• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Gümüşhane : 6 °C
  • Trabzon : 15 °C

BELEDİYE PARKLARI

10.03.2016 13:25
AYDIN YALÇIN / YAZAR

AYDIN YALÇIN / YAZAR

Değişimin en belirgin olduğu alanlar sosyal yaşam alanlarıdır. Hala Mustafa Canlı döneminin eski ve yeni alelade parkları ile 2016 baharına/yazına merhaba diyoruz. Yeni dönemin yeni park peyzajı nasıl olur, henüz göremedik. Sözgelimi Doğan Çağrı Merkezinin yanında yer alan parkın, halkın kullanımına kapatılmasına bir mana veremedim.  Daltaban Cami yanındaki çok alelade, 1980’li yılları andıran parkın 2016 yılında hala o pejmürde hali ile devam etmesine de ayrıca bir mana veremiyorum.  Gümüşhane’nin girişi sayılabilecek o noktaların son dönem modern parklarına dönüştürülmesi neden düşünülmez, bilmiyorum. Yeni dönemin yeni parkları nasıl olur onu da merak ediyorum doğrusu. 

Yoksa saçma bir merak mı benimkisi!

 

SÜLEYMANİYE KAYAK MERKEZİNİN ADI NE OLMALI?

Süleymaniye kayak merkezine, Muzaffer Demirhan’ın adının verilmek istenmesi bana çok makul gelmiyor. Öncelikle “Süleymaniye” özgül ağırlığı olan bir kavramlaştırma. Orası bir bütün olarak görülmeli. İsim değişikliğine gidildiği takdirde manevi cazipliğinden uzaklaşılır. Tamam, Muzaffer Demirhan’ın ismi bir yere verilmeli. Buna itirazım yok. Mesela Zigana Kayak Merkezine veya doğduğu mahalleye ya da bir caddeye ismi verilebilir ama Süleymaniye Kayak Merkezine bu sporcunun isminin verilmesi o alanın tümüyle isminin değişmesini beraberinde getirir ki bu değişimin Süleymaniye’ye bir katkısı olmaz. Hatta tümüyle o alanın tarihsel dinamiklerinden uzaklaşılır ki bu en büyük hata olur. Her ne olursa olsun o bölgenin tüm ismi Süleymaniye olarak anılmalı.

Hem Muzaffer Demirhan yeni Gümüşhane’yi temsil etti, eski Gümüşhane’yi değil ki.

 

HER YAZIM GÜMÜŞHANE İÇİN

Altını kalın çizgilerle çiziyorum ki hiçbir yazımı biri beni arasın diye yazmadım. Ben, çok insanın ismini vererek yazdım, bundan da asla gocunmadım.  Birinin benim ismimi verip vermemesi, arayıp aramaması hiçbir zaman yazımın ana gayesi olmamıştır. Aranıp yazıyla alakalı sorular sorulması elbette yazma şevkini artıran şeylerdir. Sözgelimi belediye başkanı sayın Ercan Çimen şehirle alakalı yazıları umursamıyorsa, kendine ve ekibine olan güvenindendir.  Şunun için bu örneği verdim, bilinmesini istiyorum ki, geçmişte ve şimdi hiç bir yazımı aranırım gayesiyle yazmadım. Hem iltifat marifete tabidir sözü boşuna söylenmemiş olsada, Gümüşhane adına yazdığım her yazı, fikri planda vicdani yazılardır. Biri beni arar ya da önemli görünmek veya daha farklı saikla yazı yazmadım.

Bu böyle bilinsin isterim!

Ha birde, fikre ve düşünceye değer vermeyenlerin, çokça değerli görüldüklerine kendi adıma ben şimdiye kadar şahit olmadım.

HER DÖNEMİN HAS ADAM OLMAK

Her dönemin farklı adamı olmadım. İmamı görünce camiye koşmadığım gibi papazı görünce kiliseye göz kırpmadım. Her dönem, iyi bir yetenek ve beceri ile benden farklı düşünen ayrı dünyaların insanlarının gözüne girmek için ezilip büzülmedim. İşe yarar diye bana destek verenleri kapalı odalarda satmadım.

Ancak her dönemin en has adamı olabilmek, her dönemin adamları tarafından övgüye mazhar olabilmek yeteneği gösteren insanların bu yeteneklerine de gıpta etmemek mümkün değil. Ne var ki böyle bir durumda hem geçmişin kültür birikimini hem de farklı alanlarda başarı gösteren insanların yok sayılmasını ve her dönemin has adamı olabilme başarısı gösterenin egosunu şişirmekten başka işe yarayacağını sanmıyorum.

NURETTİN TAŞ

Daha önce “Mesire Alanı” projesiyle alakalı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürümüz Sayın Nurettin beyle çok samimi ve Gümüşhane üzerine konuşmamız oldu. Böyle bir değerimizin olduğunu, konuşmasındaki vakur dili ile görmek mümkündü. Bir Gümüşhaneli olarak Gümüşhane’ye hizmet edebilmenin mümkün yollarını anlattı. Bende bu konuşmamızın samimiyetinden güç alarak “Mesire alanıyla” alakalı endişelerimi dile getiren bir yazı yazdım, Gümüşhane Olay gazetesinde.

 

Ne var ki geçen haftaki yazımla alakalı dedikodulardan haberim yoktu ama ilk kulağıma geldiğinde Sayın Genel Müdürümüzü aradım ve asla kendisine yönelik böyle bir göndermede bulunmadığımı, böyle bir hadsizliği yapmamın düşünülemeyeceğini, böyle bir niyet taşımadığımı dilim döndüğünce anlattım. Böyle bir göndermenin olması mümkün değildi.  Çünkü o yazıda somut örneklerle beraber iyi niyetli bir çağrıda bulundum. Kullandığım cümle tamamen geçmişten günümüze parmak ısırtacak bir projemizin olmamasının sebebini ortaya koymaktı. Yerel bağlamda hak edilmiş koltukta oturan hiçbir kişi o yazıdan zaten bir dedikodu çıkarmazdı. Hak edilmemiş koltukta oturanların başarısızlığına bir kamufledir, bir endişeyi farklı alanlara çekmek.

 

Geçen haftaki yazımı yazarken zaten hak edilmiş koltukta, koltuğun hakkını veren sayın genel müdürümüzün Gümüşhane’ye olan ilgisi, hizmet aşkı bana yazdırmıştı o yazıyı. Son tahlilde o mahut sözüm geçmişle bugün arasındaki başarısızlığımıza yerel bir göndermeydi.

 

Endişeme gelince, o alanın betonlaşacağı endişem hala devam ediyor.

 

Not: Bu konuda uzun uzun yazmak isterdim doğrusu ama bana kızmayın lütfen, bu şehirden yetişmiş insan çıkmadığı gibi çevre şehrimizde Gümüşhanevi dergahının mümtaz şahsiyetlerinden ve son temsilcilerinden bir insanın cenazesine belediye otobüsünün kaldırılmaması büyük çok büyük bir eksikliktir kanımca. Ben şunu derim, Ahmet Ziyaüddin ismini kullanacağımız anlarda bir daha durup düşünelim. O ismi kullanmayı ne kadar hak ediyoruz!

 

 

 

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim