• BIST 1.537
  • Altın 411,194
  • Dolar 7,4362
  • Euro 8,9484
  • Gümüşhane : 9 °C
  • Trabzon : 9 °C

GENÇLER

26.01.2018 17:10
Mehdi Çoşkun

Mehdi Çoşkun

Türkiye İstatistik Kurumundan ( TÜİK ) aldığımız bilgiler dâhilinde, 15-24 yaş arası genç nüfusun; 80 milyonluk ülke nüfusunun içinde yaklaşık 13 milyonunu oluşturmaktadır. Türkiye’de devlet üniversitelerinde ise Yüksek Öğretim Kurumunun ( YÖK ) yaptığı açıklamada 7 milyonu aşan bir üniversiteli öğrenci topluluğunun olduğunu görmekteyiz. Bu rakam azalmaktan ziyade her geçen yıla oranla artış göstermektedir. Y kuşağı ( 1980-1999 ) ve Z kuşağı ( 2000 ve sonrası ), ülke nüfusunun %52’sini ( Y kuşağı %35, Z kuşağı %17 ) oluşturmaktadır.

Türkiye gençlik sosyolojisi bize; Y ve Z kuşakları, X kuşağına nazaran, daha serbest, otorite tanımaz, kendilerinden önceki kuşakları da pek dikkate almadıklarını deklare eder. Bu kuşağa ait olan bir birey ebeveynlerinden, öğretmenlerinden ziyade kendi yaşıtlarının düşünceleri ve davranışlarını önemsedikleri açıktır. Bunun en bariz örneği, bu kuşaklar arasında son zamanlarda yaygınlaşan wattpad, scorp, twitter, youtube ( bk. youtuber: babala ) gibi internet ve sosyal medya mecralarını, son derece dikkate aldığıdır. Bu uygulamada gençler, akranlarının yazılarını daha çok okuduğu görülmüştür. ( Bir parantez açalım; sosyal medyayı Türkiye’ye kabul ettiren Y ve Z kuşağı olmuştur. X kuşağı; Y ve Z kuşağını takip etmiştir. ) Yani karşımıza çıkan okumayan/merak etmeyen/duyarsız ya da sorunlu bir nesil değil, “kendinden” gördükleri yani akranların dikkate alındığı gerçeğidir.

Bu durumu tetikleyen sebep yeni nesile bakış açımızdadır. Y ve Z kuşağı zannedildiği kadar sıkıntılı kuşaklar değildir. Örneğin; 15 Temmuz gecesi gençlerin sokaklarda ne denli heyecanlı olduklarına şahit olduk, bir hatırlayın. Kendisinden önceki kuşaklardan ayrılan yönlerinden biri isyankâr olmaları, diğeri otorite tanımamalarıdır. Bu durum pekte kötü bir durum değil. Aksine haklı oldukları durumlarda, haksızlığa uğrayınca isyankâr tutumları sayesinde, bu ülkenin tarihine geçecek bir şekilde işe yaradı fark etmemiz lazım. Buraya kadar bir problem yok. Asıl problem; 40 yaş ve üstü bireylerin, ailelerin, öğretmenlerin, patronların gençliği yeterli görmemesi, güvenmemesi. Eğer hakikaten bir kuşak çatışması söz konusuysa, bunun da sebebi 40 yaş ve üstü bireylerin gençliğe bakış açısındadır. Bu perspektif gençlerin eğilimi katbe kat arttırıyor. Haliyle kendini anlatamayan ya da kendisiyle anlaşılmadığını gören gençlik, iPadlere, telefonlara, bilgisayarla koşuyor. İşte büyüklerin “Ne anlıyorsun şu iPadten/telefondan/bilgisayardan?” sorusunun yanıtı da budur.

Burada yeni nesillerin değerlendirmesinde yaklaşımların/perspektiflerin değiştirilmesi şarttır. Gençlerin dilini keşfettiğiniz vakit, onlarla zaman geçirmek son derece eğlenceli olacaktır. Ki ben Y kuşağında bulunuyorum ve Z kuşağını anlamaya çalışırken bazen güçlük çekiyorum. Ama dillerini keşfettiğim günden bu yana son derece keyif alıyorum ve de geleceği emin ellerde, zeki insanların oluşturacağını düşünüyorum. Yeter ki güvenelim…

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim