• BIST 1.550
  • Altın 412,169
  • Dolar 7,5584
  • Euro 8,9835
  • Gümüşhane : 0 °C
  • Trabzon : 4 °C

NE EFSUNKAR İMİŞSİN EY DİDÂR-I S……T

31.03.2017 14:06
SERHAT DOĞAN / YAZAR

SERHAT DOĞAN / YAZAR

 

Yeni bir gün daha başlıyor. Evet, böyleydi değil mi. Hatırladığım kadarı ile 2002 yılında çok kıymetli bir devlet büyüğümüz aynen bu lafı söylemiştir. Ve gelinen şu an ki süreç. Aylardır yazıp çiziyorum. Aylardır bir şeyler anlatmaya çalışıyorum. Aslında toplumun aksayan yanlarına ışık tutmaya çalışıyorum elimden geldiği kadar ile. Ancak bu referandum denen lanet mesele milletin aklını başından almış olacak ki, herkes her şeyini bu durum üzerine odaklamış. Herkes 16 Nisan gününü milat olarak kabul ediyor. Elimizden gelse tarihi devirlerde yeni bir dönem açacağız. Ne hicretin merkez kabul edildiği Hicri takvim ne de miladi takvim kabul ediliyor. 16. Nisan başlangıç olacak öncesi karanlık çağlar olarak anılacak. T.Ö ve T.S diye ayıracağız çağları( merak edenler T.Ö ve T.S mesaj atabilirler). Yahu Türk toplumu değişik dönemlerde değişik şekillerde sitem ve rejim değişikliklerine gitmiştir. Bu durumu bu kadar abartacak mesele nedir bunu anlamıyorum. Bana soruyorlar neden referandumla alakalı yazmıyorsun. Evet, neden yazmadığımı açıklayacağım. Türkiye de bir sistemin değişmesini düşündüğüm halde neden bunu yazmadığımı, anlatmadığımı açıklayacağım…

    Şu an ki Türkiye’yi Emevi dönemine benzetiyorum ben. Devlet yapısından tutunda toplum yapısına kadar bu kadar benzerlik az görülür. İşin formülünü çözmüşler. İşin formülünü en son söyleyeceğim. Ama öncelikli olarak bu şekilde bir benzetme yapmamın sebeplerini izah edeyim. Emevi dönemi İslam tarihi içerisinde güzide bir yere sahiptir. İslam tarihinde ilk fitne ateşinin ateşlendiği ancak İslam devletinin de en geniş sınırlara ulaştığı dönemdir. Muaviye Hz. Ali ile girdiği hilafet mücadelesinde üstün konuma çıkmış. Aklını kullanarak dini siyaset malzemesi yaparak zafer kazanmıştır. Sıffin harbinde Mızrakların ucuna kuran sayfalarının takıldığı o günden itibaren İslam dininin siyasette her şeyi kazandırabileceği görüşü hâkim oldu.  Bugün ki İslam anlayışının pek çok uygulamasını yine kendileri oluşturmuşlardır. Siyaset için peygamber nesli dahi acımadan katledilebilir duruma geldi. Kan ve gözyaşı ile kurulan hilafet sonunda kan ve gözyaşı ile yıkıldı. Muaviye yaptığı her şeyi İslam’a dayandırıyordu. Müslümanlarında büyük saraylarda yaşamasını söylüyor, devrin liderleri gibi en iyi şekilde giyinmesi gerektiğini söylüyordu. Dinin böyle emrettiği görüşü artık o kadar hâkim bir konuma gelmişti ki İslam sadece Araplara gelmiş gibi davranmaya başlamıştır. Kavmiyetçilik boy göstermiş Arap olmayanlara hiçbir hak tanınmaz hale gelmişti. Müslüman dahi olsalar. Yetmedi Türkleri aldı askeri malzeme olarak kullandılar. Kendi saltanatlarını güvence altına almak için. Ama bütün bunlara rağmen Emevi hilafeti zamanında İslam medeniyeti mimariden tutunda askeri ve siyasi yapısı ile dünyanın sayılı birkaç gücü arasına girdi. Ancak birilerini sevindirirken toplumda büyük bir hoşnutsuzluk baş gösterdi. Her ne kadar kendi kabilesi ve Araplar tarafından sevilse de büyük bir kısımda da muhalif oldular. Sonra mı sonra Emevi halifelerinin mezarlardan kemikleri çıkartılarak yakıldı. Böylesi bir kin ve nefrete sebebiyet verdiler toplum içerisinde. Şimdi diyebilirsin neden bunları anlatıyorsun diye. Neden mi gelin şimdide ufak bir Türkiye portresi çizelim.

 Türkiye de hangi iktidar gelirse gelsin hiç birine düşmanlık ya da kin duygusu ile yaklaşmam. Benim için önemli olan tek gerçek hâk ile muamele edebiliyorlar mı? Bu soruya evet cevabı veren her hükümet benim için iyidir. Peki, şu an Türkiye de durumlar nasıl. Geçen haftalarda söyledim. Bizde en büyük mesele parti kavmiyetçiliği. Modern toplumlarda siyasi partileri denge aracı olan STK’ları ise zaten mevcut hükümettin maaşa bağladığı elemanlar olduğu için onlardan da medet umamıyoruz. Kimse inkâr etmesin. Derdi olan partiye gidiyor. Devlet zaten oluk gibi para dağıtıyor halka. Herkes halinden memnun. Din desen sana göre bana göre İslam. Dayamışlar Arap milliyetçiliğini din diye inan inanabilirsen. Hocalar hakkı bağırmaktan aciz. Vaizler sürgün yeri beğeniyorlar. Teröriste maaş verilir. Dün dost olan bugün düşman, düşmanlar dost…

 Türkiye’de bir şeylerin değişmesini her şeyden çok isteyenlerin başında geliyorum. Bunun için çabalıyorum da. Yahu şu an bu iş için evet diye uğraşanlara sesleniyorum. Mantıklı ve akıllı bir propaganda seçin. İnsan değişimi savunup ta insanlar hayır versin diye uğraşır mı? Bir ülke düşünün ki yarısı vatan haini yarısı değil. Siz toplumun yarısı hain olan bir ülkede seçime gidiyorsunuz. Baba oğluna kardeş kardeşine hain diyor. Ana evladına diyor. Yapmayın bunu. Bizler yapmaya çalıştıkça sizler yıkmaya çalışıyorsunuz. Toplumun yarısı sizleri seviyor yarısı ise ölmenizden zevk duyuyor ise ortada büyük bir problem var demektir. Bakın efendiler. Bir işte zafer yarının bir fazlasını yakalamak değildir. Çoğunluğa varlığınızı kabul ettiremiyor iseniz akıbetiniz çok farklı olur. Ne diyelim ki biz ne desek kötü olacağız. Hazır söyleyebilirken söyleyelim de. Elbet bizimde nefesimizi keserler bir gün. Kral dan çok kralcıların olduğu bu düzende hasretle Türklerin İslamiyet’i seçeceği o günü bekliyorum...  Pay edin bakalım kurbanı. Bizde böyle bir hikmetli söz ile kapatalım günü.

Başı mollanın

Döşü mollanın

Yedi hissenin

Beşi mollanın

Geride kalan ile işi var mollanın

 

 

 

 

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim