Hani bizleri İzmir’den aşağı döküyordunuz! Hani onca şey söylediniz de ne oldu? Aksine, içinizde sizden bile nefret edip, sizden soğuyanlar var.

Ne oldu, bana bir deyin hele… Hala ara ara hakaret ettiğiniz, Recep Tayyip Erdoğan bile “Yanıldık, yanlış yaptık.” diyebiliyor. Bir erdeme sahip! Onunla bile dalga geçtiniz, hor gördünüz. Hala anlamadınız mı? Olan size oldu, oluyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim