• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Gümüşhane : 5 °C
  • Trabzon : 13 °C

GAZETECİ SAMİMİYETİ

12.01.2016 16:18
DİDEM DİLAN AY / YAZAR

DİDEM DİLAN AY / YAZAR

Öncelikle insanlığa hizmet anlamında gönüllülük esasına bağlı bir meslek olduğuna inandığım, “gazetecilik” mesleğinin değerli çalışanlarını “Çalışan Gazeteciler Günü” vesilesi ile kutluyor, “siyasi-ekonomik-sosyal” baskıların minimum seviyede hissedildiği “özgür bir basın yılı” diliyorum.

                Gazeteciler, kamuoyunun haber edinme hakkının savunucusu ve mücadelecisi konumundadırlar. Kamuoyunu “doğru bilgilendirmek amacıyla” mesleğini devam ettiren ve bu amacından “sapmayan” gazetecilerin toplum nazarında yeri ve değeri önemli bir mahiyettedir. Dolayısı ile gazetecilik mesleği önemli bir değere sahip olsa da, bu mesleği icra eden herkesin aynı değerde olduğunu söylemek mümkün değildir.  Gazeteci öncelikli olarak yukarıda bahsettiğim amaca uygun çalışma prensiplerini oluşturmalıdır. Bu amaca öncelik vermeyen ve kendini gazetecilik mesleğine dâhil görenler ise hem mesleğe hem de toplum yapısına zarar vermiş olacaktır. Çünkü bu amacın altında yatan sebep “kamu yararına” hizmet etmektedir.

                Günümüzde her ne kadar da “medya gücü” ile “maddi güç” birbiri ile paralel düşünülse de, yaratıcı gücün daha ön planda olduğuna inanmaktayım. Bilgi ve fikir gücü olmadan bir adım öteye götürülemeyecek bir meslekten bahsediyoruz. Ham bilgiyi işleyecek olan gazetecinin yaratıcı gücüdür. Yoksa saf bilgiye dayalı bir gazetecilik anlayışı ile fark yaratılması mümkün olmayacaktır. Bilgiyi satırlara döken, onu zihinlere de işleyecek kadar güçlü olmalıdır.

                Bir eser veyahut iş toplum nazarında başarılı olarak nitelendiriliyor olsa dahi eleştiri alması doğaldır. Ancak eleştirinin içeriği toplumun bir takım ahlaki değerleri gözetilerek belirlenmelidir. Seçilen kelimeler, cümleler eleştirinin kalitesini belirlemektedir. Meşru olmayan vasıtalar ile eleştiri sınırlarının aşılması hem hukuki hem ahlaki olarak sıkıntılar yaratabilmektedir. Eleştiri sınırları diyoruz ancak özgür düşünceyi sınırlandırmak olarak değerlendirilmemelidir. Çünkü asıl mesele düşüncenin açıklanması değil, nasıl ve ne şekilde açıklanmasıdır.

                 “Doğru” olduğuna inandığı bir durumu savunan ve karşıt düşünceyi eleştiren kişi malzemesini “kaliteden uzak” tutarsa, kendi doğrusu ile baş başa kalır. Kendi doğrusu kendinden bir adım öteye gidemez.

                Varsayımlar, ihtimaller, ön yargılar üzerinden yürütülen bir gazetecilik anlayışı toplumu doğru bilgilendirmekten öte tehlikeye sürükleyecektir. Temeli olmayan yargıların üzerine “yanlış” “doğrular” üretmek mesleğin toplum nazarındaki değer ve önemini sarsacaktır. “Gazeteciler gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır.” Çünkü gazetecinin samimiyeti “doğru ile yanlış” bilgi arasındaki vicdan mukayesesinin yansımasıdır.  Her gazetecinin kalitesi, gerçek ile yazıları arasındaki samimiyeti ile ölçülür.

                

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim