• BIST 93.043
  • Altın 193,340
  • Dolar 4,7189
  • Euro 5,4759
  • Gümüşhane : 11 °C
  • Trabzon : 22 °C

FUTBOLOJİ

05.03.2018 08:54
Mus'ab Atıcı / YAZAR

Mus'ab Atıcı / YAZAR

       FUTBOLOJİ

Öncelikle yukarıda gördüğünüz başlık tamamen benim uydurduğum, futbol ve toplum arasındaki ilişkiyi nasıl anlatabilirim kaygısından çıkmış, pek de bir şeye benzemeyen tuhaf bir kelimedir. Ama özünde futbol ve toplum arasındaki ilişki anlatma çabam vardır. Bir de şunu söylemekte fayda var ben bir spor adamı değilim, zaten bu sebepten dolayı spor kavramlarını en az seviyede kullanarak derdimi anlatmaya çalışacağım.

Başımdan geçen bir hadiseyi anlatmakla başlayayım yazıma. Yaklaşık iki sene önce Trabzon’da belediye otobüsünde yolculuk yaparken -ki otobüs tıka basa doluydu- hemen önümde oturan teyzenin kucağındaki yedi sekiz yaşlarında bir erkek çocuğu bağırarak “Trabzonspor otobüsü gidiyor” dedi. Otobüsün içindeki gürültü bir anda yerini sessizliğe bıraktı ve tüm bakışlar yanımızdan geçip giden Trabzonspor’un takım otobüsü çevrildi. Otobüs gidene kadar da bu sessizlik bozulmadı. Üstelik takım otobüsü boştu. Neredeyse bir saygı duruşunu andıran bu durum o gün için çok tuhafıma gitmişti. İlerleyen zamanlarda Karadeniz’de geçirdiğin süre artınca, bu sevginin ve saygının ne anlama geldiği çok daha iyi anladım.

Malumunuz şehrimizin futbol takımı Gümüşhanespor son üç sezondur çok ciddi işler yapıyor. Son günlerde hatta son haftalarda yaşanan bir takım olumsuzluklar var. Elbette olacak, çünkü bu işin kimyasında bu var. Şimdi şu pencereden bakalım;  iki sezon önce Kayseri’de oynan playoff final maçında rakip Bandırmaspordu. ( O maçta tribündeydim ne yalan söyleyeyim Gümüşhanespor evinde bu kadar destek görmemiştir.)  Malum Takım bir üst lige çıkamadı. Bir sonraki sene takım lig boyunca öyle bir futbol oynadı ki artık bizim aklımızda “Yenilmez armada” cihetinde bir kavram oluştu. Her şey iyi güzel giderken Ankaragücü maçı öncesinde, esnasında ve sonrasında çıkan olaylar sadece takımın değil tüm Gümüşhane’nin canını yaktı aslında. O gün stadta koltuklar değil kalbimiz kırıldı. Gördüğümüz kısmıyla takım ceza almıştı, görünmeyen tarafta ise cezayı alan bir şehir vardı.

Peki o senenin son bir kaç maçını unutmak mümkün mü? 

Bunca olumsuzluğa rağmen takım yine playoff finali oynadı. Bu defa rakip Erzurumspor’du, maalesef bu kez de olmadı. Ve işte bu sezon, takım  ligin başlamasıyla beraber zirveye yürüdü ve uzun süre orada kaldı. Ve bunu yaparken de iki hoca değiştirdi. Düşünsenize arkasında milyonlarca taraftarı olan, devasa bütçelerle yönetilen takımlar bile en ufak sallantıda tüm düzelerini kaybediyorlar. Ben size üç yıldan beri defalarca sarsılmasına rağmen dimdik duran bir takımdan bahsediyorum. Evet son haftalarda bir takım şeyler yolunda gitmiyor, ama defalarca iyi olmayı başarmış bu takım umarım yine iyi olmayı başaracak. Bizler her ne düşünürsek düşünelim şehrin kabuğunu kırabilmesi için marka değerlerine çok ama çok ihtiyacı var Gümüşhane’nin. Ve bu markalardan birisi de şüphesiz Gümüşhanespor. 

Şimdi değerli Gümüşhaneliler ve bir şekilde Gümüşhane’nin suyundan içmiş, ekmeğinden yemiş, yağmurunda ıslanmış değerli insanlar, takıma ve şehrin ruhuna sahip çıkın!  Stad isterken “ biz o stada sığmıyoruz”  deyin. Stadı boş bırakmayın, takımın onikinci adamı olun. Şehir stadında, yeni tribününün üst tarafında asılı olan pankartta yazan “Sonsuza dek sürecek oğlumda seni sevecek”  duygusuna bir duygu da siz katın. Sizin evlatlarınızda Gümüşhanespor’un sadece bir futbol takımı değil, bir şehrin kaderi olduğunu anlasın…                                         

Mus’ab ATICI

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim