• BIST 97.098
  • Altın 259,678
  • Dolar 5,7330
  • Euro 6,4543
  • Gümüşhane : 21 °C
  • Trabzon : 23 °C

HATIRALARIN IŞIĞINDA

20.05.2015 13:55
İSMAİL HAYAL / YAZAR

İSMAİL HAYAL / YAZAR

Ayağımda lastik bir teki yırtık
Evimizin üstü toprakla örtük
Bedenim çekemez bu yükü artık
Sırtımdan libası soymaya geldim
İsmail HAYAL

HATIRALARIN IŞIĞINDA
“Bu şehri riyasız sevenlere”

            Yaş belli bir zamanın kemaline erince insan hayallerine bir başka cihetten sarılma ihtiyacı hissediyor besbelli. Hasret bir başka sarıveriyor insanın bedenini. Gümüşhane’nin özünde yer alsak da sanki uzağındayız bu şehrin. Aslında biz başka şeyleri hayal ediyoruz. O günlerde yoksulluğu, çaresizliği, yırtık cızlavut lastiklerimizi, koltuğumuzun altındaki kocaman bir parça tezek yahut odunla okula gidişlerimizi, akşamları dönen mal ve davarları sayışımızı özlüyoruz.

Rahmetli amcam Recep Hayal’ı Trabzon’da her ziyaret ettiğimde gözyaşları ile bana “torunum her rüyamı ben köyümde görüyorum” derdi. Babamızı göremediğimizden olsa gerek son zamanlarında amcamı köy evimde misafir etmenin huzurunu yaşadım. Onun gözlerindeki mutluluk ışıltısı karşısında babamın nur yüzünü tahayyül ediyordum.  

Ve ben her Gümüşhanelinin bir şekilde bu şehirden kopmasının ardından bu şehre olan vefa borcunu yerine getirdiği-getireceği kanaatindeyim. Gittikleri gurbet ellerinde yastığa başını koyan her hemşerimin rüyalarının bu şehirle irtibatlı olduğuna kaniyim. Her hemşerimin rüyalarını süslüyor bu şehir. Dağına, havasına, suyuna aşığız hepimiz. Hepimiz Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi Hazretlerinin manevi ikliminden feyz almışızdır. Atalarımızdan bizlere emanet kalan Gümüşhaneli kimliğimizle övünürüz.  

            Bu nedenledir ki çocukken ayrıldığımız bu şehre hemen her yaz ailece gelir, ata yurdumuzu gezerek hasret gideririz. Köyün girişindeki atalarımızın mahzun mezarları başında bir Fatiha okuruz. Viraneye dönen okulun harap hali karşısında gözyaşı dökerek mazideki o güzel günleri yad ederiz. Çocukken girdiğimiz derelerine ayaklarımızı sokar hayatımızın geçip giden o günleri misali akan suyun ardından bakakalırız.

            Bir zamanlar yaptığımız kuzu çobanlığına yeniden soyunur anamızın taze yağ ve lordan yaptığı lavaş ekmeği dürümünü heybemize koyarak, dilimizde eski bir türkünün nağmeleri ile köyümüzün dağını ve taşını seyran eyleriz. Bir göze başında katık yaparız sevdamızı ekmeğimize. Ve sırtımızı vererek Rabbimin muhteşem tablosuna göklerde uçup duran çalhancıları (kartal) seyre dalarız.

            Annemizin bin bir meşakkatle yaktığı tandırın başında durur o güzelim günleri, evelik dolmasının kokusunu, lorlu golokun unutulmaz tadını, mereklerdeki otun mest eden atmosferini, öküz arabasının tekerlerinden çıkan envai çeşit melodisini arar dururuz. Yatsı namazı sonrasında tandırın başında toplanarak anne ve babalarımızın anlattığı alkarılı ve kahramanlık hikâye ve cenklerini dinler dururuz. Akşar’a binerek kâh Battal Gazi olur Bizans ellerine sefere çıkar, kâh Hz Ali olur elimizdeki zülfikarla cenkten cenge koşarız. Hz Hüseyin misali Kerbela’da al kanlara bürünür, Hz İsmail gibi kıldan ince boynumuzu bıçağa teslim ederek hak yolunda kurban olmanın bahtiyarlığına ulaşırız.

            Dün var olan bugün ise sırra kadem basan erdem, ahlak, gelenek ve göreneklerimizi boşa arayıp durduğumuz ata yurdumuz Gümüşhane’nin gitgide yok olan değerleri karşısında boşa ah-u figan eyleriz. Tılsım bozuluverdi galiba. Harşit Çayı gibi kirlendi hayallerimiz. Gümüşhanevi Hazretlerini kendimize reklam malzemesi yaparak onun maneviyatından gitgide uzaklaşıverdik. Ne eski bağlarımız kaldı, ne elmalar, armutlar, vişneler ve dutlar. Her şeyin genetiği ile oynayıverdik.

Boşa kendimizi aldatmayalım. Birileri ucuz kahramanlıklar yaparak Gümüşhane üzerinden rant elde etmenin peşinde. Bu nedenle yapılan festival, Ankara ve Feshane günleri asıl gayesinden uzak duruyor. İlkin yapılan festivallerde ve Feshane günlerinde bu şehrin şairlerinin dinletileri, kitap imza günleri vardı. Gümüşhaneli her sanatçıya ve aşıklara yer verilirdi. Dernekler maalesef şahsi emellerini ve ihtiraslarını şova dönüştürmenin plaket alıp vermenin, şan ve şöhretin peşinde. Gümüşhane ve Gümüşhanevi Hazretleri ve bu şehrin değerleri kimsenin umurunda bile değil. Ve maalesef hepimiz birbirimizi aldatıyoruz. Ve bu asude şehri nefis ve egolarımıza kurban ediyoruz. 

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim