• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Gümüşhane : 5 °C
  • Trabzon : 13 °C

İÇİMİZDEKİ ERDOĞAN DÜŞMANLARININ TÜRKİYE DÜŞMANLIKLARI

22.02.2016 13:19
HASAN PİR / YAZAR

HASAN PİR / YAZAR

Bin yıldan beri İslâm’ın bayraktarlığını yapan Türk milleti, tarih boyunca binlerce badire atlatmıştır.

İslam’ın bu son kalesi ve ordusu; bugün, dünkünden daha şiddetli bir var oluş mücadelesi veriyor.

Bu yeniden diriliş ve var oluş mücadelesinde 80 milyonluk Türkiye’nin bir ve beraberliği bizim en büyük zenginliğimizdir.

Bu birliği bozmaya çalışanlara taviz vermeyeceğiz. En azından, kendini vatanperver sayanlar bu birliği bozmamalı ve bozdurmamalıdır.

Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’a düşmanlıkları dolayısıyla, “bu milletin yaşadığı sıkıntıların bitmemesini” arzu eden içimizde –maalesef- hainler bulunmaktadır.

Erdoğan düşmanlığı bazı insanların gözünü o kadar kör etmiş ki; iç ve dış terör unsurlarına ve ülkemiz için tehdit oluşturan ülkelere karşı devletimizce son altı aydır yoğun bir şekilde verilen ve bedeli şehitler olan millî mücadeleyi görmezden gelip, “ülke elden gitti, battık, bittik…” vb. gibi uğursuzluk tellallığı yapmaktadırlar. İşleri hep moral bozmaktır. Gözlerini kin, intikam ve hırs bürüyen bu insanlar için Sayın Erdoğan gitsin de ne olursa olsun… Ve en acısı da “Erdoğan gitsin de ülke de elden giderse gitsin…” hainliğidir…

Ve en üzücü olanı da; inançlı ve muhafazakâr insanlar arasında da bu oyuna gelenlerin bulunmasıdır. Bu gibi basireti bağlanmış kişi ve gruplar, Sayın Erdoğan’ın, Sayın Davutoğlu’nun ve AK Parti’nin gitmesini, hükümetin düşmesini isteyip, ülkenin elden gitmesine ve felakete sürüklenmesine alkış tutmaktadırlar.

Bir lideri, bir partiyi sevip sevmemek ayrı şey, ülkeyi sevmek ayrı şeydir. Bugün; ülkenin yönetimini elinde bulunduran Sayın Erdoğan ve Sayın Davutoğlu’na düşmanlık üzerinden Türkiye’nin bitmesini ve batmasını arzu etmek ise, tek kelime ile çok ayrı bir şeydir ve korkunç bir hainlik ve nankörlüktür.

Bu bağlamda; Rus uçağının düşürülmesinde kendi devletini değil de Rus Putin’i haklı görmek, Sayın Erdoğan’a düşmanlık üzerinden Türkiye’ye düşmanlık değil midir?

Suriye’deki Türkmenlere giden MİT tırlarını durdurmak, yine Sayın Erdoğan üzerinden Türkiye’ye ve Türkmenlere düşmanlık değil midir?

Komşusu bile olmadığı halde, Suriye’ye asker, uçak, silah gönderen Putin’e, Rus Savcılığının dava açtığı duyuldu veya görüldü mü?  Ama, Türkiye’de (!) …

40 yıldır 40 bin masum insanın canına kıyan şer örgüt PKK teröristlerine karşı devletin yaptığı son 6 aydaki yoğun temizlik operasyonlarına, “Bu işin sonunda Erdoğan kârlı çıkacak” düşüncesiyle devletin PKK mücadelesine kem - küm edenler, karşı gelenler vatan haini ve Türkiye düşmanı değil de nedir?

Tarih 1919’lu yıllar… Osmanlı İmparatorluğu dönemi kapanmış, yeni Türkiye Cumhuriyeti kurulmak üzere. Ama, gelin görün ki, bir kısım insanlar, moral bozmaya çoktan başlamışlardır bile… Türk ordusu, Türk hamiyetperverleri bütün Anadolu sathında cephelerde savaşırken, Anadolu ölüm kalım mücadelesi yaşarken bunlar ne diyor bakın: “İslâm mağlup olacak, kalbi parçalanacak…” Ve en üzücü olanı da, bu sözlerinin doğru çıkması için “İslâm’ın mağlubiyetini, İslâm’ın perişaniyetini arzu etmeleri olmuştur.”

O dönemlerin en aktif ve âkil âlimlerinden Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri SUNUHAT adlı kitabında bakın 1919’lu yılların bu hasta ruhlu kişileri için neler diyor:

"Muhteris bir intikam veya müntakim bir hilâfla bir kere demiş: 'İslâm mağlûp olacak, kalbi parçalanacak.' Sırf o mürâi ruhtan gelen, yalancı fikirden çıkan meş'um sözünü doğru göstermek için, İslâm mağlûbiyetini, İslâm perişaniyetini arzu eder, alkışlar, hasmın darbesinden mütelezziz olur. İşte şu alkışı ve gaddar telezzüzüdür ki, mecruh İslâm’ı müşkül mevkide bırakmış. Zira hançerini İslâm’ın ciğerine saplamış olan hasım, 'Sükût et' demiyor. 'Alkışla, mütelezziz ol, beni sev' diyor, onları misâl gösteriyor. İşte size dehşetli bir günah ve zulüm ki, ancak haşirdeki mizan tartabilir.”

Bugün de durum aynı değil mi?..

Bediüzzaman Hazretleri’nin 1919 yılına ait anlattığı durum, günümüzde de karşımıza çıktı. Aradan geçen zamana rağmen değişen sadece isim ve resimler oldu. “Hainlik” değişmedi. Özellikle;  Sayın Erdoğan’a olan düşmanlıkları dolayısıyla; bu vatanda yapılan müspet ve doğru hiçbir şeyi görmeyenlerin tek bir amacı var; “Erdoğan gitsin de ne olursa olsun… İsterse ülke elden gitsin” Ne kadar kaotik, haince ve bencil bir düşünce…

Bu hal bir ruh hastalığıdır. Daha da ötesi bir vatan ihanetidir. Bediüzzaman Hazretleri böyle düşünenlerin GÜNAH VE ZULÜM içinde olduklarını aynı eserinde söylüyor. Ve Diyor ki: “İşte size dehşetli bir günah ve zulüm ki, ancak haşirdeki mizan tartabilir…”

 

Kim hangi hainliği düşünürse düşünsün; Yeni Türkiye, ihtiyarlamış dünyanın yeni parlayan yıldızı olacaktır. Hainlere, kötü bir mazi kalacak, yeni Türkiye’nin vatanperver gençleri ise istikbalin ufuklarında yollarına devam edip, hem İslam âleminin, hem ezilmiş milletlerin, hem de tüm dünyanın kurtuluş vesilesi olacaklardır.

 

Güzel günler dileğiyle.

 

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim