• BIST 107.579
  • Altın 151,411
  • Dolar 3,6601
  • Euro 4,3031
  • Gümüşhane : 10 °C
  • Trabzon : 18 °C

AŞIRI ŞÜPHECİLİK ÜZERİNE

08.02.2016 14:21
HASAN PİR / YAZAR

HASAN PİR / YAZAR

İnsan fıtratının bir gereğidir bu, yetkisine kimseyi rakip görmek istemez. 

Bir kurum düşünün; o kurumda çalışanlardan biri, müdürün bilgisi dışında ve ondan izinsiz bir açıklama yaparsa, bir şeyler ortaya koymaya kalkarsa, bir proje geliştirirse  vay haline… Neden vay haline, çünkü, bu işin altında bir iş var demektir... Ne var demektir? Birincisi, o çalışanın,  o müdürün koltuğunda gözü var demektir. İkincisi, kamuoyunda hep müdürün adı duyulması gerekirken, kim oluyormuş da müdürün yerine kamuoyunda adı - sanı bilinmeyen birinin adı geçecekmiş, olur mu öyle şey!..

Sanatçı Şener Şen’in “AĞA” lıkla ilgili filmlerinde çok örneği vardır.  Ağanın ihtiyaç giderdiği tuvalete, eski tabirle “Hela”ya  bile başkası gidemez. Neden, çünkü ağanın kıçından çıkan bile önemlidir. Onun için “Ağanın B…… üstüne B…..  S……..Z”

Makam sahiplerinin pek çoğunda “rakipsizlik, ancak ben bilirim, ben yaparım…” egosu vardır. Yukarıda ifade ettiğim gibi, belki de bu, insan fıtratının bir gereğidir.  Bu duygunun normali elbette iyidir, ama ya ifratı… İfratı, aşırılığı çok zararlıdır. Bu durum, hem kişinin kendisine, hem içinde bulunduğu topluma zarardır.

“Rakipsiz olma hayali, ancak ben bilirim, ben yaparım” egosu zamanla şüpheciliğe, hatta aşırı şüpheciliğe dönüşür ve hayat çekilmez hale gelir.

“Halk arasında, paranoya deyimi, genellikle bir şahsın, çevresindekiler hakkında aşırı şüpheciliğini tanımlamak için kullanılır. Böyle bir kişiye yapılan tavsiyeler, iyi niyetli bile olsa, o kişi tarafından kötü niyetle yapılmış olarak algılanır. Başkalarının kendisi hakkında komplo yaptığı kuruntusuna kapılabilir, kendilerine veya mülklerine karşı bir tehdit olduğu endişesi içine düşer. Bu düşünceler, o şahsa büyük rahatsızlık verir. Çevresindekiler de, bu durumdan rahatsız olur. Paranoya; deyim yerindeyse kişiye hiç ummadığı anda devamlı süregen rahatsızlık vererek kuruntularının gerçekleşecegi düşüncesiyle her daim sıkıntı yaşatır. (Wikipedia Ansiklopedisi)”

Şüphecilik, her insanda olabilecek bir haldir, ama, aile reislerinde, yönetici pozisyonundaki kişilerde olursa vay geldi hem o ailenin hem de o kurum çalışanlarının ve toplumun başına…

İşin en tehlikeli tarafı da; bu gibi kişilerin, bu şüpheci özellikleri eğer çevresindeki bazı uyanıklar tarafından bilinirse, bu kişinin her defasında ve her olay karşısında “merakını tahrik” ederek onu daha da kötü bir sona yönlendirirler. Ona; “milletin senin makamında gözü var” derler, adeta, O’na tuzak kurarlar. Bazen de pohpohlayıp, “görünmez” elbise diker ve giydirirler ama, o işin farkında olamaz.

Bu gibi hassas, duyarlı, aşırı şüpheci kişilerin;  kesinlikle çevresindeki alkışçıları, kışkırtıcıları, suret-i haktan görünüp kuyu kazanları tespit edip dışlaması ve onlardan uzak durması gerekir.

Bu gibi durumlarda tek çare ise: “Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır.” prensibidir.

Güzel günler dileğiyle.

Yapılan yorumlardan Gümüşhane Olay Gazetesi sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Gümüşhane Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0456) 213 66 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim