• BIST 103.024
  • Altın 379,270
  • Dolar 6,8109
  • Euro 7,4186
  • Gümüşhane : 4 °C
  • Trabzon : 13 °C

ERCAN BEYİN VİLLASI

28.01.2016 15:13
AYDIN YALÇIN / YAZAR

AYDIN YALÇIN / YAZAR

Yok! Hemen ellerinizi ovuşturmayın. Önce yazıyı okuyun.  Belediye başkanı Sayın Ercan Çimen’in mimarlar odası bulunmayan, mimar ve mühendislerle bir araya gelmesi kent adına önemli bir toplantı. İçerik çok önemli değil şu aşamada. Son kertede Gümüşhane’nin estetize edilmesine dair ne kadar bir irade ortaya konur ya da ne kadar etki eder bilmiyorum ama böyle bir toplantının bile düzenlenmesi önemli. Çünkü giderek kabalaşan, estetik bir görünümden uzaklaşan bir Gümüşhane ile karşı karşıyayız. Söz gelimi Zafer meydanını dolduran “demir kamelyalarla” Gümüşhane estetikleşemez. Ercan bey, kentteki mimarlar ve mühendislerle olan toplantılarını daha sıklaştırmalı, derim. Hatta derim ki, tüm belediye encümenleri bu gibi toplantılara dahil edilmeli. Ercan Bey Gümüşhane’nin şimdiye kadarki en lüks villasını inşa ederken hangi mimarları değerlendirmişse, bence Gümüşhane’nin de aynı ellerle estetikleştirilmesi imkan dahilinde olmalı. Yani demem o ki, Gümüşhane’de örnek bir mimari üslupla inşa edilen villası gibi, Gümüşhane içinde aynı mimari ellerle kente estetik bir görünüm  kazandırılması için belediye bünyesinde, alanında uzman mimarlar görevlendirilmeli, kanımca.

 

ÖLÜM İLANI

Gümüşhane belediyesi hoparlörlerinden hemen her gün ölüm ilanı verilir. Esasında bu, günün sıradan bir olayı gibi algılanır. Yani ölüme bu kadar kayıtsızız. Ancak mesela Mustafa Koç’un ölümü böyle olmadı. Hemen herkeste bir şok etkisi yaptı. Niye? Bunun üzerinde bir muhasebe yapınca şu sonuca vardım; zenginliğe, güce tapma. Zenginin ve güçlünün ölümü bizi sarsar çünkü onları bir “ilah”gibi görürüz. Ve ölümü zengine, muktedire yakıştıramayız. Bence esas şaşkınlık, şok etkisi bundan kaynaklı. Çünkü “ilahlar” ölümsüzdürler. İşte Mustafa Koç’un tabutunun üzerinde yazan“la ilahe illallah’ın” sırrı da, şifresi de burada belirgin.

 

MUKTEDİRSİZLİK

Dünyanın en güzel Nobel ödüllü şiirini şu sayfamda paylaşsam dönüp kimse bakmaz. Ama o şiiri çok muktedir biri görür ve beğenirse ahalide hemen görür ve beğenir. Kitle kültürü bu olsa gerek.  İşin garip tarafı Gümüşhane’de böyle bir muktedir yok. Yani sanata, kültüre, dile, düşünceye önem veren bir muktedirimiz yok. Sanatla kuşanmış bir muktedirimiz olmayınca içimizden sanata değer veren bir Mustafa Koç’ta çıkmıyor.

 

GÜMÜŞHANE TURİZMİ VE KÖKSAL BABA                                                             

Turizmin asıl öğesi reklamdır. Ne kadar reklam o kadar turizm demektir. Kervan yolda dizilir. Rant hesabına yaylalara istediğin kadar evler falan yap, turist gelmez. Bakın Trabzon’a önce Araplar geldi sonra turizm patladı. Yani kimse Araplara gelin Trabzon’a demedi. Ama zaten Trabzon kelimenin gerçek anlamıyla marka bir kent olarak turist için cazip. Neyse!

 

Bizim bir gıcık Aydın vardı, adaşım. Sadece o dönem biz çocuklar değil, büyükler bile “Gıcık Aydınla” dalga geçerlerdi. Japonlar bile “Gıcık Aydına” dikkat kesilip ta buralara kadar gelmişken bizler gırgırımızı geçerdik. Ama bak Trabzon Köksal babasına nasıl sahip çıktı. Ve Trabzon için bulunmaz bir turizm reklamı oldu. Milyonlar harcasalar reklamın böylesine ulaşamazlardı.

 

HAFTANIN ANALİZİ

Hemen her yazımda not düşüyorum. Yazıların değersizliği noktasında. Konuları detaylı ve derinlemesine ele alamıyorum ilgisizlikten dolayı. Çünkü kültüre, sanata, düşünceye değer veren bir muktedirimiz yok maalesef. Ancak bu kadarını ifade edebiliyorum. Bakalım daha ne kadar ifade edebileceğim.

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim