• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Gümüşhane : 5 °C
  • Trabzon : 13 °C

Kanadı Kırık , Bulutumsu ve Katı Küfürler

23.01.2016 13:00
ZEYNEP ERDOĞDU / YAZAR

ZEYNEP ERDOĞDU / YAZAR

Elinizde sihirli bir değnek olsa yahut olağanüstü bir yetki, küfrü topyekûn yasaklar mısınız? Kaldırır mısınız büsbütün tedavülden? Gelin, düşünelim bir anlığına da olsa. Farz edelim mevcut böyle mükemmel bir silgi. Siler misiniz her nevi küfrü ve kem sözü bir toplumun gündelik hayatından? Bir yanım içten içe "Evet" dese de, benim cevabım: "Hayır."

Küfür var, küfür var çünkü. Esasında küfrün bir çok hali var.İlki katı hali ki en beteri, en çok yaralayanı. Yol ortasında arabaları birbirine çarptı diye tekme tokat kavgaya tutuşan iki yabancı; üniversitelerde ideolojik bölünmelerde taşlı sopalı birbirine girişen gençler; stadyumlarda hakeme küfür eden taraftarlar; yahut Meclis'te rakip parti temsilcilerinin üzerine yürüyen ve hepimizi utandıran siyasetçiler... Tüm bu ve benzeri bağlamlarda, her zaman olduğu gibi hep analar ve bacılardır küfürlerin öznesi, şaşmaz hedefi. Birbirlerini "düşman" belleyen erkekler ağız dolusu küfürler yağdırırken teğet geçer kelimeler onları, gene kadınlar incinir.
 

   Masuro Emoto, Japon bir sanatçı. "Su damlalarına hayat veren fotoğrafçı" olarak biliniyor. Senelerdir farklı ülkelerden su kristallerini alıp dijital ortamda görüntülüyor. Sonra bunları karşılaştırıyor. Su kristallerine müzik dinletiyor. Klasik müzik dinleyen bir damla ile heavy metal dinleyen damlanın enerjileri farklı oluyor. Ama daha ilginci, bazı su kristallerine sevgi dolu sözler dinletiyor; bazılarına da hakaret ve küfür içerikli laflar.
  İkinci gruptakilerin fotoğrafları çekildiğinde ekrana yansıyan enerji karman çorman, soğuk ve itici bir karmaşa. Sevgi gören damlalar ise ahenkli ve dengeli bir bütün olarak beliriyor, ışıklı bir o kadar. Diyor ki sanatçı, şayet küfür bir su damlasına bu kadar zarar veriyorsa, yüzde 70'i su olan insana neler yaptığını düşünün. Yahut yüzde 70'i su olan dünyaya....

Bilimsel araştırmalar benzer bulgular ortaya koyuyor. Küfreden veya küfür dinleyen insanlarda fiziksel-kimyasal değişimler yaşandığı biliniyor. Ellerde terleme, yüzde yeni çizgiler, katlanarak artan bir anksiyete ve gerginlik. Negatif bir enerji bulutu. 

  
   Lakin bir de küfrün ikinci hali var ki birinciden alabildiğine farklı. Mesela, tek başına, kırılmış topuğuyla yürümeye çalışırken küfreden bir kadın. Çoğumuz hayatımızda bir kez de olsa rastlamışızdır  bu traji komik sahneye. Ben İstanbul’da rastladım. Aksayarak yürüyen, ayakkabısı elinde bir kadın.. Küfrediyor , kendi kendine, şehre, cümle erkeklere, böyle gelmiş böyle giderciliğe, belki de  kimseye, bir tek kendine küfrediyordu.
  Şimdi o kadının "hedefsiz" ve "kanadı kırık" küfürleri ile küfrün katı ve saldırgan halini nasıl aynı kefeye koyabilirim?
  

   Gelelim küfrün bir başka haline. Bu halinde küfür, bulutumsudur, ağırlık yapmaz. Kafa kırmaz. Kalp de. Mizahtır. Zekadır. Söylenmeyenin dışavurumudur. Baskıya karşı isyandır. Serzeniştir. Tek tipleşmeye rağmen bireysel duruştur. Asidir. Yaramazdır. Haylazdır. "Yanlış"tır ama kötü niyetli değil...
   Can Yücel, Türkçe'nin en güzel küfreden şairidir bu anlamda. Onun küfürleri ile Meclis kürsülerinden ya da sokakta işitilen küfürlerin ne doğası ne de insanlar üzerindeki etkisi aynıdır. Kelimenin ne olduğu kadar nasıl söylendiği de önemlidir işte...
Velhasıl küfrün katı haline karşıyım toptan.  
Ama küfrün hedefsiz, sıvı halini anlıyor, yargılamıyorum. Küfrün bulutumsu, gaz halini ise "rindane" buluyorum çoğu zaman. Lakin bir boyut var ki değişmiyor kolay kolay. Sıvı, katı ya da gaz... Küfürler hep erkeklerin ağzından yazılmış ve hep kadınları büyüteç altına almış. Ve biz, bazen "entelektüellik", bazen "liberallik", bazen "harbi ve cool olmak" adına bunu eleştirmiyoruz ya, sinmiyor içime.
Öyleyse ne küfre toptan alerji duymalı, ne küfrü romantikleştirmeli. Ne yasaklamaya kalkmalı kelimeleri, kelimeler ki onlara özgürlük yaraşır, ne de yüceltmeli..

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim