• BIST 1.542
  • Altın 411,808
  • Dolar 7,5315
  • Euro 8,9768
  • Gümüşhane : 3 °C
  • Trabzon : 5 °C

BU MİRAS BAŞKA MİRAS

10.05.2018 15:36
SERHAT DOĞAN / YAZAR

SERHAT DOĞAN / YAZAR

Devlet adamı olmak zordur, devlette adam olmak daha da zordur. Halkın içinde olmak kolaydır ama halkın içinden olmak zordur. Vekil olmak kolaydır lakin temsil edebilmek zorduk. Aslında bunların hepsi birbiri ile bağları olan meselelerdir. Ben bugün sadece halk indinde muteber ve bir devlet adamında olması gereken önemli bir vasıf üzerinde duracağım.

Hani diyor ya Napolyon; Para, Para, Para diye. İster Anglo-Sakson görüşü deyin ister Protestan ahlakı deyin Avrupa’da para her şeydir. Özellikle sanayi inkılabı ve sekülerleşme ile birlikte iş iyice farklı bir hal almıştır. Ordu kurmak için para, devlet kurmak için para, Cennet için bile para ölçü kabul edilmiş. İnsanlar arası ilişkilerde para ön kabul olmuş. Para zaman içinde parayı çeker olmuş. Daha çok kazanmak için işçi haklarından kısılmış. İnsanlar arası ilişkiler para ile bozulmuş. Rüşvet başta olmak üzere pek çok kolay kazanım yolu devreye girmiş. Sonuç olarak ise uygarlık kavramından uzaklaşılarak maddeci bir toplum dizaynı gerçekleştirilmiştir. İşte Avrupa’da para ve insan arasındaki kısa serüven bu şekilde gerçekleşmiştir.

Peki, durum bizde nasıl ilerledi. Bilirsiniz bizler milliyiz. Hem yerli hem milliyiz. O yüzden bizde para ne siyasette ne de diğer değerlerde ön kabul olmamıştır son döneme kadar. Son dönem diyorum çünkü herkese göre dönem bulmak zor. Reklam arası diyen var, zülüm dönemi diyen var. Milleti memnun edemeyeceğimize göre herkes dönemini kendi belirlesin istiyorum.

Bilge kağan kitabesinde diyor ki ; “Aç halkımı doyurdum, çıplak halkımı giydirdim, yoksulu varlı kıldım, devlet yok idi devletli kıldım”

Tuğrul ve Çağrı Beyler oğuzları peşine takıp devlet kurmaya çalıştıklarında paraları yoktu. Arkalarında onlara inanan oğuz beylerine para dağıtmıyorlardı. Bizim beyliğimize biat edin diye seçimde yoktu. Ama onlar devletsiz ahaliyi devletli kıldılar. Akçesiz ahaliyi akçeli kıldılar.  Sultanü’l Muazzam unvanını kullanan Tuğrul beyin akçeli işleri hiç olmadı. Hayatını, milletine adadı.

Devlet olabilmenin ne demek olduğunu bizlere anlatan şimdiki siyasilerin ağzından düşürmediği Devlet-i Ebed-Müddet’te ise devlet adamlığı nedir en güzel örneklerini görmekteyiz. Osman Bey vefat ettiğinde mirasından kalanlar halk için yaşamak nedir bizlere göstermektedir.

Denizli bezinden sarıklık, Kını ve kebzesi sade bir kılıç- kalkan, bir tirkeş bir mızrak, bir çift deri çizme, Alaşehir dokumasından sancaklar, 8 çift at, konukları için beslediği bir koyun sürüsü. Akçesi, gümüşü hiç yoktu. Oğuz için yaşamış ve oğuz için her şeyini feda etmişti.”

Hiç mi mirası yoktu koskoca devletin kurucusunun. Elbette ki vardı. En büyük mirası oğlu Orhan ve Alaaddin’i torunları Murad ve Süleyman’ı bırakmıştı.

İnsan için yaşayan insan bırakır, Akçe için yaşayan akçe bırakır. Kişi yaşarken her ne ile hemhal ise ölüp gittiğinde arkasında onu bırakır. Hep de öyle olmuştur. Ecdat dediklerimiz miras olarak hep insan bırakmıştır. Şaşırmayın ha Devletin hazinesi ile padişah hazinesi ayrıdır. Padişah dokunamaz devlet malına.

İşte bu insan yetiştiren bir neslin mirasıdır.

 Bu devlet işinde ayrı kendi işinde ayrı mum yakan Halifenin mirasıdır.

Bu miras ambulansa binen maden işçisinin ambulans kirlenmesin demesindeki temizlik kadar saf bir imanın mirasıdır.

Bu miras devlet malını şahsi malı gibi görenlerin mirası değildir.

Bu miras devleti şahsileştirenlerin mirası değildir.

Bu miras bizim mirasımızdır. Devleti halk için görmeyenlerin mirası, cenneti para ile satın alanların mirası ile aynıdır. Seçim kazanmak para ile olmaz. Vekillik maddiyat ile olmaz. Gönül ile olur. Bir gönülde yer edinemeyenlerin toplumun temsili beklenemez. Beklenir ise eğer bu temsilciler kendilerini tezgâha çıkarıp satmaya başlarlar. Başka devlete satarlar, cemaate satarlar satar da satarlar. Sonrasında ise oturup pişmanız deyip ağlarlar. Bana ağlayan bir tane gönül dostu gösterin.

Gönülde yer edinenin gözyaşını silen çok olur. O yüzden buradan seslenmek istiyorum ki

GÖNLÜMÜZDE YER EDİNİN Kİ TARİH SİZİ YAZSIN.

Tarih sizi altın harfler ile not etsin. Yoksa akçe sizi musallada taşımaz.

 

 

 

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim